★
Araba evimin önünde durduğunda kendimi dışarıya atıp arkama bile bakmadan apartmana doğru koştum. İçeri girip asansöre ilerlediğimde, altımda ki pembe şorta ve üstümde ki krem paltoya baktım. Şuan bunu umursayacak bir durumda olmasam da fazlasıyla garip duruyordum.
Asansör ding sesiyle ineceğim katta durduğunda kendime aynadan son kez bakıp asansörden indim. Dairemizin önüne geldiğimde kapının önünde duran ayakkabılarıma bakıp derin bir nefes aldım ardından zile basıp yüzümde ki heyecanlı gülümsemeyle kapının açılmasını bekledim.
"Geliyorum..." İçeriden annemin sesini duymamla yüzümde ki gülümseme ve hissettiğim heyecan daha da büyüdü. Kapı çok geçmeden annem tarafından açıldığında dudaklarımı birbirine bastırdım.
"Anne..." Annem bana şaşkınlıkla bakarken yavaşça yanına yaklaşıp kolları arasına girdim.
"Toprağım...kuzum benim." Annem üstünde ki şoku atlatıp beni sıkıca sardığında gözümden düşen yaşlara rağmen gülümsemeye devam ettim.
"Çok özlemişim seni anne." Annemin göz yaşları boynumu ıslatırken hafifçe kollarından ayrılıp yanaklarını öptüm.
"Hanım ne oldu?" Babamın seslenmesiyle annemle birlikte içeriye girdik. Babam salondan çıkıp yanımıza geldiğinde beni görür görmez kocaman gülümsedi. "Eşek sıpası." Kıkırdayıp babamın kollarına koştum. Babam beni sıkıca sarıp saçlarıma öpücük kondurduğunda annemde yanımıza gelip bize sıkıca sarıldı. Bu kadar el üstünde tutulmamın en önemli sebebi tek çocuk olmamdı. Annem de babamda küçüklüğümden beri hep üstüme titremişti.
"Oğlum meraktan öldürdün bizi." Babam saçlarımı bir kez daha öptüğünde dolan gözlerim silip burnumu çektim. "Gitmediğimiz polis, bakmadığımız hastane kalmadı. O gün anneni aramasaydın eğer sesini bize duyurmasaydın ne yapardık gerçekten bilmiyorum."
"Rusya da ne işin vardı senin? Hadi tamam gideceksin neden haber vermiyorsun oğlum? Kafasına estiği şeyleri habersiz yapan bir çocuk da değilsin halbuki." Annem merakla yüzüme baktığında boğazımı temizledim.
"Anne dediğim gibi çok acil bir durumdu yoksa size haber vermeden gitmeyeceğimi sizde biliyorsunuz. Hem telefonumda kayboldu zaten hepten haber veremedim." Annem yanağıma küçük bir öpücük bıraktı.
"Tamam oğlum sen git sıcak bir duşa gir kendine gel, sofra da uzun uzadıya konuşacağız. Hayatım sende git Esinle Derine haber ver perişan oldu çocuklar kaç gündür." Annem kafasını sallayıp geriye çekildiğinde babam da alnıma küçük bir öpücük bırakıp mutfağa geçti. Bende koridorda biraz daha durduktan sonra koşar adım odama girdim.
"Canım odam benim..." Kendimi pofuduk yatağıma atıp yastıklarıma sıkıca sarıldım. Yatağımı bile fazlasıyla özlemiştim.
"Toprak çabuk duşunu alıp gel sofrayı hazırlıyorum." Annemin seslenmesiyle gülümseyip iç çektim. Bu beş günde annemin seslenişlerini dahi çok özlemiştim. Kendimi eşinden boşanmış, baba evine dönmüş iki çocuğu olmasına rağmen kafası rahat biri gibi hissediyordum. Bu düşünceme kendi kendime gülümsedim ardından hızlıca ayaklanıp dolabıma ilerledim. Temiz kıyafetler çıkartıp bende kalan Valeriynin kabanını özenle dolabıma astım.
"Bu kabanı da bir ara gelir alır herhalde." Kendi kendime mırıldanıp odamdan çıktım ardından banyoya girip kendimi direkt duşa attım. İyice yıkanıp durulandıktan sonra kıyafetlerimi üzerime geçirip güzel kokular yükselen 'Arzunun mutfağı' yazılı kapıdan içeriye girdim.
"Oğlum, Esinle Derine haber verdik yarın uğrayıp sana bir güzel kızacaklarmış." Babamın dediği şeye gülümseyip hızlıca masaya geçtim. Annem de tabakları sofraya koyup çok geçmeden masaya oturduğunda aniden soru yağmuruna tutuldum. Aklıma gelen yalanları bir bir sıralarken üç bardak soğuk su bitirdim. Aileme yalan söylemek hiç sevmediğim bir durumdu ancak mecburdum. Valeriy kesin bir dille kimseye bir şey söylemememi tembihlemişti.
"Seni her yerde aradık gitmediğimiz yer kalmadı en sonunda Rızayı devreye sokacaktık ama sen haber verince kayıp ilanını falan her şeyi geri çektik." Babam bu beş gün boyunca benim için yaptığı her şeyi bir bir anlatırken hissettiğim utançla kafamı eğdim. Onları bu denli endişelendirmeye hakkım yoktu ancak bende keyfimden haber vermemezlik yapmamıştım. Sonuç olarak kaçırıldığım adamlara 'abi annemlere haber verebilir miyiz?' diyemezdim.
"Bu arada yarın sabah sana ilk iş gider bir daha bizi habersiz bırakmaman için telefon alırız. Tabi yine kaybetmezsen." Babamın imasına gülümseyip annemin hazırladığı birbirinden lezzetli yemekleri mideme indirdim ardından izin isteyip odama çekildim. Kendimi yatağıma atıp yorganın altına girdikten sonra yastıklarıma sıkıca sarıldım ardından gece boyunca sürekli uyanacağımdan habersiz kendimi uykunun kollarına bıraktım...
Devam Edecek
20. bölümü yazıp geldim, ben bile yazdıklarıma inanamıyorum siz düşünün artık :D bu arada bölümlere gayet iyi oy geliyor ancak yorum sayısı az bir tık, acaba biraz yorum mu yapsak? Şöyle kalabalık bir sayıda :)
son olarak sınavları başlayan koçlarım, başarılar diliyorum size yaparsınız siz hadi bakim <33
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ADAM (BXB)
Action[TAMAMLANDI] Rus bir mafya ile psikoloji okuyan bir gencin tesadüflerle dolu hikayesi. EŞCİNSEL VE MPREG BİR KURGUDUR !
