Bölüm 9" koku"

119 7 1
                                    

Artık yolun sonuna gelmiştik. Alper'in demesine göre 4 dakikalık bir yolumuz kalmıştı. Bu yolculuk esnasında biraz Alper ile konuşma fırsatı yakalamıştım. Havadan sudan, hayallerden, dileklerden bir sürü şey konuştuk onunla. Alper,tam bir kadının isteyeceği bir adam tipiydi. Yakışıklı, zengin, kibar, zeki... Konuştukça kendini dinletiyor, insanın dinledikçe dinleyesi geliyordu, diksiyonu ve ses tonu da bi o kadar iyiydi. Aslında inkar etmeyeceksem başından beri beni kendine hayran bırakmıştı. Ceyda'nın önceki zamanlarda 'patron' adı altında anlattığı kişi sanırım Alperdi ve Alper'in magazine çok çıktığını ve genelde gece hayatıyla ilgili olduğunu söylerdi. Aslında Alper'i tanıyordum, çalışanın onun hakkındaki düşüncelerini,yorumlarını ve bir o kadar da bilgilerini az dinlememiştim. Ceyda yalan konuşmazdı, bir insan için dediği, ettiği yorumların hepsi genelde objektif ve doğru olurdu. Peki, bu gece hayatı, bir sürü kızlar vs. de doğru muydu? Neden Alper'in öyle bir insan olmadığını düşünüyordum, yani neye dayanarak.
-" Hadi bakalım, varış noktasına ulaştınız Devin hanım."
-"Bilgilendirme için çok teşekkürler Alper beyciğim, inelim o halde." diyerek kapıyı açarak arabadan indim. Bacaklarım öyle hamlamıştı ki! Anlatılmaz yaşanır.
Kafamı kaldırıp eve doğru baktığımda büyük bir şaşkınlık yaşadım! Çünkü bu ev benim evimin 5 katı falandı. Kahverengi,ahşaptan yapılmış, cam detaylarıyla süslenmiş ve büyük ihtimalle mimarlığı için hunharca para harcanmış bir evdi.
-" Hadi gel, içeriye girelim."
-" Alper! Evin müthiş!"
-" Ya, demek beğendin! Evin dışının görünümünü ben tasarladım."
-"İyi iş çıkarmışsın."
-" Hadi üşüme, girelim eve."
Kapıda anahtar deliği yoktu ama tam yan kısmında bir ekran vardı ve sanırım ev şifre ile açılıyordu. Alper tam kapıyı açıyorken mülkün dışından bir ses geldi. Ona hızlıca döndüğümde:
-" Merak etme, benim çocuklar. Her ne kadar ormanın içinde olsak da beni korumalılar."
-" Neye karşı?"
-" Her şeye karşı." dedi gözlerime bakıp gülümserken.
Eve girdiğimizde evde dışarısı gibi soğuktu. Alper hemen şöminenin kenarında duran odunları şöminenin içine koyarak yaktı.
-" Sana istersen temiz kıyafet vereyim Devin."
-" Olur... Ama bana göre kıyafeti nereden bulacağız ki?"
-" Var burada sana göre kıyafet."
-" Kimin kıyafetleri ki?" Merakıma yenik düştüm. Kimin kıyafetleriydi? Ayda yılda bir geliyordu ama demek ki yalnız gelmiyordu. Saçmalık! Ben de özel olduğumu düşünmüştüm.
-" Annemin, kuzenlerimin falan. Ben gelmesem de onlar tatillerini burada geçirirler,ailecek..."
-" Anladım." demekle yetindim, ama evet verdiği cevap beni tatmin etmişti.
-" Yukarıda benim odam var, sana da yandaki odayı ayarlayalım. Benden çok uzaklaşmazsın, ne olur ne olmaz."
-" Tamam, öyle yapalım."
Beraber yukarı çıktık. O sırada Alper, Mustafa'yı arayıp market alışverişine gitmesini söyledi ve telefonu kapattı. Daha sonra odalardan birine girip elinde kıyafetlerle döndü. Birkaç tane alt ve üst getirmişti. Bana vererek:
-"İstersen duş al Devin, zaten saatlerdir tuzlu suyla duruyoruz. Ben de yıkanacağım. O zamana kadar yiyecekler gelir bir de sıcak bir şeyler içeriz."
-" Tamam , banyo nerede?"
-" Hemen senin odanın içinde."
-" Hımm, tamam teşekkür ederim."
-" Rica ederim."
Odaya girdiğimde odada ev kadar güzeldi. Bu oda böyleyse Alper'in odası nasıldı? Hemen verdiklerinden iki tanesini alıp banyoya girdim. Sıcak suyla tenim temas ettiği an kendimi çok mutlu hissettim. Her zaman duş almak beni çok iyi hissettirmiştir, hele ki bir de sıcak suysa... Banyoda gerekli her şey vardı; şampuan, duş jeli... Banyodan çıkınca banyo dolabından temiz saç ve vücut havlusu aldım. Saçlarımı bi 10 dk kadar kuruttuktan sonra üstümü giyip banyodan çıktım. Gerçekten yenilenmiş gibi hissediyordum. Üstümde lacivert bir nike eşofman takımı vardı. Tam bana göreydi bedeni, şanslıydım. Ben odamdan çıkıp aşağı indiğimde Alper ortalıkta yoktu, belli ki hala duştaydı. Şöminenin önündeki kocaman yastıklardan birine oturarak ateşi seyretmeye başladım. Dünü düşündüm, Ceydayı düşündüm, Alper'le beni düşündüm...
Ceydayı dün arayıp birkaç günlüğüne kuzenim Sezin'e gideceğimi söyledim. Ceyda,Sezini sadece ismen tanıyordu yani Ceyda'nın bu yalanı öğrenmesinin imkanı yoktu. Ceydaya yalan söylemek... Tanıştığım günden beri birkaç kere yaptığım şeylerden biri...
-" Demek bıcı bıcının yaptın Devin hanım." Diyerek yanıma oturdu. "Oh mis gibi de kokuyorsun."
Güldüm, bu dediği komiğime gitmişti.
-" Sizin evdeki duş jeli sağ olsun... Ayrıca önceden kötü mü kokuyordum Alper bey(?)
-" Yok canım! Senin kendine has bir kokun var... İlk tanıştığımızda da almıştım o kokuyu... Tuvalette(!)"
Dediği sırada birden gülmeye başladım. "Tuvalette" kelimesini bastırarak söylemişti ve yüz ifadesi gerçekten komikti.

Her Şey MümkünHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin