40 - Plan

19.2K 1.6K 358
                                    

Yatağıma yatırmış olduğum oğlum, ellerini saçlarımdan çekmeden uyumaya çalışıyordu. Ara ara gözleri açılsa da geri kapatıyordu.

"Annem." dediğinde durduk yere niye duygulandığımı anlamamıştım.

"Anneciğim..." diyerek alnından öptüm. Yüzünde gülücük peydah olmuştu. Gözlerini tamamen açıp kollarını bana uzattı.

"Uyku yapacaktık anneciğim." dedim ona üzgün üzgün bakarken. Kucağıma almadığım için kendi doğrulmaya çalıştı. Yardım ederek oturur pozisyona getirdim. Minik kollarını boynuma koyup sarılmaya çalışınca tek kolumla sardım onu.

"Anne mis."

"Sensin mis." Boynundan kocaman öpüp kucağıma alarak ayaklandım. Abimlerin restoranında büyük bir yemek olduğu için gecikeceklerdi. Umut abim ve Utku abim de oradaydılar.

Salona geçerek bir çizgi film kanalı açtım. Özgür'ü kucağıma oturtarak ben de geriye doğru yaslandım. Oğlum çizgi filme odaklanmışken, cebimden titreyen telefonumu çıkarıp kulağıma götürdüm.

"Güzelim bir sıkıntı var mı?" dedi Umut abim açar açmaz.

"Hayır abi, televizyon izliyoruz Özgür ile. Siz ne zaman geleceksiniz?"

"Yarım saate orada oluruz. Pasta aldık şöyle bir abi kardeş gecesi yapalım."

Gülerek onayladım onu. "Tamam, bekliyoruz sizi." dedikten sonra kapatmıştık. Özgür'ü televizyonu görecek bir açıda oyun halısına bırakıp çitin kapısını kapattım. Mutfağa geçerek ufak tefek şeyler hazırladım. Çok geçmeden kapı çalmıştı.

"Dayı geldi!" diye bağıran Özgür'ü çitten çıkardığımda hızlı hızlı emekleyerek kapıya doğru gitti. Peşinden ilerleyip kapıyı açtım. Egemen abim elindeki poşetleri havaya kaldırdı.

"En az beş kilo alıyoruz." diyerek yanağımı öpüp içeri girdi.

"Dayı gelmis."

"Dayım, çok mu özledin sen?" dedi Umut abim kucağına alırken. Ardından bana baktı.

"Kutlama yapıyoruz bugün kız, yine iyisin."

İçeri geçtiğinde anlamaz bakışlarım Utku abim ve Ömer abimin üzerinde gezindi. Ömer abim yüzündeki gülümsemeyle bana bakıp destek verdiği Utku abimle birlikte salona doğru ilerlediler. Peşlerinden giderek nihayet ben de konuştum.

"Neyin kutlamasını yapıyoruz acaba?"

"Ateş aradı." dedi Utku abim. "Puşt Baran artık cezaevi yolcusu."

Gözlerim anında kocaman oldu. Sanki doğruluğunu kanıtlamak ister gibi hepsine baktım tek tek. Ömer abim yanıma gelip kendine çekti beni.

"Halledeceğiz demiştim, değil mi?"

"Demiştin." dedim hemen. Sanki bir anda rahatlamış gibiydim. Artık korkmadan dışarı çıkacaktım, etrafımı kontrol etmeme gerek kalmadan yürüyecektim. Oğluma bir şey olacak korkusu yaşamayacaktım.

"Hadi üzerinizi değiştirin, ben de masayı hazırlayayım."

Hepsi odalarına çekildiğinde, Özgür ve ben mutfağa geçmiştik. Bacağıma sarıldığı için hareketlerimi kısıtlasa da işlerimi halledebilmiştim.

"Sıpa, rahat bırak kardeşimi."

Egemen abim Özgür'ü kucaklayarak bir kere havada döndürdü.

"Eylül, araban nerede güzelim?" dedi Ömer abim yanıma gelerek. "Kapının önünde yoktu."

"Kafenin orada bıraktım. Pek iyi hissetmiyordum, Ateş bıraktı eve. O halde trafiğe çıkmak istemedim."

En BaştanHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin