56. Bölüm

260 45 73
                                        


"Wooyoung," Dersten çıkan Yeonjun önünde ilerleyen kişiye seslenip dikkatini çekip kendisine dönmesini sağladığında tam olarak binadan çıkmış, kapının kenarına ilerlemişlerdi. "Seninle konuşmam gerek."

Wooyoung anlamayarak "Ne konuda?" demişti. Ondaki garip hallerin oldukça farkındaydı geçen günlerdeki gibi rahat bir halde değildi hatta tam tersi diken üstünde gibiydi.

Gözlerini etrafta dolaştırdığında kendisini almaya gelen Mingi o sırada Yunho'yla konuşuyordu, onunla göz göze gelmişti. Mingi dikkatini ne olduğunu merak ettiği için oraya verirken Wooyoung sorun yok dercesine başını salladığında çatık kaşları yerine oturmuştu.

"Sessiz bir yere gidelim mi izleniyor olabilirim ve lütfen şüphe çekmemeye çalış." dedi Yeonjun. "Korkmana gerek yok yemin ederim sana zarar vermem." diye de ekledi çünkü karşısındakinin gergin bir şekilde ona baktığını fark etti.

Wooyoung'un bakışları tekrardan acele acele konuşup etrafına bakınmaya başlayan çocuğa döndüğünde bir şeyler döndüğünü anlamıştı. "Kim izliyor?"

"Sang'ın arkadaşları." dedi sessizce. Biri duydu mu diye tekrardan etrafına bakındığında şimdilik bir sorun olmadığını gördü.

"Tamam gel şuraya geçelim çok uzağa gidemem, Mingi hyung'un gözünün önünden ayrılmamam gerek." derken Wooyoung binanın yan tarafını göstermişti. Ne söyleyeceğini merak etmişti o ve Sang'ın arkadaşları ne alakaydı? Bir türlü bu insanlardan kurtulamadıkları için yüzü düşmüştü bile.

Yeonjun ses etmeden onun gösterdiği tarafa geçerken binanın duvar kısmında kendisi vardı Wooyoung ise karşısında, Mingi'nin görebileceği bir yerde duruyordu. Mingi'nin duruşu dikleşti, her an tetikte duruyor gibi olduğundan Yunho'nun da dikkatini çekti ve oraya baktı. Wooyoung onları fark edince elini kaldırıp onlara bekleyin işaretini vermişti.

"Vicdanım hiç rahat etmiyor," Yeonjun sızlanır gibi konuşmaya başladığı an diğerinin bakışları onunkilerle buluştu. "Zor durumda kaldım o yüzden uyarıyorum. Sana yaklaşmamı onlar istedi. Yani biliyorsun biz aramızdakileri bitirmiştik ayrıca sevgilisi olan birine yürümem."

Wooyoung neden kendisine tekrardan yaklaştığı konusunda zaten anlam verememişken bir de o grubun buna sebep olmasını anlayamadı. Geçen gün San'a kendisinden bahsedip kışkırtmalarıyla bir ilgisi olabilirdi. Ne istiyorlardı kendisinden? Anlamamış bir biçimde Yeonjun'a baktı.

"Anlamadım, nasıl yaklaşmanı istediler yani amaçları ne ki?" derken kalp atışlarının gerilim yüzünden hızlandığının farkındaydı ama eskisi gibi bir telaş içine girmeyerek soğuk kanlı olmaya çalışacaktı.

"Sevgilini gıcık etmek belki daha da ötesi."

"Sen neden izleniyorsun ki? Tehdit mi ediliyorsun?" Etrafına bakındı. Şu an onları izleyen sadece iki kişi vardı o da arkadaşı Yunho ve geçiçi korumalığını yapan Mingi'ydi başka da dikkatini çeken hiç kimse yoktu.

"Birkaç kez Sang'ın bulaştığı şeye bulaştım ama o yoldan döndüm bu durum da onların hiç hoşuna gitmedi, ellerinde kanıt vardı bunu ailemin duymasını istememiştim. Şu an umrumda değil daha fazla tehditleriyle uğraşmak istemiyorum. Sana bunu bilerek yapıp kendi karakterimden de çıkmak istemiyorum çünkü bana arkadaşça geldiğinin zaten farkındayım."

Onun dediklerine o kadar odaklanmıştı ki kafasında bir yandan tartmaya çalışırken yanına gelen ikiliyi fark edememişti.

"Hayırdır?" Mingi'nin sesi duyuldu arkasından da Yunho gelmişti. Bakışları önce Yeonjun'a sonra da karşısındaki Wooyoung'a kaymıştı bir sorun var mı der gibiydi.

twins |woosan|Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin