Bölüm 15

64 13 20
                                    

Aradan birkaç gün geçmişti. Deniz'in o günkü ruh halinden sonra müdürü birkaç uyarı yapıp daha dikkatli olması konusunda konuştuktan sonra bir günlüğüne izin verdi. Leyla ile eve döndüklerinde sessiz sessiz akşam yemeklerini yedikten sonra Deniz yalnız kalmak istediğini belirterek kendi odasına çekildi. Leyla onun yanında ne kadar fazla olmak istese de anlamaya çalışarak o da kendi odasına çekilmişti. Bütün bu dertleri arasında 'A'yı bulmasını istemek saçma olurdu. Biraz daha bekleme kararı aldı ve o günü öylece bitirdiler.

Şimdiye geldiğimizde Deniz birkaç gündür durgun durgun işyerine gidiyordu. Leyla ile dertlerini, sıkıntılarını paylaştığı geceler sonrası direkt odasına geçiyordu. Leyla bu süreçte bütün ilgisini ona vermişti. Okuldan gelir Deniz gelene kadar dersini çalışırdı. O geldikten sonra kahvelerini alır beraber arka bahçede oturur sohbet ederlerdi. Zehra Hanım onların yanına gidip ne konuştuklarını dinlemek istese de yalnız bırakmayı tercih etti. Bir sıkıntı olduğunun farkındaydı. Ama bunu kendisi gidip sormayacak onlar gelip anlatacaktı. Bu yüzden bu süreçte sadece beklemekle yetindi.

****************************************************

Güneş ışığı Leyla'yı uyandırmaya yetmişti. Yavaş yavaş kalktığı esnada 'Şu odaya simsiyah bir perde alacağım, hafta sonunda bile uykum bozuluyor' dedi kendi kendine. Gözlerini açtığı esnada etajer üstündeki telefonunu eline aldı. Twitter'a girdikten sonra takip isteği gelmişti. İsteği atan kişiye baktığında Esma olduğunu gördü. Şaşırmıştı, bu kadar gün sonra tekrardan isteğine dönmesi onda sevinçle karışık bir şaşkınlık ortaya çıkarmıştı. Hemen mesaj bölmesine tıklayıp mesaj yazmaya karar verdi.

[leylabozogl]-Selam :) bunca süreçten sonra sana mesaj yazmak istedim. Doğru dürüst özür dileyemedim, hatta dilemedim. Mesajla nasıl kabul edersin bilmiyorum, ama kendimi sana affettirmek istiyorum. Ben iyileştim, sana yaşattığım her şey için üzgünüm. 

Bodoslama konuya daldığı için birkaç kez cümleyi sildi ve düzeltti. En sonunda 'Ne olacaksa olsun' diyerek mesajı göndermişti. Takip isteğini gece atmıştı bu yüzden mesajına dönmesi daha sonra olur diye düşünerek yatağından doğruldu.

 Aynadan kendisini görebiliyordu. Saçları dağılmıştı, yüzü gözü şiş duruyordu. Bugün fazla uyumuştu, sınavları haftaya başlıyordu. Kendince derslere çalışmıştı, konuları birazcık anladığı için kendini tebrik ediyordu. Matematiğin 'm'sini bilmeyen Leyla yavaş yavaş problemlere alışmıştı. Diğer dersler için hâlâ durum vahimdi. Fizik dersini bir türlü anlayamıyordu, bir an için kendi gitmek istediği bölümün fiziğe ihtiyacı olmadığını düşünmüştü. Hatta bu yüzden eşit ağırlıktan sınava girecekti ancak Zehra Hanım kızının her ne kadar piyano ile ilerlemesine karşı çıkmasa da bilinir bir meslek sahibi olmasını isterdi hep. Bundan dolayı eski lisesinde de şimdiki okula yazdırdığında da bu konuda Leyla'ya baskı yapmıştı. Her iki durum da Leyla'nın umurunda değildi çünkü o dönemler ne olursa olsun kafasında yaşıyordu. Ancak şimdi derslerle yüzleşince nasıl halledeceğim nidaları kafasından gitmiyordu.

Bugün bir de terapistine gidecekti. Üstüne bir de matematik-fizik hocası eve gelecekti. Elleriyle yüzünü kapattı içten içe isyan etti. 'Ne vardı da hiç sınavım olmasaydı, hemen kazanıp gitseydim' diye kendini darladı bir süre. Sabah sabah iyice moralini bozmuştu. Yavaş yavaş yatağından kalkıp duşa girdi. 

Bir saat sonra bütün işlerini halledip odasından çıkmıştı. Saçları nemli olduğu için kafasına siyah bir havlu sarmıştı. Üstüne de gri bir eşofman takımı, ayaklarında gri bir panduf vardı. Merdivenlerden aşağı inerken burnuna mis gibi kokular geldi. Merakla merdivenden indikten sonra Deniz'i mutfak önlüğü giymiş bir şeyler yaparken gördü. Kısık sesle telefonundan müzik açmış keyifli bir şekilde ekmekleri kesiyordu. Leyla gülerek içeri girdi.

LEYLAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin