"Bahar, bir insanla gelebilir insana..."
★
2 Ay Sonra
Annemle babam doğuma çok az kaldığı için bir hafta önceden buraya gelmişti. Bu beş ayda annemlerle fazlasıyla görüşsek de yine de çok özlediğim için sürekli yanlarında durmaya çalışıyordum.
"Oğlum toz şekeri uzatır mısın?" Karnımı tutarak yavaşça ayaklandıktan sonra kenarda duran şeker kutusunu anneme uzattım. Canım sabahtan beri çikolatalı şeyler çektiği için annem yoğun ısrarlarıma dayanamayıp sonunda ıslak kek yapmaya başlamıştı. Valeriy ve babam ise başbaşa denize yüzmeye gitmişlerdi. Her ne kadar bende onlarla gitmek istesem de, karnımın büyüklüğünden dolayı yürümekte bile bazen zorlanıyordum. Denize girmek şu an hayallerim dahilinde olan bir durumdu.
"Anne, ara sıra küçük sancılar yokluyor. Normal mi?" Annem bana doğru dönüp kaşlarını hafifçe kaldırdı. "Birde bazen göğüslerim ağrıyor." Kadınların ki kadar büyük ve dolgun göğüslerim olmasa da hamileliğin getirisi olarak göğüslerim hafifçe büyümüştü. Heybetli kocamın tabiriyle eli avucu zor dolduruyordu.
"Doğum baya yaklaştı bebeğim, ondandır." Kafamı sallayıp kenarda duran şekeri ağzıma attım. Artık bir an önce bebeğime kavuşmak istiyordum istiyordum. Minik prensesin odası bile çoktan hazırdı hatta kıyafetleri şimdiden dolabına zar zor sığıyordu.
"Anne, zürafayı ördün mü?" Annem gülümseyip kafasını salladı.
"Ördüm ördüm, torunumun isminin baş harflerini de işledikten sonra bitecek." Küçükken sürekli oynadığım el yapımı zürafa oyuncağın benzerini annemden istemiştim. Annemde beni kırmayıp isteğimi kabul etmişti. Kızımın da benim oynadığım oyuncaklarla oynamasını istiyordum.
"Hayatım bir gelir misin?" Kapının açılma sesi ardından da babamın homurdanma sesleri mutfağa kadar ulaşırken annem iç çekti.
"Oğlum sen şu çikolata sosunu karıştır iyice, dibi tutmasın. Bende babana bakıp geleyim." Annem mutfaktan çıktığında yavaşça ayaklanıp tencerenin başına geçtim. Sosu dikkatli bir şekilde karıştırırken bedenime dolanan kollarla hafifçe gülümsedim.
"Hoş geldin aşkım." Valeriy dudaklarını yanağıma bastırıp elleriyle karnımı tuttu.
"Hoş buldum yavrum." Kafamı arkamda ki bedenin göğsüne yavaşça yasladım. "Sancılar gelip gidiyor mu hala?"
"Şu an yok ama sabah yine oldu biraz. Annem doğum yaklaştığı için normal olduğunu söyledi." Valeriy kafasını sallayıp karnımı yavaşça okşadığında arkadan gelen öksürük sesiyle hızlıca birbirimizden ayrıldık. Babam bu bir hafta içinde gram abartısız bizi on kere basmıştı.
"Benim yakışıklı mı yakışıklı, güzel mi güzel, tatlı mı tatlı oğlum nasıl bugün?" Kahkaha atıp bana gülümseyerek bakan adamın kollarına atladım.
"İyiyim babacım, arada sırada sancılar yokluyor ama normalmiş herhalde." Babam kafasını sallayıp saçlarımı karıştırdığında yanağına küçük bir öpücük bıraktım. "Aç mısınız bu arada? Hemen bir şeyler hazırlayayım."
"Sen yorulma oğlum gidip dinlen, annenle biz hazırlarız hemen bir şeyler." Valeriy yanıma gelip belimden tuttuğunda babam kıskançlıkla gözlerini devirdi. Valeriy ise babamı umursamadan beni mutfaktan çıkarıp odamıza ilerletti. Yatağı görmem bile uykumun gelmesine yetiyordu.
"Uzan bebeğim, çok kaldın ayakta." Kafamı sallayıp yatağa ilerledikten sonra yavaşça oturdum.
"Artık yüz üstü uzanmak istiyorum." Valeriy yanıma oturup alnıma dökülen saçlarımı geriye taradı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
RUH ADAM (BXB)
Aksi[TAMAMLANDI] Rus bir mafya ile psikoloji okuyan bir gencin tesadüflerle dolu hikayesi. EŞCİNSEL VE MPREG BİR KURGUDUR !
