★
Silah sesleri gittikçe artarken kapımın açılmasıyla gözlerimi hafifçe aralayıp gelen kişiye baktım. Cenk bileğimden tutup beni arabadan çıkardığında kolunu omzuma atıp silahını ileriye ateşlemeye devam etti.
"İyi misiniz?" Kafamı sallayıp alt dudağımı dişledim.
Yürümeye devam ederken arkadan gelen silah sesleriyle kafamı hafifçe o tarafa çevirdim. Valeriy arabasından inip bize doğru gelmeye başladığında rahat bir nefes alıp Cenkin kolunun altından çıktım ardından nedenini bilmediğim bir şekilde son sürat Valeriye doğru koştum. Karşımda ki adam hem tehlike hem de güven gibi iki zıt kelimenin eş anlamlısıydı. Ona doğru geldiğimi fark eden Valeriy hızlanıp beni kollarının arasına aldı. Büyük elleriyle belimden sıkıca tutup arabanın arkasına saklandığında hissettiğim sinirle omzuna sertçe vurdum. Ne yaptığımı ve neyi niçin yaptığımı şu dakikalar içinde bilmiyordum.
"Korku kafana vurdu herhalde." Valeriy silahını karşı tarafa ateşlemeye devam ettiğinde bir kez daha omzuna vurdum. Bu ülkenin polisi falan yok muydu?
"Niye tek gönderdin beni?" Gözümden düşen damlayı çaktırmadan elimin tersiyle sildim ardından Valeriynin sıkı tutuşundan kurtulmaya çalıştım. Ancak sadece çalışmakla kaldım çünkü kurtulamadım.
"Bunu isteyen sen değil miydin?" Burnumu çekip gözlerimi kaçırdım. Ben ona beni çatışmanın ortasına gönder dememiştim.
"Neden geçen gece benimle birlikte uyudun?" Valeriy bana kısa bir bakış attı. Bu bakış şuan bu sorunun yeri mi cidden bakışıydı.
"Kendi odamda ve yatağımda uyumam kadar normal bir şey yok. Asıl sen neden benim yatağımdaydın? Koynuma girmekse derdin söyle de bileyim." Gözlerimi büyütüp Valeriynin omzundan ittirdim.
"Siktir git." Valeriy belimde tuttuğu elini çeneme çıkartıp sertçe sıktı.
"Ağzını topla birde ben dağıtmayayım." Sinirle soluyup ıslak yanaklarımı sildim.
"Korkuyorum..." diye fısıldadım. Bu silahlar neden susmuyordu?
"Korkma." Valeriy elini tekrardan belime indirip sıkıca tuttuğunda istemsizce yutkundum. Yüzümde hissettiğim sıcak nefesler yüzünden iyice gerilmiştim zaten.
"Efendim iyi misiniz?" Korumalardan biri bize doğru seslendiğinde Valeriy silahını yere fırlattı.
"Şarjörüm bitti elinizi çabuk tutun." Koruma bir şeyler daha söylediğinde Valeriy beni sıkıca tutup havaya kaldırdı. Kollarımı düşmemek için boynuna doladığımda hızlıca koşmaya başladı. Ağaçlıkların arasına karışıp koşmaya devam ettiğinde kafamı geniş göğsüne bastırdım. Bir süre daha koştuktan sonra seslerin tamamen kesildiğini fark ettim. Valeriy yavaşlayıp beni yere bıraktıktan sonra hızlı aynı zamanda derin nefesler almaya başladı. Kucağında benimle birlikte koşması onu fazlasıyla yormuş olmalıydı.
"İyi misin?" Valeriy yüzünü buruşturup elini koluna attıktan sonra hafifçe dokunup kana bulanan eline baktı. Ne ara yaralanmıştı?
"İyiyim bir şeyim yok..." Yüzümü buruşturup koluna dokunmamaya çalışarak yarasına baktım. Kanlar akmaya devam ederken boynunda ki kravatı hızlıca çıkarttım ardından siyah düz kravatı koluna sıkıca bağlayıp kan akışını biraz olsun durdurmaya çalıştım. "İlerlememiz lazım çoktan peşimize düşmüşlerdir." Valeriy yarasına göz ucuyla bakarak konuştuğunda derin bir nefes alıp kısa boyumla kolunun altına girdim.
"Ağırlığını bana verebilirsin." Valeriy ağzından gülmeye yakın bir ses çıkardı.
"Altından kalkamayacağın teklifler etme ayrıca şansına küs bir kurşun yarasıyla ölmem." Gözlerimi devirip Valeriynin kolunun altından çıktım. Kendi bilirdi kimseyi hiç bir şey için zorlayamazdım. Ayrıca evet şansıma da küsmüştüm. Oflayarak yanımda ki adama kısa bir bakış atıp etrafıma baka baka yürümeye başladım.
"Adama bak ya..." Söylene söylene yürümeye devam ederken arkamdan duyduğum adım seslerine aldırmadım. "İyilik yapanda kabahat zaten." Ayağımın altında ki taşı fırlatıp önüme döndüğümde gördüğüm tahtadan evle adımlarımı durdurdum. Valeriyde benimle aynı şeyi düşünecekti yüksek ihtimalle çünkü kararan hava ve ciğerlerimize işleyen soğuk bize bu eve girmekten başka bir şans vermiyordu. Tek temennim evde birileri varsa bizi kabul etmeleriydi...
Devam Edecek
Normalde bölüm daha uzundu ama burada kesmek istedim :)
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ADAM (BXB)
Azione[TAMAMLANDI] Rus bir mafya ile psikoloji okuyan bir gencin tesadüflerle dolu hikayesi. EŞCİNSEL VE MPREG BİR KURGUDUR !
