Bölüm 5 "Karar Vakti"

136 10 1
                                    

Ben ne yapacaktım?
Eve geldiğim gibi kendimi yatağa attım. Ceyda'nın gelmesine daha iki saat vardı.
Bir tarafta kardeşim dediğim arkadaşım Ceyda diğer tarafta masum insanlar vardı. Ceyda gerçekten bunu yapmış olabilir miydi? Çalıştığı, para kazandığı insanlara kazık atmış mıydı? Emin olamıyordum işte! Ceyda yapmaz diyemiyordum! Böyle bişey olsa bile neden bana söylememişti? Eğer söyleseydi onu bu işten vazgeçireceğimi bilirdi belki de o yüzden söylememişti ya da... Ya da o iş birliği yaptığı kişilerle gizlilik antlaşması yapmıştı. Ona bunun gerçeklik payı olup olmadığını soramazdım, böyle bişey yaparsam Alperle bir ihtimal yapacağım antlaşma otomatik olarak iptal olurdu.
Alper demişken... Alper'in başta beni hatırlamadığını düşünüp sonradan yanıldığımı anlamıştım. Gerçi hatırlamasa saçma olurdu. Bana düne ithafen türk kahvesi ikram etmişti, bir an dengemi kaybedip düşeceğim sırada birden benim için kaygılanmıştı. Hayır olamazdı... Sadece iki defa gördüğüm bir insana karşı bir duygu besleyemezdim. Bana herkese davrandığı  gibi iyi ve kibar davranıyor diye yanlış anlamamalıydım.
Hayatım boyunca hep çalıştım, ailemi gururlandırabilmek için. Hiçbir zaman aşk benim için ilk sırada olmamıştı. Üniversiteyi kazandıktan sonra sadece Kerim adında bir erkek arkadaşım olmuştu. Onunla da uzun zaman önce ayrılmıştık ve şu an nerede, ne yapıyor bilmiyordum. Yani aşk benim için çok uzak bir kavramdı.
Ben içten içe kararımı vermiştim. Arkadaşım söylenilenlere göre bir hata yapmıştı ve bunun yüzünden masum insanlar cezalandırılmamalıydı. Alper doğru mu söylüyor bilmiyordum. Sonuç olarak aileden zengin bir insan batsa bile tekrardan iş kurabilirdi bu çok mümkün bir şeydi. Bir elimde telefonum diğer elimde bana Alper'in verdiği kağıt vardı. Cesaretimi toplayarak telefon numarasını girdim. Telefon ikinci kez çaldığında açıldı.
-"Alo?" dedi Alper
-" Alper bey, ben kararımı verdim. Size yardım edeceğim." dedim hızlıca .
-" Devin, en doğru kararı verdin. Bu kadar hızlı karar vereceğini düşünmemiştim."
-" Vicdanımın sesi ağır bastı."
-"Seni ilk gördüğümde ne kadar temiz bir kalbin olduğunu anlamıştım... Her neyse o zaman en yakın zamanda görüşelim. Bu akşam seni aldırırım, detayları konuşuruz. Uyar mı sana?" dedi sakince
-" Olur,uyar bana. Ben size adresi atayım mı?" hafif bir gülme sesi geldi.
-" Olur,at. Ayrıca biz artık ortak sayılırız Devin. Bana bey diye hitap etmene gerek yok, Alper demen yeterli." dedi canlı bir ses tonuyla.
-"Peki Alper, görüşürüz."
-"Görüşürüz Devin."
Kapatır kapatmaz hemen düşünmeye başladım. Bu akşam Alperle buluşacaktım ama ne giyecektim? Ah kızım! Sanki date yapacaksınız adamla. Olsundu yine de bakımlı görünmek istiyordum.
Daha akşama 3 saat vardı, Ceyda'nın gelmesine ise 1 saat. Ceyda'ya ne diyecektim? Arkadaşlarımla buluşacağım dersem kesin inanırdı zaten böyle bir konu gündemde vardı, ona daha önce söylemiştim derken telefonumdan titreme sesi geldi. Ekranı açtığımda Ceyda'dan gelen bir mesaj olduğunu gördüm. " Devin, beni bugün bekleme kuzum. Arkadaşımda olacağım, büyük ihtimalle geç gelirim. Sen yemeğini ye, beni bekleme." Mesajını görmemle bi an mutlu oldum. Ceyda'ya yalan söylemeyecektim. Dediğine göre o gelene kadar ben çoktan gelmiş olurdum diye düşündüm.
Hemen dolabımı açtım. Ne giyseydim acaba? Siyah bir etek çıkarttım, bana çok yakışıyordu. Üstüne ise yine siyah bir bluz giydim. Siyah botlarımı da giydiğim zaman kombinim tamamdı. Siyah saçlarım zaten hafif dalgalı bir yapıya sahipti. Dalgalarımı biraz belirginleştirdim ve yüzüme hafif bir makyaj yaptım. Tam o sırada Alper'den mesaj geldi. "Hazırsan aşağıda araç seni bekliyor." demişti. Ben de kısaca iniyorum diyerek çantamı da alıp çıktım.
Tam apartmanın kapısının önünde siyah, mercedes bir araba vardı. Adam beni görünce araçtan inerek kapıyı açtı. Ona gülümseyip teşekkür ederek araca bindim. Araç oldukça sessizdi ne müzik çalıyordu ne de adam konuşuyordu. On dakika kadar sonra adamın telefonu çaldı. Açar açmaz onun sesini duydum... Bu ses Alper'in sesiydi.
-" Mustafa neredesiniz? Ben geldim sende hızlı ol." demişti ciddi bir sesle.
-" Alper bey 5 dakikaya oradayız, biraz trafik var." demişti aynı sesle.
Alper ise sadece tamam diyip kapatmıştı. Adının Mustafa olduğunu öğrendiğim adam orta yaşlarda, esmer bir adamdı. Biraz ciddi ve agresif birine benziyordu.
Araba durduğunda camdan etrafa baktım burası bir limandı ve etrafta bir sürü tekne vardı. Vay be! Demek Alper bey görüşmemiz için burayı bulmuştu zaten ıssız bir yere benziyordu. Mustafa kapımı açtı, indiğimde karşı teknede onu gördüm. Kaç metre öteden bile kendini belli ediyordu. Kumral ve karışık saçları, buğdayımsı teni... Yanına yaklaştığımda onu daha net gördüm. Siyah gözlük takmış, üstüne lacoste marka kazak altına ise kumaş pantolon giymişti. Öğlen gördüğümden daha farklıydı. Yine o sıcacık gülümsemesiyle karşıladı beni.
-" Hoş geldiniz,Devin hanımcığım. Buyrun!" diyerek elini uzattı. Allahımmmm! Aşık mı etmeye çalışıyordu beni kendine.?

Elini tutarak tekneye bindim.

Her Şey MümkünHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin