FİNAL

3.8K 146 27
                                        

Yüzümdeki kocaman gülümsemeyle elime aldığım kalın kitapları tek tek kitaplığa düzmeye başladım. Bu kadar basit bir şeyden öyle zevk alıyordum ki. Sürekli aklımda tek bir düşünce vardı. Tek bir şey şekil alıyordu zihnimde. Sürekli ama sürekli İlhan' ı düşünüyordum.

Gözleri, saçları, elleri, dudakları, vücudu, teninin kokusu... Sanki daha önce atladığım bir köprüden bir kez daha atlamıştım ama bu sefer öyle sert düşmüştüm ki bir daha gözlerimi açamamış, parmağımı dahi oynatamamış, kendimi derin bir uykuya bırakır gibi düştüğüm karanlık denizin buz soğukluğuna bırakmıştım. Su tüm benliğimi kaplamıştı. Duygularımı bundan daha iyi bilemezdim.

"SELİM!"

Düşüncelerim çağırmış gibi İlhan' ın salondan seslenmesiyle yüzümdeki gülümseme büyüdü. Bahane arıyordum elimdeki işi bırakıp yanına gitmek için. Çıkarttığım birkaç kalın kitabı geri kolinin içine rastgele koyup okuma odasından çıktım.

Tekrar birlikte olmamızın üzerinden 3 ay geçmişti. Her anını güzel hatırlıyordum geriye baktığımda. Hala tamamiyle iyi değildi İlhan ama ben iyiyidim ikimiz için iyi oluyordum, her şeye müsamaha gösteriyordum. Yaptığı her şeyi, bana eski İlhan' ı hatırlatanları bile kabul ediyordum. Çünkü farklıydı. Bir şeyler farklıydı işte. Belki de İlhan iyi olmaya çalıştığı içindi, belki onu kaybetme korkumdandı.

3 ay sonunda birlikte yeni bir eve taşınmaya karar vermiştik. Bu evde Sarp için bile bir oda vardı. İlhan ben gittiğimde bağlantılarını kullanıp benim için okulumu dondurmuştu bu yüzden kaldığım yerden devam edecektim. İlhan okuluma yakın bir ev tutmuştu ve bir araba almıştı bana istediğim şekilde gidip gelebilmem için.

Sanki İlhan varlığıyla sadece beni mutlu etmiyordu, beni daha sağlıklı bir insan yapmıştı. Daha sosyaldım, daha çok gülüyordum, daha çok yiyordum, daha çok uyuyordum, daha enerjiktim. Gözlerimin altından hiç gitmez sandığım yorgunluğumu haykıran halkalar yok olmuştu. Önceden üniversiteye öylece gidip gelirken, sadece mezun olup para kazanmaya başlamayı sefaletimden kurtulmayı hedeflerken şimdi eğleniyordum üniversite hayatımdan. İlhan sayesinde hiç yaşamadığım, yaşamam sandığım, ziyan oldu sandığım gençliğimi yaşıyordum.

Salona girip kolilerin arasında beni bekleyen İlhan' a parlayan gzölerimle baktım. Bakışlarıma verdiği karşılıkla yüzümdeki küçük tebessüm silindi anında. Öne doğru bir adım attım merakla. Öfkeyle bakıyordu bana. Acaba ilaçlarını sabah söylediğimde almış mıydı?

Elindeki telefonum çarptı gözüme. Kırmak ister gibi sıkıyordu. Neşemi bozmamaya çalışarak tekrar bir gülümseme koydum dudaklarıma. Kolileri hafifçe ayağımla ittirip önümü açaraken yanına adımladım. Karşısında durup başımı kaldırdım.

"Kızgın mısın yoksa?"

O öfkeli duruşu sarsılır gibi oldu. Gözlerinin keskinliği bir an için kaybolur gibi olurken kendini toplamak ister gibi elindeki telefonumu biraz daha sıktı.

"Kızgınım."

Ses tonundaki duvar o oadar belliydi ki şaşırdım.

"Naptım ki?"

Çenesini sıktı sertçe. Teşefonumu açıp şifreyi girdi birkaç kez basıp göremediğim bir uygulamaya girdi. Eli sinirden titriyordu. Sonunda telefonu göz hizzama tutup keskin bakışlarını tekrar bana çevirdi konuşmadan önce.

"Ne bu?"

Merakla gösterdiği şeyi inceledim. Poyraz' la sohbetimizi açmıştı. En son bu sabah mesajlaşmıştık. Gerginlikle tişörtümü avcumda buruşturup sıktım. Poyraz' la barışalı bir ay olmuştu. Onu tekrar kazanmak istemiştim bu yüzden yazmıştım. Şanslıydım ki soru sormadan, zorlamadan, hırslanmadan, kızmadan kabul etmişti yeniden beni. Eskisi gibi olmuştuk hemen.

Folie à Deux - BxBBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin