Bölüm 2 ' Utanç Verici Bir İlk Tanışma'

231 17 6
                                    




İçeri girdiğimizde atmosfer gerçekten muhteşemdi. Ceyda'nın da dediği gibi gerçekten herkes çok zengin ve şık duruyordu. Davetiyemizde yazan masamıza geldiğimiz sırada bir kadın sahneye çıktı sanırım önemli biriydi. Kısa bir giriş konuşması yaptıktan sonra iyi eğlenceler diyerek sahneden indi. Ceyda da arada sırada iş arkadaşlarının veya tanıdıklarının yanına gidiyordu o zamanlarda da tek kalıyordum. Ceyda bir kez daha gittiğinde etrafa dikkatlice bakmaya başladım. Cidden birçok önemli iş insanı vardı hatta İlhan Öztürk'ü de görmüştüm. Kendisi ben üniversite 3. sınıfken okuluma gelip bir konferans vermişti. Tam etrafa bakmayı sürdürürken yanıma biri yanaştı. Canlı ve samimi bir sesle:

-' Merhaba, ne kadar güzel olmuşsunuz. Sizin gibi güzel bir kadın neden burada yalnız?'diyerek tebessüm etti.

Bu da kimdi ve hangi hakla benimle konuşuyordu.

-'Merhaba, yalnız değilim. Arkadaşım da benimle...' derken Ceyda'nın sesi duyuldu:

-'ERENN! Demek tanıştınız ayrıca ne ara geri döndün?' dedi samimi bir şekilde.

-' Sana da merhaba Ceydacığım, daha yeni döndüm birkaç gün oldu. Ayrıca hanımefendiyle de henüz tanışamadık.' dedi gülümseyerek. Ceyda'dan ise cevap gecikmedi.

-' O zaman ben tanıştırayım. Bu çocukluk arkadaşım Devin, Devinciğim bu da Eren iş yerinden arkadaşım kendisi yaklaşık 2 aydır iş için yurt dışındaydı.'

-'Memnun oldum Eren' dedim mesafeli bir şekilde.

-' Ben de memnun  oldum Devinciğim.' dedi gülerek ve ekledi ' Neyse ben kaçar kızlar size iyi eğlenceler!' diyerek diğer masalara doğru yöneldi.

Nereden Devin-ciği oluyuyordum ben acaba? Anlam veremediğim bir şey vardı bu çocukta her neyse sonuç olarak Ceyda'nın arkadaşıydı.

Organizasyonun Yücesoy ailesine ait olmasına rağmen onlardan kimseyi görmemiştim. Gerçi görsem de tanımazdım çünkü sadece ismen biliyordum. Ceyda'nın anlattığına göre Yücesoy ailesi köklü ve iş dünyasında önemli bir aileydi. Yücesoy ailesinin iki oğlu vardı.  Alper Yücesoy ve Boran Yücesoy. Yine Ceyda'nın demesine göre holding ile Alper Yücesoy ilgileniyordu. Küçük olan oğulları Boran ise yurt dışında yaşıyordu.

Birden müzik çalmaya başladı ve garsonlardan biri yanımıza gelerek içki ve atıştırmalık getirdi. Ceyda tam bir içki sevdalısıydı. Hemen hem kendine hem de bana ikişer kadeh içki aldı. Ben pek içki insanı değildim bana pek iyi gelmiyordu sadece özel günlerde içmeyi tercih ediyordum o da çok ama çok az.

Hiç kimseyle iletişim kuramamış iş ile alakalı konuşamamıştım çünkü çok da ciddi bir ortam yoktu. Bu durum moralimi çok bozmuştu. Ceyda bana yaklaşarak:

-'Tadına baksana kızım, hem bir sal kendini ya! Her an iş konusunu düşünmekte bir numarasın yani!' diyerek hızlıca kafasına dikti.

Sanırım ben de ondan aldığım gazla bir özgüven patlaması yaşamıştım çünkü kafama tek seferde ben de diktim. Birkaç dakika sonra  birden sıcak basmaya başladı bir taraftan da midemde bir hareketlenme vardı. Hemen tuvalete gitmeliyim diye düşündüm. Salondan çıkarak koridorda yürümeye başladım, mekana girerken görmüştüm burada bir yerde olmalı diye düşünürken birden bir yere tosladım karşıma baktığımda bunun bir insan bedeni olduğunu anladım.

Adam hafifçe eğilerek:

-'İyi misiniz? Biraz kötü görünüyorsunuz, yüzünüz de kıpkırmızı' dedi.

Tam cevap verecektim ki başım öyle fazla döndü ki hafif tökezledim, tam yere düşecektim ki adam birden hafifçe kolumu tuttu.

-'Siz iyi görünmüyorsunuz, isterseniz tuvalete kadar size eşlik edeyim.' dedi. Sadece kafamı sallamakla yetindim çünkü yemek borumdan kusmuğumun ağzıma doğru geldiğimi hissediyordum.

Tuvalete geldiğimizde adam bana girebileyim diye kapıyı açtı tam girecekken birden kusmaya başladım. Gerçekten inanamıyordum! Yıllar sonra ilk defa kusmuştum hem de BİRİNİN ÜZERİNE!

-'BEN GERÇEKTEN ÇOK ÖZÜR DİLERİM! Gerçekten normalde böyle bir insan değilimdir yani sanırım içkiyi biraz fazla kaçırdım, kusura bakmayın lütfen. Ben temizleyeyim bir saniye.' diyerek tuvaletten elime peçete aldım. Tam o sırada adam:

-'Gerek yok, yanımda zaten yedek kıyafet vardı. Sorun değil.' dedi sakince.

Hayatımda uzun zaman sonra ilk defa bu kadar nazik, kibar biriyle karşılaşmıştım.

- ' Siz eğer kendinizi kötü hissediyorsanız soğuk suyla yüzünüzü yıkayıp bir türk kahvesi için, daha iyi hissedersiniz.' dedi tebessüm ederek.

Gerçekten hala gülümsüyor muydu? Üstüne kusmuğum dökülmesine rağmen! Ben olsam çoktan sinirlenmiştim ama adam da mimik oynamamıştı.

-' Gerçekten ilginiz için çok teşekkür ederim ayrıca özür dilerim, kıyafetinizi mahvettim.' dedi mahcup bir tavırla.

-' Rica ederim, hiç sıkıntı değil. Üzülmeyin. Eğer isterseniz...' dediği sırada tam devam ediyordu ki telefonu çaldı.

-' Alo, efendim Safa? Tamam, geliyorum!' diyerek bana döndü 'Benim gitmem gerekiyor, kahveyi içmeye unutmayın!' dedi gülümseyerek ve kapıdan çıktı.

VAY BE! Ne enteresan bir adamdı hem düşünceli hem kibar. Kimdi bu adam ?

Salona döndüğümde Ceyda'yı arkadaşlarıyla buldum, çoktan eğlencenin dibine vurmuştu. Yanına gidip sessizce gideceğimi söyledim. Onu dahil etmedim çünkü gelmeyeceğini biliyordum. Büyük ihtimalle bu gece yine Mervelerde kalacaktı.

Mekandan çıktığım anda birden soğuk hava yüzüme çarptı. Taksi beklemek adına kaldırıma doğru yürüdüm ki karşımda az önceki adamı gördüm yanında İlhan Öztürk ve birkaç tane daha adam vardı. Ciddi bir mesele konuşur gibilerdi sanki az önceki tatlı adam değilmiş gibi hissettim.

Tam o sırada taksi geldi. Taksiciye adresi söyledikten sonra arkama yaslandım. Ne gündü ama! Kustuktan sonra kendime bir güzel gelmiştim ama bir tık geç olmuştu. Çoktan adama rezil olmuştum bir kere! İş için gittiğim organizasyonda sarhoş olmakta ne demekti! Of gerçekten şans yine bana bakmamıştı!
























































'

Her Şey MümkünHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin