Domates vs Maç

2.5K 165 109
                                        

Pazar
10:10

Mehmet: Günaydın

Mehmet: Eğer simit alıp gelirsen peynir veririm.

Mehmet: Kahvaltı etmediysen tabii.

Mehmet: Çay da koymuştum hazır.

Mehmet: Bir bardak içebilirsin.

Mehmet: Belki bir iki zeytin de ama domates için söz veremem.

(Cengiz çevrimiçi)

Cengiz yazıyor...

Cengiz: :)

Cengiz: Diyorsun ki belli ilkelerimden asla taviz vermem.

Mehmet: Hö çok komik.

Cengiz: Tatlılık yapma sabah sabah.

Mehmet: ?

Cengiz: Yeni uyandım.

Mehmet:  Gelecek misin gelmeyecek misin?

Cengiz: Daha yataktan çıkmadım Mehmet.

Mehmet: Bugün içinde dolandırmadan bir cevap alabilecek miyim merak konusu.

Cengiz: Huysuz.

Cengiz: Tamam yarım saate gelirim.

Mehmet: Çüş.

Mehmet: On dakikaya geldin geldin.

Mehmet: Sen bilirsin.

Cengiz: Oğlum yeni kalktım dedim ya.

Mehmet: Neyse ki yolun uzun değil.

Mehmet: On iki dakika?

Cengiz: :) On beş.

Mehmet: Peyniri unut.

Cengiz: Yiyecek başka bir şey bulurum.

Mehmet: Töbe yarabbim. Sabah sabah.

Cengiz: Ben de onu diyorum işte. Sabah?!

Cengiz: :)

Mehmet: Güldürmedi.

Cengiz: Onun icabına da gelince bakarım.

Mehmet: Tamam.

Cengiz: On dakikaya oradayım.

Cengiz: Krallara layık bir sofra bekliyorum senden.

Mehmet: Gel sana krallara layık vereceğim.

Mehmet: Of

Mehmet: Yanlış anlama sakın.

Cengiz: :)

Mehmet: Ya şöyle gülüp durma.

Mehmet: Öyle demek istemedim biliyorsun.

Cengiz: Ben bir şey demedim.

Mehmet: Belli. Sırıtma.

Cengiz: Tamam.

Cengiz: Beş dakikaya oradayım.

(Cengiz çevrimdışı)



Gerçekten beş dakika sonra kapı çaldığında elimde ekmek sepetiyle masanın başında kalakaldım. Heyecanımı bastırmaya fırsat bulamadan, alt dudağımı dişleyerek sepeti bırakıp koşar adımlarla kapıya gittim. Az önce söylediğim şeyi ciddiye almış olamazdı.

A College DramaBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin