KÜL(15)

14 1 0
                                    

Oylarınızı ve yorumlarınızı
esirgemeyin💖🙏🏻 yukarıya Kül'ü bıraktım😍

Oylarınızı ve yorumlarınızı esirgemeyin💖🙏🏻 yukarıya Kül'ü bıraktım😍

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Mektubu okuduktan sonra bir süre kağıdı boş boş izledim. Bir yandan şişeyi diklemeye devam ediyordum. Avukatım babamın vasiyetiyle her ay yazdığı mektupları bana veriyordu. Bu ayın mektubu da buydu. Babam günlük tutar gibi yazmıştı. İçindekileri yazıya dökmüştü. Dolan gözlerimi havaya diktiğimde yanıp sönen kırmızı ışığı gördüm. Kaşlarımı çatarak ayağa kalktım.
Serilikle silahımı çıkarıp ateş ettim. Bu bir dronedu. Düştüğü yere gidip elime aldım. Üstüne yerleştirdikleri kameradan vurmuştum. Bugün sanırım sinirlenmeden duramayacaktım. Kapıdaki korumalara bağırdım. Ellerini önünde bağlamış korumanın yanına giderek dronu gösterdim.
"Sizin yapacağınız işi sikeyim. Beceriksizler! Ne işe yarıyosunuz siz!" Yüzüme bakmadan başlarını eğdiklerinde sinirim daha da artmaya başladı. Vücudumu kontrol altına alamıyor titriyordum. Yerdeki dronu elime alarak koşar adımlarla arabama bindim.

Geldiğim malikaneye bakarken büyük demir kapıyı açtılar. Arabadan hışımla indim.
"Vera hanım. Araf beye haber vermem gerekiyor lütfen" diyerek peşimdem koşan korumayı takmadan kapıya geldim. Hızla açıp içeri girdiğimde gördüğüm manzara daha ne kadar sinirlenebilirim. Sınırlarım ne diye sorgulattı. Geniş koltukta bacak bacak üstüne atmış mehtap alacayla karşısında oturmuş karaca beni gördüklerine ayağa kalktılar.
"Herkes dışarı çıksın" dedim dişlerimin arasından. Bön bön yüzüme bakarken mehtabın yanına gidip kolundan tuttum. "Napıyorsun ya" diye cırlarken sürükleye sürükleye evden attım. "Vera!" Diye arkamdan bağıran karacaya döndüğümde elimdeki dronu orta sehpaya sertçe bıraktım. Arkamda duran karacanın korumasına baktığımda o da koşar adımlarla dışarı çıktı.
"Benim evimde,benim ailemin evindeydi bu dron! Beni izliyordu karaca!"
Kaşlarını çattı. Eline alıp incelemeye başladı. Dronun başındaki kamerayı söktü.
"Hangi taraftasın sen karaca! Belli ki benim tarafımda değilsin. Nasıl bu kadar kolay sızabiliyor içimize!"
"Saçmalamayı kes vera!"
"Ben ölümle burun burunayken keskin denen piç bana takmışken sen burda mehtapla gönül mü eğlendiriyorsun!"
"Ne gönül eğlendirmesinden bahsediyorsun sen günlerdir yardım dilenip duruyor. Rıza mehtabı bana emanet edip gitti. Ben emanetime ihanet etmem"
Dudaklarımda acı bir tebessüm oluştu.
"Babamda beni sana emanet etmişti. Ama sen gözünü kırpmadan ilk fırsatta beni sattın. Yazık sana"
Arkamı dönüp giderken önüme geçip durdurdu.
"Ben sana ihanet etmedim sarhan!"
"Ne belli senin keskinle iş birliği içinde olmadığın? Daha bugün kozayı devralmak istedin!"
Gözlerini sıkıp derin bir nefes aldı.
"O orospu çocuğuyla sakın beni yan yana koyma sarhan!"
"Sana verdiğim toleransın sonuna geldik karaca. Bitti."
"Ne demek oluyor bu?"
Yüzüne doğru eğildim.
"Kozadaki bütün yetkilerini askıya alıyorum"
"Bunu yapamazsın" dedi şaşkınlıkla
"Öyle bir yaparım ki. Bundan sonra seni kozada çevremde görmeyeceğim karaca anladın mı?"
İki kolumdan tutup kendine çekti.
"Vera bunu yapamazsın. Benim tarafımda olanları kışkırtacaksın. İsyan çıkarırlar!"
"Umrumda değil!" Diye bağırdım.
"Bile bile ölüme yürüyorsun. Aynı baban gibi.."
dediği şeyle geri çekildim. Dolan gözlerimi saklamaya çalıştım. Beceriksizce..
Masada duran dronu alıp evden çıktım.
..
Eve geldiğimde hafiften sarhoştum. Bugün bitmek bilmemişti bir türlü. "Volkan" dedim yorgunca. Elimdeki dronu verdim. "İncelettir. Beni izliyordu"
Bir elini omzuma koydu. "İyi misin"
Kafamı iki yana salladım. Ona bakmayarak tablonun önüne oturup izlemeye başladım.
Volkan kapıya çıkarak elindeki telefonu kulağına koydu. Fısır fısır konuşuyordu. Sessizce ayağa kalkıp yanına gittim.
"Hiç iyiye gitmiyor. Ne yapacağımı bilmiyorum"
..
"Her gün içiyor tablonun önünde sabahlıyor. Onu hiç böyle görmemiştim"
Kaşlarımı çatarak dinlemeye devam ettim.
"Peki hallederim ben"
Telefonu kapatacağını anladığımda sessizce koltuğa geri döndüm. Volkan bir süre dışarıyı izledikten sonra gitti. Ben ise bu hayatta en güvendiğim insanın bana ihanet etme ihtimaliyle baş başa kaldım. Telefonumun ışığı yanıp sönünce elime aldım. Kozadayken mesaj atan numarayla aynı numaraydı. Mesaja tıkladım. Video göndermişti.
Videoya tıklayınca ağlayarak mektubu okuyan bir adet ben vardım. Sapık falan mıydı acaba. Gizli aşığım mı? Ya da sadece beni sinirlendirmek huzursuzlandırmak için böyle saçma sapan şeyler yapıyordu. Kendince bana gözdağı veriyordu.
-adamsan karşıma çık!
Yazıp gönderdim. Anında görüldü olurken cevabını bekledim.
-yakında sarhan..
-korkak bir orospu çocuğundan başka bir şey değilsin.
Telefonu koltuğa fırlatıp yüzümü ellerimin arasına aldım. Telefonum titreyince hızla elime aldım.
-kırıcısın.
Dalga geçiyordu birde ya şaka gibi.
"Piç kurusu" diye mırıldandım.

ELPİDAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin