Yarım saat sonra doktor geldi. Alp ise uyanmıştı. Doktor düşünceli bakışlarla bize baktı.
"Eceyi yarın sabah erkenden ameliyata almak zorundayız." Dedi doktor. Alp'e döndüm. Gözleri dolmuştu ama bize belli etmek istemiyordu.
Alp hiçbir şey demenden arkasını dönüp gitti. Bende hemen arkasından gittim.
Hastahanenin bahçesinde Alp'ı arıyordum. Nefes nefese kalmıştım. Bahçede göz gezdirirken Alp'in bankta oturduğunu gördüm.
"Alp!" Hızla yanına koştum.
"Alp iyi misin?" Dedim zor nefes alarak.
"İyi değilim Irmak. İlk defa bu kadar kötüyüm. Kalbimde bir yangın var. Canım acıyor..." dedi ve dolu olan gözlerinden yaşlar döküldü. Hepimiz üzgündük. Ece'yi öyle görmek beni çok kötü etkilemişti. Elimi Alp'in omuzuna koydum.
"Alp belki ameliyat olması ona iyi gelicek-" cümlemi yarıda kesti.
"Ya iyi gelmezse! Çok korkuyorum Irmak. Onu kaybetmekten çok korkuyorum" diyecek bir şey yoktu. Çünkü her ne desem de onu sakinleştiremiyecektim.
Fırat tebessüm ederek yanımıza geldi. Heyecanla konuştu.
"Alp, doktorlarla konuştum. Sedece on dakikalığına Ece'yi görebilir mişsin."
Alp hızla ayağa kalktı ve Fırata sarıldı ve hızla koşup gitti.
Alpten
Hızla Ece'nin bulunduğu odanın önüne geldim. Mikrop kapmaması için gerekli olan kıyafetleri giydim. Derin bir nefes aldım. Heyecanlıydım ve korkuyordum. Ece'yi içeride kötü bir şekilde görebilirdim. En korktuğum şeydi Ece'yi güçsüz görmek. Kalbim onun özlemiyle çarpıyordu. Daha fazla beklemeden içeri girdim.
İlk gördüğüm büyük makinelerdi. Ece'yi gördüm. Bembeyaz yatakta minik ve yorgun bedeni vardı. O an kalbimin acıdığını hissettim. Titriyen bacaklarımla zar zor bir adım attım. Hemen baş ucunda duran ve hiç susmayan aletin sesi daha yakından gelmeye başladı.
Ece'nin tam yanındaydım. Elimi saçlarına götürdüm. Parlak ve yumuşak saçları yorgundu. Teni solmuştu. Ne kadar kötüydü sevdiğini hasta görmek. Senin canın ondan daha çok yanıyordu.
Yavaşça yanına oturdum. Serum bağlı olan elini tuttum. Öpücük kondurdum pamuk eline.
"Seni bekliyorum sevgilim. İyileşip yanıma gelmeni. Sadece gözlerine bakmakla huzur bulmayı bekliyorum...
Ama sevgilim ben çok sabırsızımdır beni çok bekletme olur mu?" aklıma gelen hayalle gülümsedim
"Hem daha sana yeni kavuşmuşken beni bırakıp gitmeyi aklından bile geçirme. Birlikte gülüp, birlikte ağlıcaz. Her duyguyu beraber yaşıyacağız. Bu basit duyguların bende anısı büyük olucak. Söz veriyorum sevgilim seni asla bırakmayacağım. Sen de söz ver beni sakın bırakma... "
Doktor içeri girdi" Hastamızı daha fazla yormıyalım. Bugünlük bu kadar yeterli" başımı salladım yavaşça.
"Şimdi çıkıyorum." dedim ve doktor odadan çıktı. Yanağını okşadım ve odadan çıktım.
Buraya hikaye ile uyumlu, anlamlı bir şarkı bırakıyorum...
***
Irmak'tan
Saat sabah yediydi. Ece'yi amaleyata almışlardı. Annesi ve babası da gelmişti. Hepimiz heyecan ve kaygı ile doktordan gelecek haberleri bekliyorduk.
Ahmet amca, Alp'i yanına çağırdı. Alp ise yavaşça yanımıza geldi.
"Alp evladım, üç gündür perişan oldun. Git biraz dinlen biz burada dururuz." dedi sessizce Ahmet amca. Alp başını iki yana salladı.
"Ben iyiyim. Yalnızca Ece ameliyattan çıkınca rahatlarım." dedi.
Alp bu süreçte çok yıpranmıştı. Bir an olsun Ece'nin yanından ayrılmamıştı. Ece'yi o halde hastahane yatağında gördükçe kötü oluyordu.
Dört saat sonra
Hala bekliyorduk. Amaliyat çok uzun sürmüştü. Alp daha fazla dayanamayıp.
"Yok böyle olamayacak. Ben gidip hemşirelelerle konuşayım. Yoksa deliricem." Alp tam gidiyordu ki doktor geldi.
"Kızım, kızımın durumu nasıl?" dedi Gülsüm teyze. Hepimiz merakla doktora bakıyorduk.
Doktor gülümsedi.
"Ameliyat düşündüğümüzden de uzun geçti ve zorluydu da. Ama merak etmeyin şu an iyi. Birazdan kendine geldiğinde görüşebilirsiniz. İyi günler." doktoru dinledikçe rahatladım. Sanki kalbimde bir yangın varmıştı da doktor üzerine su dökmüştü. Beş dakika önce durgun olan Alp şimdi yerinde sekiyordu.
Alp, Ahmete sarıldı." Yaşıyor... Benimle... Ah kalbim, durucak galiba çok hızlı atıyor. "
" Sana demiştim. Ece seni kolay kolay bırakmaz diye."
...
Ece'den
Uyanmıştım.Annem, babam, Alp, Irmak ve Fırat yanımdaydı. Annem baş ucumda babam annemin yanında ayaktaydı. Alp ise yanımda ki koltukta oturuyordu.
" Hanım gel biz bahçeye çıkalım. Kızımız da dinlensin."dedi babam. Ardından Irmam'ta konuştu.
" Gel bizde gidelim Fırat." dedi ve yanıma geldi.
"Ben hemen gelicem tamam mı güzelim." başımı salladım. Annem sıkı sıkı tuttuğu elimi zorla bıraktı ve hepsi odadan çıktı bir tek Alp kalmıştı.
Hemen yanıma gelip oturdu. Ve bana sarıldı. Şaşırmıştım ama onu anlıyordum. Kim bilir ne kadar korkmuştum. Bende ona sarıldım. Çok özlemiştim onu. Derin bir nefes aldı ve elimi tuttu. Beyaz hastahane yatağında dikleşmeye çalıştım. Canım çok acımıştı bu yüzden dudaklarımdan küçük bir inilti çıktı.
Alp hızla beni durdurdu.
"Dur. Hareket etme"
Arkama yaslanıp Alp'e baktım. Zayıflamıştı ve çok yorgun görünüyordu.
"Zayıflamışsın." dedim gözlerine bakarak.
"Seni çok özledim... Sensizlik çok zor Ece. Lütfen bir daha beni korkutma. Seni hasta görmeye dayanamıyorum." gözlerim dolmuştu. Hiç iyi değildi. İkimiz içinde zorlu bir süreçti. Elimi tutan elini daha sıkı tutun.
"Burdayım Alp. Yanındayım."dedim ağlamamak için kendimi zor tutarken.
Eliyle kalbini gösterdi.
" Burdasın. Kalbimde... " dedi ve elimin üzerine minik bir buse kondurdu.
Merhabalar, uzun bir zamandır bölüm atamıyorum. Sınavlarım olduğu için onlara hazırlanıyorum ve yazmaya vaktim olmuyor...
Sevgilim Asker kitabımın finaline çok az kaldı. Umarım kitap istediğiniz gibi gidiyordur.
Kitap hakkında ki düşünceleriniz benim için önemli. Ne düşünüyorsunuz?
Oy vermeyi unutmayın.
Diğer bölümde görüşmek üzeri.
❤️<3
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sevgilim Asker
Ficción GeneralKanser olduğu için kendini sevmeyen bir kız. Ve onu her şeyden çok seven bir komutan. Kanser bir kız ve komutan bir birlerini çok severler ama bundan ikisinde haberi yok.Aşklarının önüne çıkan engeller. Onların aşklarını daha da güçlendirirken. Ha...
