Bazen bölüm başlığına fotoğraf koyayım diyorum sizce?
Yere saçılan dosyalarımı toparlamıştık ve bir banka oturmuştuk. Haftalar sonra yine yan yanaydık.
"Ne zaman geldin?" Bana dönüp sormuştu Alp.
"Dört gün olmuştur"
"Neden söylemedin? gelirdim yanına"
"Senin nerede olduğunu bilmiyordum" bende ona dönmüştüm.
"Peki sen bu olayı tamamen anlat neden geldin? Yani yanlış anlama geldiğine çok mutlu oldum ama ailende Ankara'da..."
"Çocuk doktorluğunu kazandım ve tayinim buraya çıktı. Bizde Irmak ile beraber buraya geldik"
"Demek hayat bizi ayırmadı..." sessiz söylese de duymuştum. Hayat bizi ayırmamıştı tekrar beraberdik.
Telefonum çalıyordu ikimizde kimin aradığına baktık. Irmak arıyordu.
"Efendim Irmak"
"Nerde kaldın? Saat kaç?" Kolumdaki saate bakmıştım. O kadar da geç değildi.
"Şu an müsait değilim saatte dokuz buçuk"
"Tamam bekliyorum acele et!" Benim için endişelenmişti. Ben kendime bu kadar dikkat etmezken Irmak'ın beni bu kadar önemsemesi beni şaşırtıyordu. Onun için gerçekten değerli biriydim.
...
"Irmak! Onu gördüm... neredesin?" Eve gelmiştim ve yerimde zıplayarak onu arıyordum.
"Burdayım sakin ne oldu?" Benim aksime daha sakindi.
"Onu gördüm... Alp'i!" Derin derin nefesler alıyordum. Alp eve bırakmayı teklif etmişti ama ben gerek olmadığını söylemiştim. Eve yürüyerek daha doğrusu koşarak gelmiştim mutluluktan.
"Ne? Nerde? Ne zaman?" Ard arada soruları sıralamıştı.
"Sen aradığın zaman oradaydım."
"Ne konuştunuz?" İkimizde çok heyecanlıydık.
"Neden buraya geldiğimde ilgili konuştuk" birbirimize sarılmıştık. Ben şu an ne yapıyordum? Hani onu sevmeyecektim.
Yavaşça Irmağın kollarından ayrıldım.
"Bize ne ya? Karşılaşmamız normal aynı şehirde yaşıyoruz." Irmak gözlerini büyültmüş bana bakıyordu.
"Tabi, tabi normal bir şey" dalga geçercesine gülmüştü. Biliyorum çok çabuk duygu değişikliği geçirmiştim.
Biraz Irmak ile film izlemiştik.
"Benim uykum geldi iyi geceler..."
...
Bugün hafta sonuydu ve benim planımda saat on ikiye kadar uyumak vardı. Ama eğer evinizde Irmak gibi biri varsa bu pek mümkün olmaz.
Güneşin ışıkları odamı aydınlatırken Irmağın şarkı söyleme sesi geliyordu. Bu seste uyuyamayacağımı anladıktan sonra pes edip uyandırdım.
Dağınık saçlarım, geceden kalan şiş gözlerim tekrar tekrar açılıp kapanıyordu. Yatağımda oturmaya başlamıştım. Ayaklarımı yatakta sallandırıyor bir taraftan dağınık odamı izliyordum. Ne ara bu kadar dağılmıştı? Derin bir nefes alıp yatağımdan kalktım. Lavabodaki aynadan kendi yansımama bakıyordum. Berbat gözüküyordum. Dün gece bir türlü uyuyamamıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sevgilim Asker
General FictionKanser olduğu için kendini sevmeyen bir kız. Ve onu her şeyden çok seven bir komutan. Kanser bir kız ve komutan bir birlerini çok severler ama bundan ikisinde haberi yok.Aşklarının önüne çıkan engeller. Onların aşklarını daha da güçlendirirken. Ha...
