"Her gören, göğsüme taksam seni der. Kimi, ateş gibi yaktın beni der..."
★
"Valizlerin hepsini aldınız değil mi?" Annemin sorusuyla Valeriy kafasını salladı. "Yolda yemeniz için hazırladığım yemek poşetini aldınız mı?"
"Aldık annecim merak etme." Annem kafasını sallayıp yanıma yaklaştıktan sonra hırkamın fermuarını iyice çekti. Hava çok fazla soğuk olmasa da rüzgar hafifçe esiyordu.
"Biraz sonra yola çıkacağınızı hala kabullenemiyorum." Dudaklarımı büzüp annemin ellerini ellerimin arasına aldım.
"Anne bunu defalarca konuştuk. Temelli oraya yerleşmeyeceğiz ki sadece tatil olmayacak kadar uzun, temelli olmayacak kadar da kısa bir süre kalacağız." Annem iç çekip son bir haftadır olduğu gibi bana sıkıca sarıldı. Babam ise dolu gözleriyle bizi izliyordu.
"Hayatım, doğuma üç ay kaldı bu süre içinde hep gelir gideriz. Doğumdan sonra da uzun süre kalırız zaten. Sıkma canını artık." Babamın tesellisi annemi gülümsetti.
"Doğru söylüyorsun ama yine de üzülmeden edemiyorum." Annemin burnunu çekmesiyle babam yanımıza yaklaşıp gözü yaşlı kadına sıkıca sarıldı. Benimde gözlerim dolarken onların bu haline gülümseyip iç çektim. Vedaları hiç sevmesem de sanırım o dakikalara gelmiştik.
"Böyle yapmayın ama beni de üzüyorsunuz." Babam annemden ayrılıp burnunu çektikten sonra yanıma yaklaşıp kollarını sıkıca bedenime doladı.
"Kendine ve torunuma çok iyi bakıyorsun tamam mı? Sürekli gelip kontrol edeceğim sizi." Kıkırdayıp alt dudağımı dişledim.
"Sende kendine çok iyi bak babacım, torununla birlikte yanımıza gelmeni dört gözle bekleyeceğiz." Babam gülümseyip saçlarıma küçük bir öpücük bıraktı.
"Eşek sıpası." Gülümsemeye çalışıp babamın kollarından ayrıldıktan sonra çaktırmadan gözümden düşen bir damla yaşı sildim. Doktor, geçen ay ki kontrol de fazla streslenip üzüldüğümü söylemiş ve bunun da bebeği fazlasıyla etkilediğinden bahsetmişti. Bu nedenden dolayı da babam ve Valeriy bu duruma ekstra dikkat ediyordu. Aslında bir bakıma stresten uzak bir yaşam için ailemden uzaklaşıp sevdiğim adamla bir süreliğine Muğlaya gitmem de bununda etkisi vardı.
"Gitme vaktiniz geldi artık değil mi?" Annem dolu gözleriyle bize baktığında gülümseyerek kollarına koştum. "Oy güzel oğluşum benim." Annem sırtımı pat patlayıp yanaklarımı ıslak ıslak öptüğünde yüzümü buruşturarak geriye çekildim. Islak öpücükleri asla sevmezdim. Annemde bunu bildiği için şimdide olduğu gibi benimle uğraşmaktan geri durmazdı. Valeriy ve babam bize gülümseyerek bakarken annemden ayrılıp ıslak yanaklarımı sildim.
"Of anne ya." Annem gülümseyip Valeriye ilerledikten sonra ona da sıkıca sarıldı.
"Kendine ve oğluma iyi bak olur mu?" Valeriy kafasını sallayıp gülümsedikten sonra babamın yanına ilerledi.
"Kendinize iyi bakın efendim." Valeriy eğilip babamın elini öptüğünde, babam boşta kalan elini Valeriynin sırtına koydu.
"Oğlum ve torunum önce Allaha, sonra da sana emanet damat." Valeriy derin bir nefes alıp geriye çekildi.
"Şüpheniz olmasın." Valeriy babamla da vedalaştıktan sonra yanıma yaklaşıp arabanın kapısını açtı.
"Kendinize iyi bakın canlarım. Çok yakın zamanda görüşeceğiz." Babam gülümseyip el salladığında bende gülümsedim ardından arabaya binip kemerimi bağladım. Valeriy de çok geçmeden yanıma bindiğinde kornaya basıp arabayı çalıştırdı. Arkamızdan su dökülürken annemlere son kez el sallayıp iç çekerek önüme döndüm. Temelli gidiyormuş gibi değil de uzun süreli bir tatile çıkıyormuş gibi hissettiğim için üzgün hissetmiyordum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ADAM (BXB)
Action[TAMAMLANDI] Rus bir mafya ile psikoloji okuyan bir gencin tesadüflerle dolu hikayesi. EŞCİNSEL VE MPREG BİR KURGUDUR !
