BEYAZ(21)

12 1 0
                                    


Adam her zamanki gibi düşünceliydi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.



Adam her zamanki gibi düşünceliydi. Kahverengi deri koltuğunda oturmuş boş boş duvarı izliyordu.
"Düşüncelisin yine?"
Sesin geldiği tarafa döndü adam.
İlk kuzgun saçlarında gezindi gözleri.
Sonra kıpkırmızı dudaklarında.
Koltuğun yanındaki boşluğa iki kere vurdu. Kadın usulca adamın koynuna sokulduğunda derince bir nefes çekti içine.
"Her şey hazır mı"
"Donattım valla sofrayı çabuk gelseler bari"
Kapı zili çaldığında kadın hızlıca yerinden kalktı.
İki kişi girdi içeri. İkisi de birbirinden koyuydu.
"Rafet sarhan! uzun zaman oldu kardeşim"
"Hoş geldin vedat"
İki adam uzunca sarıldılar.
Vedat karacanın oğlu araf, saygıyla başını eğdikten sonra adamın elini öptü.
"Hoşgeldin oğlum"
"Hoşbuldum abi" dedi sert sesiyle araf.
Artık büyümüş genç bir delikanlı olmuştu.
"Buyrun sofraya geçelim" dedi kuzgun saçlı kadın.
Adam meleğine baktı bir süre.
"Melek çocuklarıda çağır gelsinler"
Adam ağır adımlarla masanın baş ucuna oturdu.
Merdivenlerden inen kızına baktı.
Çok güzel olduğunu düşünerek kıskandı bir süre.
Arafın bakışlarıda aynı yerdeydi keza.
Araf baştan aşağı süzdü kar tanesini...
Sanki ona inat yapıyormuş gibi bembeyaz bir elbise giyinmişti bu akşam.
Herkes yerleştiğine adam eliyle buyur etti. O akşam yemekler yendi,kahkahalar atıldı,eski günler yad edildi. Ta ki o gürültülü sese kadar...

Vera sarhan:
Merdivenlerden inerken gözüm arafı arıyordu. Sonunda onu gördüğümde midemde çoktan kelebekler uçuşmaya başlamıştı. Beni gördüğünde gözlerinin içinin parlaması daha da mutlu olmama sebep olmuştu.
"Hoş geldin vedat amca" diyerek elini öptüm.
Arafa sıkması için elimi uzattım.
"Hoş geldin"
"Hoş buldum"
Babamın radarında olduğumu hatırlayarak hızlıca yerime geçtim.
Delici gözleri bana bakarken başımı dik tuttum.
Kimin kızıydım sonuçta..
Babamla vedat amca kendi arasında sohbet ederken bizde alttan alttan arafla bakışıyorduk. Telefonum titrediğinde elime aldım.
-çok güzel olmuşsun
Gülümsememi zar zor bastırdım. Dikkat çekmemem gerekiyordu.
Bir anda camlar patladı. Kulaklarımı çınlatan sesle birlikte herkes masanın altına yattı. Abim belimden tutarak yere itti. Annemden kopan çığlıkla ona baktım. Anneme bir şey olursa yaşayamazdım.
"Eğilin! Çıkmayın sakın dışarı!"
"Vedat! Silahlar"
Vedat amca babama silah atarken olduğum yerde donup kalmıştım. Arafta belindeki silahı çıkarıp ateş etmeye başlamıştı.
Gözlerim bir anneme bir babama gidip geliyordu.
"Vera!!"
Annemin çığlığı kulaklarımda yankılanıyordu.
"Abi çok fazlalar!!"
"Rafet kozaya haber vermen lazım tüm korumalar ölmüş!!"
Gözlerimden akan yaşlar durmuyor zangır zangır titriyordum.
Annemi korumalıydım.
Ona doğru atılacakken abim belimden tuttu.
"Vera! Başını sakla kıpırdama!"
"Abi annem!" Diyerek elini ittirdim.
Annemin yanına emekledim. Onu güvenli bir yere çekmem gerekiyordu.
"Anne! İyi misin bir şey oldu mu!"
Çok korkmuştu.
Vücudunu kontrol ettikten sonra iyi olduğuna emin oldum.
"Bak şimdi abimin yanına gideceğiz tamam mı başını ellerinin arasına al sakın kaldırma!"
Annem onaylarcasına kafasını salladığında kaçacak delik arıyordum.
"3 dediğimde çıkıyoruz! 1! 2! 3!"
Annemi ittirerek çıkarttım. en son bende abimin yanına doğru atladığımda içerlerde bir yerde bir acı hissettim.
Gözlerim babamlara kaydığında ellerindeki silahlar hiç durmuyordu.
Hala gözüm daha güvenli yerleri arıyordu. Düşen sandalyeleri abimle anneme çekip onları kapatmaya çalıştım. Kollarımdaki güç birden bire azalınca duraksadım. Görüşüm bulanıklaşıyordu.
"Anne! Korkma bitecek birazdan tamam mı bitecek!"
Gittikçe bulanıklaşan görüntümü garipsedim. Sırtımı arkamdaki sandalyeye yasladım. O an annemle göz göze geldik. Gözleri yavaşça karnıma indiğinde büyük bir çığlık koparttı.
Başımı eğdiğimde beyaz elbisemin kıpkırmızı olduğunu gördüm.
İşte o an çok keskin bir acı sardı vücudumu.
"Rafet! Vera!....vera!"
Annemin çığlıkları artık yankılanıyordu. Elimi karnıma bastırdım.
Bütün silah sesleri kesildi.
Babam yanıma koştu.
"Vera! Kızım! Bana bak"
"Çok acıyor" ağzımdan zar zor çıkan kelimelerle babam vedat amcaya bağırmaya başladı.
"Vedat bir şey yap kızım ölüyor!!"
Babamı ilk defa bu kadar çaresiz görüyordum. Karnıma bir şeyin bastırılmasıyla inledim. Diğer yanıma çökmüş araf ceketini karnıma bastırıyordu.
"Sana hiçbir şey olmayacak kar tanesi"
O kısık,çaresiz ses içimde bir umut ışığı oluşturmuştu.
Gittikçe nefes almakta zorlanıyordum.
Bu nasıl bir acıydı böyle...
Babamın gözlerine baktım.
Dağ gibi babam ilk defa ağlıyordu karşımda.
Sonra bütün sesler sustu.
Zihnim sonu olmayan bir karanlığa gömüldü...

ELPİDAHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin