"Sen ol da, ister yar ol, ister yara; Lütfun da başım üstüne, kahrın da..."
★
Valeriynin ailesine hamilelik haberini verdikten sonra fazla kalmadan evden ayrılmıştık. Haberi verdiğimizde herkes başta şaşırmış durumu açıklayıncada fazlasıyla sevinmişlerdi. Figen hanım ise bana sıkıca sarılıp bolca duygulanmıştı. O gün beni öyle gördüğünden beri bana karşı mahcup hissediyordu ama bu durumda en az hatası olanlardan biride oydu. Bu yüzden onu asla suçlamıyor bunu onada hissettiriyordum. Yine de torununun olacak olması onu ne kadar mutlu etse de bana olan mahçupluğu geçmiyordu. Anton ise bu yaşından sonra kuzeni olacağı haberine baya bir şaşırmıştı. Üstelik kendisiyle aynı yaşta ki birinin dünyaya çocuk getirecek olması onu dahada dehşete düşünüyordu. Ancak genele baktığımızda tabi ki herkes çok mutlu olmuştu.
"Ne düşünüyorsun?" Valeriynin seslenmesiyle hafifçe ona döndüm.
"Öyle, genel şeyleri düşünüyorum." Valeriy sorgulamadan kafasını salladığında deniz kenarında durduk. "Yürüyecek miyiz?"
"Hayır, denize açılacağız." Valeriynin dediği şeyle şaşırmadan edemedim.
"Nasıl yani?" Valeriy gülümseyip arabadan indiğinde bende hemen peşinden indim. Yanıma yürüyüp belimden hafifçe ittirdiğinde ona ayak uydurarak büyük ve güzel bir yatın olduğu tarafa yürümeye başladım. "Bana buna bineceğimizi söyleme."
"Buna bineceğiz." Ağzım şokla açılırken Valeriy tekrardan gülümsedi.
"Senin mi?" Kafasını salladığında yata iyice yaklaştım. Valeriy bana kısa bir bakış atıp yata atladıktan sonra elini uzattı. Gülümseyerek elini tutup yata atladığımda Valeriy camlı bölmeye vurup elimi bırakmadan merdivenlerden yukarıya çıktı. Yat hareket etmeye başladığında üstünde atıştırmalıkların ve çeşitli meşrubatların olduğu masaya yaklaştık.
"Geç bakalım." Valeriynin yönlendirmesiyle sandalyeye oturduğumda o da tam karşıma oturdu. Arkada hafif bir keman sesi gelirken yat denizin ortasına doğru açılmaya başladı.
"Çok güzel kokuyor." Denizin kokusunu içime çekip gülümsedim. Hafif hafif esen rüzgar yüzümü okşarken gülümsemem daha da büyüdü.
"Senin kadar güzel kokmuyor." Duyduğum iltifat heyecanlanma sebep olurken alt dudağımı ıslatıp denize bakmaya devam ettim.
"Bir isteğiniz var mı efendim?" Takım elbiseli bir koruma yanımıza yaklaştığında Valeriy bana kısa bir bakış atıp kafasını sağa sola salladı. "İçki getirmemi ister misiniz?"
"Yok Kaan alkolsüz bir şeyler getir." Adının Kaan olduğunu öğrendiğim koruma kafasını salladı.
"Sen ne arzu edersin yenge?" Koruma bana bakmadan konuştuğunda tükürüğüm boğazımda kalıyor gibi oldu. Hatta kaldı.
"Yengeye benzer bir halim mi var?" Koruma kafasını hafifçe kaldırıp bana baktığında yine aynı hızda indirdi. Adamlar bana dönüp bakamadıkları için neye benzediğimi bile bilmiyorlardı doğal olarak.
"Özür dilerim efendim mazur görün." Gülümseyip kafamı sorun yok anlamında salladım. "Ne arzu edersin enişte? "
"Limonata olabilir." Koruma kafasını sallayıp bu safer Valeriye döndü.
"Aynısından getir koçum." Koruma kafasını sallayıp merdivenlere yöneldiğinde Valeriye döndüm.
"Korumalarının bundan sonra bana bakmasını söyler misin?" Valeriy kaşlarını kaldırdı.
"Olur, eniştenizle oturup çay kahve de için diyeyim mi?" Gözlerimi devirip ağzıma bir tane fındık attım.
"Of Valeriy, adamlar beni görmedikleri için haklı olarak yenge diyor." Valeriy gülümseyip ağzına benim gibi fındık attı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ADAM (BXB)
Acción[TAMAMLANDI] Rus bir mafya ile psikoloji okuyan bir gencin tesadüflerle dolu hikayesi. EŞCİNSEL VE MPREG BİR KURGUDUR !
