Merhabaaaaa! Nasılsınız?Yeni bölümlerden ve duyurulardan haberdar olmak için Instagram hesabımı takip edebilirsiniz. İsmim hazel.noya.
Eğer kitaplar hakkında sohbet etmek istiyorsanız X'de ismim davincitookapen ve topluluğumuz var. Katılıp sohbete dahil olabilirsiniz.
Yorumları ve oyları unutmayın lütfen.
İyi okumalaarrrr!
Bu bölümü sevgilim olmadığı için saçımı başımı yolarak yazdım.
Ha bir de küçük bir not eklemek istiyorum. Bu bölümde geçen Aslanlar örgütü, Duzah okurlarının aşina olduğu bir örgüt ama bu kitapta da daha önce pek çok kez geçti, özellikle de Hektor'un arabada Valeri'ye anlattığı yeri açıp tekrar okursanız bölümü daha rahat anlarsınız. Kasırgaya Kanan Saka, Duzah ile bağlantılı değil ama tüm bu örgüt işleri iç içe. Soysal Yakut sayesinde. Daha önce geçtiği gibi, Soysal fakir bir çocukken Aslanlar içine girerek bu zenginliğini elde ediyor ve kendi örgütünü kuruyor. Yani demek istediğim, bu kurgunun geleceği Aslanlar ile alakalı değil. Geçmişi öyle. Bölümün ilk kısmında okuyacağınız geçmiş kısmının aklınızı karıştırmaması için açıklama yapmak istedim çünkü açıklama yapsam bile akılların karıştığını biliyorum...
Soysal Yakut'un geçmişi, Songur'un neden bu kadar kritik bir "plan" olarak görüldüğü açısından önemli. O yüzden ilk kısmı dikkatli okumanızı rica ediyorum.
Tekrardan iyi okumalar.
34. Bölüm: "Sen, Ben ve Diğer Gereksiz Şeyler"
ari hicks - Kiss Me, Kill Me
Frank Sinatra - Fly Me To The Moon (In Other Worlds)
Lauv - Paris in the Rain
Berlin - Take My Breath Away
1993
"Alparslan! Çabuk buraya gel!"
Duyduğu sesle beraber anında kendini arabanın altından kaydırarak elindeki İngiliz anahtarını yere bıraktı ve terden sırılsıklam olmuş saçlarını geri iterek üzerine kenarda duran siyah tişörtü geçirdi. Hızlı adımlarla garajdan çıkarken kalbi istemsizce hızlı atmaya başladı. Bu sesi ne zaman duysa istemsizce korku hissediyordu kalbinde. Haksız da sayılmazdı. O ne zaman bağırsa iyi şeyler olmazdı. En azından, artık ona karşılık verebilecek kadar güçlüydü. Fiziksel olarak... Ruhsal olarak bir harabeden ibaret olduğunu ve bir ömür feda etse de artık içinde yaşayan bu ezik ruhu değiştiremeyeceğini biliyordu.
Bahçeye adım attığında üzerine dönen ve her zaman olduğu gibi sert bakan yeşil gözler gerilmesine sebep olmuştu. Ne kadar boy atarsa atsın ya da ne kadar kilo alırsa alsın, ondan güçlü olsa bile onun yanında ezileceğini hep biliyordu.
"Efendim, baba?"
Baba kelimesini kullanmak zorunda olmaktan nefret ediyordu. Eğer şansı olsaydı tam şu an burayı terk ederdi ve bir daha arkasına bile bakmazdı. Ama öyle bir şansı olmadığını farkındaydı. Tek kurtuluşu ölümdü. İntihar... Ama bunu yapacak cesareti de yoktu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KASIRGAYA KANAN SAKA
Ficção Adolescente❝Derler ki; çalınan hayatını daima hatırla, intikamın alevlerini soyunla harla. Bu ağılı taht bir hatıra; kalbi katran, ruhu Yakut Kral'a.❞ KARGALAR SERİSİ; AHVEB, EDİN ve KASIRGAYA KANAN SAKA kitaplarından oluşan bir seridir. Hangi kitaptan başlar...