Biricik tatlı okuyucular okudugunuz için çok teşekkür ederim. Okumaya davam edin lütfen :)
Emeğe saygı olarak vote yaparsanız çok iyi olur :D
İyi okumalar :)
Nehir'den
Koskoca iki gün olmuştu ama o hâlâ uyanamamakta kararlıydı . Yine aynı şeyleri yaşıyorduk . O savaşıyordu . Bizse onun bizimle kalmasını diliyorduk . Onu bu kadar özlememin sebebi kardeş gibiydik çocukluktan beri her anımda üçümüzdük sanki . Oğulcan için ağladığım da onlar yanımdaydı. Ailem yanımda değil iken yine beraberdik .
Hayatı her zaman zordu fakat o hep bana destek oliyordu ...
Önceden babası onunla ilgilenmiyor diye ağlardı . Böyle çoğu anına denk gelmiştim . Ama bir destek noktası annesi vardı . Oysa ben de o bile yoktu.
Bir yandan ona üzülürken hayata tutunamaya devam ediyordu .Bir sürü birinciliği vardı . Bazı kişiler asosyal veya inek diyerek kıkançlıklarını ucuz bir şekilde dışarı vurduklarında ne kadar belli etmek istemese de üzülüyordu farkındaydım .
Ama yine de her şeyden çok sevdiği annesi yanındaydı. O yek mutluluğunu da doğum günün de yitirmişti . Yaşadıkları çok acıydı gerçekten .. Ve aslında intikam alamakta da haklıydı . Ama Efe için canını riske atması çok fazlaydı ve o çocuğu burada görmemiştim.
Sinirle dizlerime dayadığım ellerimden başımı kaldırıp ayağa kalktım.
Nehir yanındaydı ve çok bitkin gözüküyordu .
Tam karşında durup;
" Senin o kardeşin nerede !?Kız burada canıyla uğraşıyor. Üstelik onun için !! " diye sitemle konuştuktan sonra ağalamamak için sıktığım dudaklarımı birbirine bastırdım.
Bu yaptığı cidden çok kötü bir şeydi. Bu kadar mı umursamaz ?! Kız onu için hayatını ortaya koymuştu !Her ne kadar kendi çıkarı için olsa da onu kurtarmıştı!
" Bak Efe böyle şeylere gelemez . Ama emin ol bu yaptığı iyiliği karşılıksız kalmaz !" diye yanıtladığın da ofladım .
Bir göz yaşı yanağımdan akarken sağ ayağımı beyaz mermere sinirle vurup inledim . Şu an sinirden onu dövebilirdim !!
' Alışkın değilmiş! ' miş miş !
" Siz var ya kendiniz her şeyden önemlisiniz degil mi !" diye sesimi yükeselttiğim de Oğulcan omzumdan çekip başımı göğsüne yasladı .
Şu an hüngür hüngür ağlıyordum .
Çok zor şeyler yaşamıştı ve bitmiryordu...
Hiç konuşmadan beni koltuğa oturtup yanıma oturdu . Sıkıca sarılıp derin bir nefes aldım . İyi ki vardı....
En sevdiğim yanı ne zaman üzgün olsam kafamı dinlmemi bekliyordu..
♢ ♢ ♢ ♢
Miray'dan
Ege Nehir'le konuşmasından sonra sinirle yoğun bakım bölümünden çıkmıştı . Ben de peşinden gidiyordum.
" Peşimden gelmeyi bırak !"diye merdevinlerden inerken homurdandığın da gözlerimi devirdim .
Geniş kapıdan çıkıp yer yer yaprakların dökülmüş olduğu bahçedeki bir banka doğru yürümeye başladı. Ben de arkasından...
Kafamı dağıtmam gerekiyordu . Ve ben orada kaldıkca daralıyordum. Hastaneleri oldum olası sevmezdim.
Şu an yanında olsam da aklım Duru'daydı . Çok zor şeyler yaşıyordu . Ve Efe yüzünden bıçaklanmıştı .Ama o ortalıklarda yoktu .
Ikimiz de banka oturduğumuz da sağ bacağını sol bacağının üstüne gevşekçe koyup yüzünü sıvazladı .
" Şey... Ben yargılamak için sormuyorum . Sadece Efe neden gelmedi ?" diye sorduktan hemen sonra dudağımı dişlemeye başladım.
Aslında Ege'lerin hayatının bazı kısımlarını biliyordum . Belki de Efe ve Ege bu yüzden bu kadar korumacı ve zorlardı . Özellikle Efe !
" Biliyorsun Efe kimseye borçlu kalmak istemez. Bir bildiği vardır. O çok bilmiş arkadaşına söyle beni sinir etmesin !" diye son cümlesin de bıkkınlıkla gözlerini devirdiğin de ofladım.
" O çok bilmiş değil . Sadece merak ediyor . Ve sonuna kadar haklı !" diye sitem ettiğim de geçiştirmek için başınî salladı.
Geçiştirmek de haklıydı . Şu konuştuğumuz konuya bir bak ?! Duru içeri de canın derdinyken biz burada tartışıyoruz .
Aklıma gelince durgulaşmıştım birden. Bir oyun için bunu yapması saçmaydı . Ailenin ne demek olduğunun farkındaydım . Intikam almak isteyebilirdi . Ama canından önemli değildi. Hiçbir zaman!
" Ege bir şey olmaz değil mi ?" diye üzgün bakışlarımı ona yönelttiğim de göz göze geldik.
Tam ağzını açmıştı ki ; tekrar susup karşıya baktı . Merakla arkama döndüğüm de Ilgaz bize doğru koşuyordu . Hemen ayağa kalkıp bir iki adım ilerledim.
Bir şey olmuştu ...
Önümde durduğun da nefes alması için bir kaç saniye tanıdım ona .
" Hey ! Hey ! Ne oldu ?! " diye kaşlarımı hafif çatarak sorduğum da gülümseyerek konuşmaya başladı .
" Duru'yu normal odaya aldırlar . Bir saate kadar uyanırmış !" diye sevinçle konuştuğun da sıkıca ona sarılıp mutluluğuna eşlik ettim.
Kurtulmuştu ve bizimleydi ! Şu an beni bundan daha çok sevindirebilecek bir şey yoktu sanırım.
"Hadi içeri girelim !"dedikten sonra dişlerimi göstererek gülümsedim.
Ege'nin telefonu çalınca ona baktım ;
"Geliyor musun ?" diye sorduğum da beni şaşıtmıştı.
" Efe'yle konuşup geliyorum . "dediğin de çoktan arkasını dönmüş uzaklaşıyordu.
Ayağımı yapraklara sürterek yürümeye başladığım da yüzüm de aptal bir gülümseme vardı.
Hem Duru kurtulmuştu...
Hem de bana hesap vermişti... Değişik!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
OYUN BOZAN
Teen FictionUnutulmaya yüz tutmuş biri, hayata nasıl tutunabilirdi? Belki de, en büyük düşmanı olan biri mi ona tekrardan yaşam verebilirdi? İntikamla kurulan oyunlar mıydı, onların hikayesi? ~ Ben annemi ve babamı da kaybettikten, hemen sonra eski, soğuk Duru...
