★
Üstünde hoş işlemeler olan sade yüzüğü ve ona uyumlu hafif kalın yüzüğü seçip kenara ayırdım. Her ne kadar Valeriynin de tabiriyle öylesine takılacak yüzükler olsa da seçerken özen göstermeye çalışmıştım.
"Beğendiğim yüzükleri kenara ayırdım." Valeriy kafasını usulca sallayıp önünde ki tabletiyle ilgilenmeye devam etti. Yüzüklerle de benimle de ilgilenme gereği duymuyordu. "Başka bir şey yoksa eve döneyim ben artık. Akşama kadar anca hazırlanırım." Valeriy bana kısa bir bakış attı.
"Tamam söylerim Cenke bırakır seni." Kafamı hızlıca sağa sola salladım. Cenkle hala küs olduğum için beni bırakmasını istemiyordum.
"Gerek yok kendim giderim." Valeriy sonunda kafasını tabletten kaldırıp bana baktı. Gözlerinde okuyamadığım bir duygu vardı sanki.
"Cenk bırakır hazırlan sen hadi." Derin bir nefes alıp oflayarak geri verdim. İnatçı kişiliğim Valeriye etki etmiyordu.
"Taksiye binip giderim kimseyi uğraştırmaya gerek yok." Valeriy elinde ki tableti sertçe masaya bırakıp ayaklandı. Gözlerinde ki duyguyu şimdi okuyabiliyordum işte. Saf öfke...
"Farkında mısın bilmiyorum ama Kaverin olmaya adım adım yürüyen birisin sen ve bu yol dikenlerle dolu. Ben seni kalkıp da nasıl tek göndereyim eve?" Kaşlarımı istemsizce yukarı doğru çattım.
"Doğru yine önümü silahlı adamlar falan keser sende haklısın." Valeriy dilini dudaklarında gezdirip yanıma yaklaştı. Öfkesini dizginlemeye çalışıyordu.
"Yaptığım işin ne kadar zor olduğunu bizzat gördün ve bu durumla dalga mı geçiyorsun?" Kafamı sağa sola salladım.
"Dalga geçmiyorum olanı söylüyorum." diye mırıldandım.
"Toprak bugün fazlasıyla sınıyorsun beni." Alayla gülümsedim.
"Söylediklerimde yanlış olan hiçbir şey görmüyorum." Valeriy kafasını usulca sallayıp elini şakaklarına attı.
"Niye evlenmeyi kabul ettin o zaman? Silah mı dayadım kafana?" Dudaklarımı birbirine bastırdım. "Madem doğruları söylüyoruz bende birkaç bir şey ekleyeyim o zaman. Küçük bir intikam oyunu için evlenmene mi gerek var? Kendini kandırma daha fazla."
"Ne demeye çalışıyorsun?" Valeriy arkasında ki masaya hafifçe yaslandı.
"Yusuftan intikam almak için illa evlenmene mi gerek var diyorum? Başka biriyle yapacağın basit bir sevgililik oyunu da işe yaramaz mı?" Derin bir nefes aldım. Bu adam ne demeye çalışıyordu?
"Hayır yalandan bir sevgililik oyunu oynamaktansa evlilik oyunu oynamak daha etkili olur." Valeriy alay dolu bir gülümseme sundu. O bile kendimi kandırdığımı anlamıştı.
"Yusuf bunu sikine takacak mı peki? Aksine daha da arsızlaşıp önüne gelenle takılmaya devam edecek." Ellerimi yumruk yapıp alt dudağımı sertçe ısırdım. Sinirlenmeye başlıyordum.
"Şu an bu konuyu açmanın sebebi ne peki? Sırf öylesine takılacak yüzükler dediğim için canın mı sıkıldı yoksa?" Valeriyin bakışları hafiften de olsa değişti. "Yapacağımız evliliğin öylesine yapılacak bir evlilik olduğunu sende çok iyi biliyorsun." dedim son kısmı bastırarak.
"Seninle gerçek bir evlilik yapmadığım için karalar bağlayıp kendimi harap ettiğimi mi düşünüyorsun sen?" Derin bir nefes alıp yavaşça geri verdim. "Mühim olan sen değilsin, senin yanımda sahteden de olsa boy göstermen. Kendini bu kadar önemli sanma." Duyduğum bu şeyler içime otururken kafamı usulca sallayıp arkama döndüğüm gibi odadan çıktım ardından hızlı adımlarla asansöre ilerleyip en alt katın düğmesine bastım. Bir an önce bana sadece kötü şeyler hatırlatan bu yerden çıkmak istiyordum. Asansör çok geçmeden ineceğim katta durduğunda aşağıya indim. O sırada omzuma çarpan adamla hafifçe sendeledim.
"Çok pardon." Yüzüme mahcup bir şekilde bakan takım elbiseli adama aldırmadan hızlı adımlarla şirketten çıktım. Ben çıkar çıkmaz yanıma gelen Cenkle ise adımlarımı durdurmak zorunda kaldım.
"Efendim arabaya geçin lütfen." Derin bir nefes alıp yürümeye devam ettim. O sırada çalan telefonumu cebimden çıkartıp arayan kişiye baktım. Tanımadığım bir numara olsa da önemlidir belki diye açıp kulağıma yasladım.
"Cenkle beraber git." Valeriynin sesini duymamla sinir tekrardan vücuduma nüksetti. Birbirimizi düşünmeden ettiğimiz lafların geri dönüşü bize pahalıya patlayacak gibi duruyordu.
"Olur Valeriy bey öyle yaparım. Başka bir istediğiniz yoksa kapatıyorum telefonu." Derin bir nefes alıp telefonu kapatacakken duyduğum derinden gelen inleme sesiyle adımlarımı durdurdum. Bir zemine çarpan metalin sesi kulaklarımı doldurduğunda ise hissettiğim korkuyla sertçe yutkundum. "Valeriy iyi misin?" Aniden kapanan telefonla birkaç saniye olduğum yerde durdum ardından gerisin geri şirkete koşmaya başladım. İçime çok kötü bir his doğmuş bu his filizlenmeye başlamıştı bile. Hani çok sevdiğiniz birine bir şey olduğunu hissedince göğsünüzün tam orta yerine bir ağırlık otururdu ya işte o ağırlık şuan benim koşmama bile mani oluyordu.
"Efendim ne oldu?" Cenkin seslenmesine aldırmadan koşmaya devam ettim. "Toprak bey?" Peşimden koşan Cenkle beraber şirkete girip asansöre yöneldim.
"Cenk bir şey oldu. Valeriye bir şey oldu." İçimi saran korku anbean artarken Cenkle beraber asansöre bindik. Umarım diye iç geçirdim umarım yanılıyorumdur.
"Nasıl yani?" Derin bir nefes alıp elimi saçlarıma attım.
"Bilmiyorum Cenk bilmiyorum." Asansör çok geçmeden durduğunda inip Valeriynin odasına ilerledim. Elimi kapının koluna atıp açmaya çalıştım ancak kapı kilitliydi. "Cenk kapı kilitli." Cenk hızlıca yanıma yaklaşıp kapıyı açmaya çalıştı.
"Hassiktir." Cenk telsizini çıkartıp bir yandan birilerine haber verirken bir yandan da kapıyı zorluyordu. Bende daha fazla olduğum yerde dikilmemek için gözlerimden akan yaşları umursamadan kenarda duran yangın tüpünü aldım.
"Çekil Cenk." Elimde ki tüpü kapının kilit kısmına vurup kırmaya çalıştım ancak çalışmakla kaldım çünkü hiçbir şekilde etki etmedi.
"Durun efendim ben deneyeyim birde." Cenk elimde ki tüpü alıp sertçe kapıya geçirdiğinde kilit kırıldı. Derin bir nefes alıp hızlıca kapıyı açtım ancak daha Cenk içeri giremeden kapı sertçe kapandı. Bunu bile sorgulayamadan tam karşımda duran manzaraya baktım.
Bundan bir ay önce bu odaya girdiğimde tam karşımda Azrail gibi duran sırtı bana dönük adam şu an yine tam karşımda sırtını masaya yaslamış kanlı elleriyle karnını tutuyordu. O zamanlar deli gibi korktuğum bu adam beni yine korkutuyordu. Fakat bu sefer ki korkum çok daha farklıydı.
"Valeriy..." İçimden bir şeylerin kopup gittiğini hissettiğimde bu evliliği istememin basit bir intikam oyunundan daha fazlası olduğuna emin oldum. Karşımda ki bu adam nasıl olduğunu bilmesem de içime ilmek ilmek işlemişti ve ben bunu o adamın karşımda kanlar içinde durduğu zaman anlamıştım...
Devam Edecek
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ADAM (BXB)
Action[TAMAMLANDI] Rus bir mafya ile psikoloji okuyan bir gencin tesadüflerle dolu hikayesi. EŞCİNSEL VE MPREG BİR KURGUDUR !
