34- Nişanlım

13.1K 1.1K 341
                                        


Üstüme aynadan son kez bakıp parfümümü de sıktıktan sonra odamdan çıktım. Mutfağa girdiğimde Annemin kahvaltı hazırladığını fark ettim.

"Günaydın anne." Annem bana doğru dönüp gülümsedi.

"Günaydın oğlum. Geç otur bende geliyorum hemen." Mükemmel görünen sofraya bakıp hızlıca sandalyeye yerleştim. Gece boyunca Valeriyle mesajlaşmış sabaha doğru anca uykuya dalmıştım. Bu yüzden birazcık uykusuz olabilirdim. "Al bakalım." Annem bir fincan kahve uzattığında teşekkür edip bardağı aldım ardından dudaklarıma götürüp büyük bir yudum içtim. Sıcak kahve kurumuş boğazıma iyi gelirken arkama iyice yaslandım.

"Kahve içimi ısıttı ya." Annem gülümseyip fincanını aldıktan sonra yanıma yerleşti.

"Sevdiğin omletten yaptım ye çabuk soğumadan." Annemin yanağına küçük bir öpücük kondurup omletimden bir çatal aldım. Gerçekten de sevdiğim gibi olmuştu. "Dün nişanlandığına, birkaç ay sonrada evleneceğine hala inanamıyorum annecim." 

"Bende öyle." Annem gülümseyip saçlarıma küçük bir öpücük kondurdu. 

"İkinizin de birbirinize olan sevgisi gözlerinizden okunuyor oğlum. Hiç üzmeyin birbirinizi olur mu?" Kafamı usulca salladım. "Evlilik sorumluluk gerektiren bir durum. Bunu kaldıracağını düşünsem de ister istemez endişelenmeden edemiyorum." 

"Endişelenmene hiç gerek yok. Mükemmel becerilerim ve yeteneklerimle bu işin altından da kalkacağım." Annem enseme hafifçe vurup çayından bir yudum aldı.

"Onu bunu bırak da korunuyorsunuz değil mi?" Ağzıma attığım lokma boğazımda kalırken öksürmeye başladım. Bu konu nasıl açılmıştı şimdi?

"Anne ne diyorsun ya?" Kahvemden büyük bir yudum alsam da öksürmeye devam ettim.

"Oğlum evlenmeden olmaz ayaklarına yatma. Rusya da kim bilir neler olmuştur." Anneme gözlerimi büyüterek baktım. İşin aslı sandığı gibi değildi.

"Olmadı anne bir şey. Daha erken olduğunu düşünüyorum." Annem dudaklarını büzüp muzipçe gülümsedi.

"Peki madem öyle diyorsan." Bir şey demeden kahvaltımı yapmaya devam ettim ardından saat daha fazla geç olmadan ayaklanıp dişlerimi fırçalamaya gittim. Artık okula geç kalma endişesi olmadan rahat rahat gitmek istiyordum. "Oğlum termosuna kahve koyayım mı?" Annemin seslenmesiyle yüzümü kurulayıp banyodan çıktım.

"Olur anne." Ayakkabılığa ilerleyip Valeriynin aldığı converslerimi çıkardım ardından ayağıma geçirip çantamı omzuma taktım.

"Al bakalım." Annem termosumu bana doğru uzattığında yanağına büyük bir öpücük bıraktım. "Hadi görüşürüz."

"Görüşürüz anneciğim." Kapıyı açıp evden çıktığım gibi merdivenlere yöneldim. Kulaklarımı kulağıma takıp basamakları indikten sonra apartmandan çıkıp durağa ilerledim. Otobüs çok geçmeden geldiğinde binip oturacak bir yer olmadığı için ayakta dikilmeye başladım. Düşmemek için direğe tutunduğumda gözüme çarpan yüzükle hafifçe gülümsedim. Parmağımda çok güzel duruyordu. Otobüs çok geçmeden ineceğim durağa yaklaştığında düğmeye basıp arabanın durmasını bekledim. Durduğunda ise inip hızlı adımlarla okula doğru yürümeye başladım. Sonunda vardığımda güvenlikten geçip fakülteye doğru yürüdüm. Binanın içine girip sınıfa yöneldiğimde bana doğru koşarak gelen Esinle adımlarımı durdurdum.

"Ay kankam gelmiş." Esin bana sıkıca sarıldıktan sonra yüzük olan elimi havaya kaldırdı. "Vay be evleniyorsun ha?" Esinin dediği şeye kıkırdayıp koluna girerek sınıfa yöneldim. En öne geçip yerleştiğimizde Esin bana doğru döndü.

RUH ADAM (BXB)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin