Bölüm 34 " tekrardan."

40 2 0
                                    


Selamlar herkese, nasılsınız?
Umarım iyisinizdir.
Sizlerden ricam oy ve yorum atmanız lütfen desteğinizi esirgemeyin.
Tiktok hesabım: user.melodyy
Takibe alabilirsiniz.
(Link profilde mevcut.)


Akşam 9 olmuştu ama Safa hâlâ ortalarda yoktu. Onu anlıyordum, elimden bir şey gelmiyordu ama ona desteğimi elimden geldiğince vermeye çalışıyordum. Hâlâ bahçedeydim öylece masada oturmuştum, ayağımın dibinde de Cey vardı. Aklımın bir tarafından Safa'ya her şeyi anlatmak geçiyordu. Ona sonsuz güveniyordum ve bu geçmişte yaşanan kötü olayları bilen ve şu anda hayatımda olan sadece o vardı. Bana gelen fotoğraflardı bahsi geçen konu...
Burada olduğum tüm aylar boyunca ayda bir veya iki kere bana fotoğraf geliyordu, ayın aynı günleri. Bu fotoğraflar bazen Ceyda'nın ölmeden önceki fotoğrafları bazense Ceyda ve Serter'in geçmiş fotoğraflarıydı. Ceyda'nın bu fotoğraflarını hiç görmemiştim, sanki şimdiki zamanki gibiydi hali. Peki, neden söylemedim kimseye?

Bilmiyorum.
O kadar alıştım ki. Kapıyı açıyorum ve sabah erken veya geç fark etmeksizin hep paspasın üzerinde oluyor, bir zarf içinde.Sonrasında eğilip alıyorum onu yerden, odama gidiyorum açıyorum ve sadece bakakalıp çekmecemin içine atıyorum.
Üzerine hiç düşünmedim bunun. Kim yapabilir ki? Aklımda tek bir kişi. Serter.

Neden yapıyor hiçbir fikrim yok, nasıl bırakıyor yine aynı şekilde. Fikirsizim.

Bahçenin kapısı açıldı.
-" Beni mi bekliyorsun? Serin hava..."
Gelen Safa'ydı.
-" Merakta bıraktın beni, arıyorum açmıyorsun."
-" Üzerime gelme Devin, yalnız kalmak istiyorum dedim ve kaldım. İyiyim şimdi."
-" Tamam Safa, gelmiyorum üzerine zaten. Yedin mi yemek?"
-" Yedim anne."
-" Ay ilgiye de gelemiyorsun."
-"Tamam alınma, seviyorum bu 'anacı' tavrını senin. Ceyda da anlatır dururdu ama bu kadar olduğuna inanmazdım."
-" Bende böyleyim, kabul etmezsen beni arkadaşlıktan men edebilirsin."
-" Cık, ben seni böyle seviyorum."
-" İyi." Somurtuyordum.
-" Şu yüz ifadeni değiştir. Ayrıca kalk hava serinlemiş cidden."
-" Tamam geç sende. Yaptım yatağını."
-" Mikemmelsin."
Güldüm.
-" Öyleyimdir. Hadi geç oğlum üşüteceksin."
Gerçek analık böyle olurdu böyle.

Bu gece söylemesem daha iyiydi, o konu canımızı sıkmaktan başka bir işe yaramazdı.
İçeri geçtiğimizde, Cey direkt yatağına doğru gitti. Akıllıydı tabii oğlum, yatma saati geldi de geçmişti bile.
Safa ise yatağının içine girdi, bense diğer koltukta oturuyordum.
-" Bir şey mi var Devin?" Şüpheci bir tavrı vardı.
-" Yo, nereden çıktı?"
-" Ee gidip yatsana.
-" Saat daha 9 Safa, sen seni son görmemden yana kümes tavuğumu oldun naptın?" Güldüm.
O da güldü.
-" Ya hatta yumurta da çıkarıyorum artık."
-" Uf sus! Şakaların berbat."
-" Senin konuşasın var, belli."
-" Evet, gelmişsin o kadar İstanbullardan. Özlettin de kendini."
-" Haklısın. Bazen ne düşünüyorum biliyor musun? Bizi Ceyda'nın yakınlaştırdığını... Belki de bunların hiçbirini yaşamasaydık şimdi seninle burada oturuyor olmazdık. Ceyda benden sana bahsetmemiş o zamanlar ama bana senden bahsederdi. Biz birbirimize benziyormuşuz, tanışsak çok iyi arkadaş falan olurmuşuz diye falan. Haklıymış... Onun ölümü bizi dost yaptı."
-" Doğru, onun ölümü gerçekten de bizi yakınlaştırdı. Sen şunu fark ettin mi peki? İkimiz bir araya gelince saçma sapan her konu, her şey Ceyda'ya geliyor. Ceyda sanki bizim seninle konuştuğumuz vakitlerde hayat buluyor ve etrafımızda geziyor, sanki hiçbir şey olmamış gibi."
-" Bu hep böyle devam edecek... Çünkü o bizim ikimizin yarası, hep bizimle."
-" Safa ya! Gerçekten psikolojimin içine daha da ettin resmen."
-" Haklısın susuyorum."
-" İyi tamam gidiyorum ben, iyi geceler."
-" İyi geceler Devo."

Pijamalarımı giyip yatağıma yattım ve tavanı izlemeye başladım. Sabah kalktığımda da, gece yattığımda da ilk ve son gördüğüm şey tavandı. Kendime haftalar önce yeni bir kural koymuştum, bu yatağa gece girdiğimde hiçbir şey düşünmeyecektim sadece gözümü kapatacaktım, öyle de oldu.

Her Şey MümkünHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin