Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
★
1 Ay Sonra
Havalar iyice ısındığı için altıma kısa bir şort üstüme de göbeği açık bir tişört giyip saçlarımı gelişi güzel dağıttım. Tişörtün açıkta bıraktığı karnımın büyüklüğü gülümseme sebep olurken usulca yanıma yaklaşıp arkamdan sarılan Valeriynin gövdesine sırtımı yasladım. Karnımı yavaşça okşarken ellerimi elinin üstüne koyup gözlerimi kapattım. Huzuru iliklerime kadar hissediyordum.
"Gidelim, sıkıldım zaten evde." Valeriy kafasını sallayıp dudaklarını hafifçe yanağıma sürttü ardından beni kendine doğru çevirip dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Alt dudağımı dudaklarının arasına alıp yavaşça emdiğinde ensesine dökülen saçlarını hafifçe çekiştirdim.
"Aslında denize gitmeyip tüm günümüzü yatağımızda da geçirebiliriz, ne dersin?" Kıkırdayıp bana tutkuyla bakan kocamın pürüzsüz yanağına sert bir öpücük bıraktım.
"Güzel olabilirdi ama çok sıcakladım. Bir an önce denize girip kokusunu içime çekmek istiyorum." Valeriy gözlerini kısıp yaşlı teyzeler gibi ayıplar bir şekilde tısladı.
"Benim kokumu bu kadar içine çekmek istemedin." Valeriynin tavırlı hali beni gülümsetirken parmak uçlarımda yükselip boynuna küçük bir öpücük bıraktım ardından kokusunu sesli bir şekilde içime çektim. Bu kokuyu solumak dünyanın en güzel kokularını duyumsamaktan bile öteydi benim için.
"Dünyada ki en güzel kokuları önüme serseler ben yine boynunda soluklanırım. Hem senin kokunu ne zaman istesem, içime çekebilirim sevgilim ama denizin kokusu öyle değil." Valeriy gülümseyip saçlarıma küçük bir öpücük bıraktı.
"Tamam tamam, hadi gidelim." İstediğim şeyi almanın verdiği mutlulukla deniz çantasını koluma takıp Valeriynin elini sıkıca tuttum.
Evden çıkıp sohbet ederek denize doğru yürümeye başladığımızda kenarda gördüğüm süt mısır satan seyyar satıcıyla birlikte adımlarımı durdurdum. Canım şu sıralar gördüğüm her şeyi çekiyordu.
"Aşkım süt mısır alalım mı?" Kokusu bile burnuma doldukça iştahım kabarıyordu. Valeriy bu halime gülümseyip elimi bırakmadan ketçap ve mayonezli mısırlardan iki tane bardak aldı ardından ücretlerini ödeyip bardaklardan birini bana uzattı. Kaşığı mısırların içine daldırıp iştahla yemeye başladım. Tadı inanılmaz güzeldi. "Sende ye hayatım." Valeriy yanağıma küçük bir öpücük bırakıp mısırını yemeye başladığında kumlara doğru ilerleyip havlularımızı yere serdik.
"Hemen girecek miyiz?" Kafamı sallayıp boş bardağı kenara bıraktıktan sonra üstümü bile değiştirmeden denize koşup iskeleden atladım. Bir süre yüzüp çok geçmeden suyun üzerine çıktığımda Valeriy aniden yanımda belirip belimden tuttu. "Bebeğim sen yedi aylık hamile olduğunun farkında değil misin? Böyle koşup balıklama atlaman çok tehlikeli." Gülümseyip alnıma dökülen saçlarımı geriye taradım.
"Kızımızı şimdiden bu tarz adrenalinlere alıştırmak istiyorum sevgilim." Valeriy iç çekip dudaklarını yanağıma bastırdı.
"Şimdiye kadar alışmıştır zaten merak etme." Valeriynin dediği şeye kahkaha atıp kollarımı boynuna doladım.
"Aşkım... hamile biri deniz suyu içse ne olur?" Valeriy bana şokla bakarken gülümseyip bacaklarımı da beline doladım.
"Toprak, bana canının deniz suyu çektiğini söyleme." Kıkırdayıp kafamı boynuna iliştirdim.
"Birazcık çekmiş olabilir." Valeriy kollarını belime dolayıp beni iyice kendine çekti.
"Deniz suyu olmaz güzelim, eve gidince içme suyuna biraz tuz karıştırırız ondan birkaç yudum içersin." Kafamı kaldırıp Valeriynin yeşil gözlerine baktım.
"Ama deniz suyunu merak ediyorum." Valeriy iç çekip alnıma dökülen saçlarımı geriye taradı. Onu da hayattan bezdirmiştim artık.
"Bebeğim deniz suyu içilmez ki. Bebeğimiz istiyor biliyorum ama bu ona zarar verir." Valeriy ofladığım için büzülen dudaklarıma küçük bir öpücük bıraktı.
"Biliyorum ama yine de içmek istiyorum. Sanki içmezsem eksik hissederim gibi." Valeriy gülümseyip dudaklarını alnıma bastırdı.
"O zaman hemen eve gidip aşermeni bastırmaya çalışalım, olur mu?" Kafamı sallayıp Valeriyden ayrıldıktan sonra tekrardan suya dalarak yüzmeye başladım. Valeriy de hemen peşimden gelirken denizden çıkıp ıslak saçlarımı karıştırdım. Suyun içinde çok fazla kalmamış olsak da yüzmek bile beni artık yormaya başladığı için yere serdiğimiz havlunun üzerine uzandım. Valeriy ise hızlıca kurulanıp üstünü değiştirdi ardından her ne kadar istemesem de beni de ayağa kaldırıp iyice kuruladıktan sonra giyinmemede yardımcı oldu.
"Anne hadi çabuk gel!" Küçük bir kızın ve yanında ondan da küçük bir erkeğin buraya doğru koşturduğunu fark ettim.
"Elçin, kardeşinin elini bırakma." Küçük kız annesine bakıp kafasını salladığında iç çekip yanımda ki adamın elini tuttum. Valeriyle beraber eve doğru yürürken aklıma takılan ismi düşünüp durdum.
Elçin...
"Sevgilim, Elçin ismi nasıl sence?" Valeriy sorduğum soruyla birlikte bana doğru döndü.
"Güzel bir isim." Gülümseyip alt dudağımı dişledim. "Kızımız için mi düşündün?" Kafamı sallayıp iç çektim.
"Aslında aklımda vardı, duyunca daha da güzel geldi." Valeriy gülümseyip saçlarıma küçük bir öpücük bıraktı.
"Sen beğendiysen bitmiştir sevgilim." Yanımda ki adamın yeşillerine bakıp hafifçe gülümsedim.
"Senin aklında bir isim yok mu peki?" Valeriy gözlerini kısıp düşünmeye başladı.
"Bilmem, çok düşünmedim ama Daria ismi Elçin gibi hoş geliyor kulağıma." Rusça olduğunu tahmin ettiğim isim, benimde hoşuma gitmişti.
Daria...
"Daria Elçin..." Mırıldanmamla birlikte Valeriy duraksayıp elimin üstünü hafifçe okşadı.
"Kızımızın ismi anca bu kadar güzel olabilirdi." Hiçbir şeyi umursamadan parmak uçlarımda yükselerek kollarımı Valeriynin boynuna doladım. Sokağın ortasında birbirimize sıkıca sarılıp ayrıldıktan sonra sohbet ederek eve varıp kendimizi yorgunlukla koltuklara attık. Valeriy biraz dinlendikten sonra söz verdiği gibi bana tuzlu su hazırladığında bir iki yudum alıp daha fazla içemeden bardağı kenara bıraktım. "Miden mi bulandı?" Göğsünde yattığım biricik kocamın biçimli çenesini sertçe öptüm.
"Hayır, aksine acıktım." Valeriy büzüşmüş dudaklarıma ıslak bir öpücük bırakıp elimi tuttuktan sonra hızlıca ayaklandı. Mutfağa ilerleyip içeri girdiğimizde sohbet edip gülüşerek yemek hazırlamaya başladık. Huzuru aslında burada değil, birbirimizde bulmuştuk...
Devam Edecek
sekiz gün boyunca her gün bir bölüm atmaya çalışacağım, bir an önce bu kurguyu da finale taşımak istiyorum <3