★
"Bende istiyorum..." Babam boğazını temizleyip oturduğu yerde hafifçe kıpırdandı. Her an, onun istediği şeyi söylemediğim için üstüme atlayacak gibi duruyordu.
"O zaman ailene söyle gelsinler oturup tanışalım. Madem bu kadar çok istiyorsunuz evlenmeyi bize daha fazla diyecek bir şey kalmıyor." Valeriy oturuşunu düzeltip kafasını salladı.
"Haber veririm en geç birkaç güne gelirler Türkiyeye zaten." Babam kafasını sallayıp arkasına iyice yaslandı.
"O zaman biz Toprakla sofrayı hazırlayalım. Ailecek güzel bir yemek yeriz." Annem ayaklanıp bana çenesiyle mutfağı işaret ettiğinde babamın yanından kalkıp annemin peşinden mutfağa ilerledim. Ateşle barutu aynı ortamda yalnız bırakmak ne kadar mantıklıydı bilmiyorum ancak annemden terlik yememden daha iyiydi. "Oğlum niye hiç bahsetmedin adamın ailesiyle tanıştığından?" Annem ben mutfağa girer girmez sorguya başladı.
"Anne birden gelişti bende tanışma amaçlı gitmedim zaten." Kaçırıldım...Annem gözlerini kısıp beni baştan aşağı incelediğinde 'ne oldu?' anlamında kafamı salladım.
"Birlikte oldunuz mu siz hiç? Yoksa-" Gözlerimi büyütüp annemin sözünü kestim.
"Anne ne diyorsun sen ya? Olmadı öyle bir şey." Annem dudaklarını birbirine bastırıp kafasını salladı.
"Evlenmekte bu kadar ısrarcı olunca bende mercimeği fırına verdiniz sandım." Anneme şokla bakıp çekmeceden dörder tane çatal ve kaşık çıkardım.
"Anne ya!" Annem bıyık altı gülümseyip yemekleri tabaklara boşalttığında bende sofrayı hazırlamaya koyuldum. Çok geçmeden de eksiksiz ve oldukça güzel bir sofra hazırladım.
"Eksik bir şey yok değil mi?" Sofraya kısaca bakıp kafamı sağa sola salladım.
"Yok tamam her şey." Annem kafasını sallayıp elini havluya kuruladıktan sonra içeriye seslendi. Çok geçemden de Valeriy ile babam mutfağa girdiğinde sofraya geçip oturduk. Annemle babam her zaman ki yerine, Valeriy de benim hemen sağ tarafıma oturmuştu.
"Afiyet olsun." Annem gülümseyip çaktırmadan babamı dürtüklediğinde hep birlikte yemeğe başladık. Valeriy sakince yemeğini yerken babam onu alttan alttan izliyordu. "Ee nasıl tanıştınız çocuklar? Anlatın bakalım biraz." Annemin ortamı yumuşatmak adına sorduğu soruyla Valeriye kısa bir bakış attım. Bu bakış 'Şimdi ne bok yiyeceğiz?' bakışıydı.
"Tesadüfen tanıştık öyle büyük bir tanışma değildi." Aklıma gelen anlarla alt dudağımı dişledim. En son yanımda ki adam beni ajan zannedip boğazımdan kavramış sonra da havaya kaldırıp sallandırmıştı. Amele sümüğü gibi yere yapıştırması da cabasıydı.
"Nasıl tesadüfen?" Valeriy boğazını temizleyip hafifçe doğruldu.
"Yeğnimi okuldan almak için geldiğim bir zamanda tanıştık Toprakla. Tesadüflerle doluydu gerçekten." Bıyık altı gülümseyip suyumdan bir yudum aldım. Ne tesadüf ama...
"Ne güzel." Babam annemin hülyalı haline göz devirip yemeğine devam ettiğinde çaktırmadan Valeriye yaklaştım.
"Bana silah doğrulttuğun detayını atladın." Fısıldamamla Valeriynin dudakları hafifçe yukarıya kıvrıldı.
"Tavşanı sevdin mi?" Valeriynin dediği şeyle kaşlarımı kaldırdım.
"Sen mi bıraktın kapıya?" Valeriy kafasını sallayıp kenarda duran peçeteyle ağzını sildi.
"Rusyadayken avladığım tavşanı görünce çok üzülmüştün. Bende telafi etmek istedim." Dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Hayvanı boşu boşuna öldürdün çünkü." Valeriy elini bacağının üstüne koyup bana birazcık daha yaklaştığında kafamı hafifçe eğdim.
"Yok yiyecektim aslında ama sen ağlayacak gibi durunca vazgeçtim." Gözlerimi büyütüp hızlıca Valeriye döndüm. Birde utanmadan pişkin pişkin gülümsüyordu.
"Süleyman baksana ne kadar güzeller." Annemin fısıldamasıyla kanın yanaklarıma hücum ettiğini hissettim ancak aldırmadan Valeriye iyice döndüm.
"Ya sen var ya... dövmek istiyorum seni." Valeriy hafifçe gülümseyip vücudunu dikleştirdi. Yüksek ihtimalle babamın keskin bakışlarının hedefindeydi.
"Toprak, siz Valeriy oğlumla salona geçip oturun bizde babanla sofrayı toplayıp geliriz." Kafamı sallayıp hızlıca ayaklandım. Annemin sofrayı bana kilitlememesine fazlasıyla sevinmiştim.
"Elinize sağlık." Valeriy, kibarca gülümseyip ayaklandığında annem 'afiyet olsun' diye mırıldandı. Bende anneme küçük bir öpücük atıp Valeriyi de peşime takarak mutfaktan çıktım.
"Gelsene sen bir." Salona girmeden Valeriynin kolundan tutup odama çekiştirdim ardından kapıyı arkamızdan kapatıp odam da olduğuna inanamadığım adama döndüm. "Ben evlenme teklifini kabul ettiğimi hatırlamıyorum." Yeşil gözlü dev hafifçe gülümsedi. Odam da ki loş ışıkta yeşil gözleri daha fazla belli olmuştu.
"Salonda istiyorum dedin ama?" Dudaklarımı yalayıp enseme dökülen saçlarımı hafifçe karıştırdım.
"Sen ciddi düşünüyorum derken ben istemiyorum mu deseydim? Babam bu sefer iyice delirirdi." Valeriy kafasını sallayıp kafeste duran tavşanın yanına yaklaştı.
"İstemiyorsun o zaman?" Yanağımın içini dişleyip parmaklarımla oynamaya başladım. Bende ne istediğimi bilmiyordum. "Ne kadar umurunda olur bilmiyorum ama babam evlenmem için zorluyor ve ben onun istediği kişiyle evlenmek istemiyorum. Yani anlayacağın şuan senden başka bir şansım yok." Kaşlarım duyduğum şeylerle hafifçe havalandı.
"Benden başka biri neden değil?" Valeriy tavşanı kafesinden çıkartıp yanıma geldi. "Çevrende bir sürü güzel kadın vardır."
"Anlaşma yapabileceğim ve bana uygun olan tek kişi sensin." Tavşanın tüylerini yavaşça okşadı. "Kısa süreliğine de olsa benimle evli kal. Bu süreçte insanlara güzel bir evlilik yaşadığımızı gösteririz. Sonrasında da bir bahane bulup anlaşmalı bir şekilde boşanırız." Kafamı kaldırıp derin bir nefes aldım.
"Benim bu evlilikten kazancım ne olacak peki?" Valeriy hafifçe gülümseyip tavşanı kucağıma bıraktı.
"Yusuftan intikam almış olacaksın, yetmez diyorsan istediğin başka bir şeyi daha yerine getirebilirim." Baş parmağını dudağının kenarına sürttü. "Kabul ediyor musun?" Dudaklarımı birbirine bastırdım. Teklifi cezbediciydi ve içimde ki ses daha demin salonda da olduğu gibi bas bas 'evet' dememi söylüyordu.
"Tamam ama baştan söylüyorum en fazla üç ay sürecek bu evlilik sonrasında hemen boşanacağız." Valeriy hafifçe gülümseyip alnıma dökülen bir tutam saçı kulağımın arkasına sıkıştırdı ardından yanımdan geçip odadan çıktı. Bende kucağımda tavşanla odamın ortasında öylece kalakaldım. Valeriy ile evlenmeyi kabul etmiştim. Bu kararım ne kadar mantıklıydı bilmiyordum. Pişman olacak mıydım? Asla kestiremiyordum. Ancak Yusuftan intikam alacak olma düşüncesi bile beni şimdiden heyecanlandırmaya yetmişti. Onunla bir ilişkiye başlamak üzereyken aniden vazgeçip başka biriyle evlenecek olmam onu fazlasıyla sarsardı. Sırf basit bir intikam oyunu için evlilik gibi ciddi bir olaya girmek tabi ki de hiç mantıklı değildi ancak Yusufun evleneceğimi duyduğunda yüzünün alacağı şekli görmeye değerdi...
Devam Edecek
boşanamadıktan sonra gelen pişmanlık hissi...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ADAM (BXB)
Action[TAMAMLANDI] Rus bir mafya ile psikoloji okuyan bir gencin tesadüflerle dolu hikayesi. EŞCİNSEL VE MPREG BİR KURGUDUR !
