°28• PARTİ

369 23 20
                                        

Oratadaki Duru ve o geceki hali .

Sağdaki Miray'ın elbisesi ve saçı -yüzü değil-

Soldaki Nehir'in o geceki elbisesi ve saçı-yüzü değil-

İyi okumalar :)

Başıma bir bela daha sarmış ve başka bir oyuna daha bulaşmıştım. Paratoner gibi bela çekiyordum!

Öfleyerek elimdeki yıldız şeklindeki noel süsünü ağaca yerleştirdim. Yarın yılın son günüydü . Ve biz de yeni gelen yılı kutalayacaktık. Aslında kutlamak değil de ağaç süslüyorduk. Nedeni ; Miray Aydın süsleri sever..

" Miray şu çok isteyerek aldığın ve şu an sadece Duru ile yapışımızı izlediğin ağaç ! Nasıl olmuş canım benim ?" diye gözlerini devirerek elindeki son süsü takan Nehir şu an ruh halimi simgeliyordu .

" İyi ya ! İyi ki bir ağaç süsleyin , ben de yorumlayayım dedim .. Aa Duru şu tepeye kırmızı top mu koysaydık ?" dedikten sonra dudaklarını büzüp ağacı tekrar inceleyen Miray'a gözlerimi devirip yavaşca yerden kalktım ve ellerimdeki pulları poşetin üzerine silkeleyip Miray'a cevap verdim.

" Uf ! Böyle güzel ." dedikten sonra salondan çıktım ve lavaboya gidip ellerimi yıkadıktan sonra geri döndüm.

L şeklindeki gri ,geniş koltuğa yayılırken gözlerimi yummuş şakaklarımı ovuyordum. Dün psikoloğumla görüşmüştüm. Tedavimi boşladığımı falan söyleyip kaç arkadaşımın olduğunu ve nasıl anlaştığımızı gibi bir sürü sormuştu-cevaplamıştım - . Kısacası şu an ki psikolojimi anlamaya çalışıryordu . Keşke bana sorsaydı. Cevabım şu olurdu ;

' Kaybolmuş , paramparça , yıkık dökük , karmakarışık ."

Eskisinden daha karışık hissediyordum. Duygularım karmakarışık , Kalbim eskisinden daha kırık ve paramparça , ruhum her bir an daha da kaybolmuş, bense eskisinden daha yıkık dökük ...

Ne kadar değişmek istemesem de değişiyordum ve çevrem genişliyordu .

Kolumun sertçe dürtülmesiyle irkilerek ;

" Hı ?" diye mırıldandım.

" Duru iyi misin ? Bembeyaz oldun ?" diyerek bana endişyle bakan Nehir'e bakıp iyiyim manasında gülümseyip başımla da onay verdim.

"Şey dalmışım da .." diye mırıldanıp tekrar ağzımı araladım ;

" Bir şey mi soracaktınız ?" diyerek tek kaşımı kaldırıp bakışlarımı ikisinin de yüzünde gezdirdim. Miray konuşmaya başlayınca Nehir de onaylayan şeyler söylemeye başladı .

" Yılbaşı partisi varmış okulda gidelim mi ? " diye yavru kedi imajı çizen tatlı bakışlarıyla konuşan Nehir'e bakıp alt dudağımı ısırdım.

Partiye okuldaki çoğu kişi gelirdi . Ege'ler kesin gelirdi . Yani benim için bur ilerleme olurdu . Kısacası Efe'yle karşılaşmak demekti gitmek.

" Lütfen gidelim Duru?" diye şrince gülümseyip mırıldanan Miray'a bakıp konuşmaya başladım.

" Aslında yarın dinlenmek isti-" diyordum ki cümlemi bitiremeden Nehir'le Miray araya girdi.

" Duru gel ya ... Ne olur ?Hem sen de gelirsen Oğulcan da izin verir belki..." diyen Nehir'in ardından Miray hemen sözü aldı .

Keşke bir dinleseydiniz...

" Efe de gelir.Seviyor partileri ... Oyunun kurallarını bozamazsın. " diyen Miray'a bakıp yanımdaki mavi yastığı alıp kucağıma koydum.

" Biliyorum..Zaten gelecektim .Eğer cümlemi bitimemi bekleseydiniz." diye mırıldandım.

" O zaman yarın yılbaşı partisine gidiyoruz !" dedikten sonra dişlerini göstererek gülümseyen Nehir'in gülümsemesine karşılık verdim.

Bir kaç dakika sonra sorumla birlikte odadaki televizyonun sesinden başka bir ses daha oluşmuştu

" Ee .. Yarın ne giyeceğiz..?"

♢ ♢

Elbiselerimizi seçmiş ve giyinmiştik, saçlarımızla makyajımızı da yapmıştık. Bense aynadaki görüntümü süzüyordum ,bir eksiğim var mı ? diyerek.

Beyaz mini bir elbise giymiştim , boğazının iki yanında da çaprazlanmış kalın askıları olan bir elbiseydi . Saçlarımı jöleyle ve sperleyle düz bir şekilde salık bırakmıştım.

Miray ,kırmızı göbeğinin iki yanı açık olan mini bir elbise giyip saçlarını yandan ayırdıktan sonra hiçbir şey yapmadan salık bırakmıştı.

Nehir'se boğazlı siyah mini bir elbise giyip saçını ortadan ayırıp arkadan toplamıştı.

Üçümüzünde makyajı çok ağır değidi.

" Of ya ..Keşke bizimkiler de gelseydi .." diye mırıldanan Nehir'e bakıp dudaklarımı 'üzgünüm' anlamında birbirine bastırdım .

" Üzülme Nehir ya .. Burak'larla falan arkadaş olursunuz. " diye teselli veren Miray'ın tesellisi Nehir'i avutamamıştı.

" Nehir ,Oğulcan bugün burada olmayabilir . Ama bu ertesi günu beraber geçiremeyceğiniz anlamına gelmiyor . Şimdi eğlenmeye gidiyoruz !" diye son cümlemde enerjik bir ton kullanamabilmeme ben de şaşrısam da Nehir derin bir nefes alarak Miray gibi beyaz portmantodan montunu almıştı ve dış kapıyı açmıştı .

Rahat olabilmek için çok yüksek bir topuklu seçmemiştim. Kızlar da öyle.

Ben de topuklumu giydiğim de kızlar da çoktan montlarını giymiş bir kaç merdiven inmiş , kapıyı kapatamamı bekliyorlardı. Ben de montumu elime aldıktan sonra kapıyı kapatıp kilitlediğim de üçümüz de aşağı indik .

Taksi kapının önünde bekliyordu.

Ben montumu giymediğim için dışarı adımımı atar atmaz üşümeye başlamıştım ve bu yüzden kızlardan önce arka koltuklara yerleşmiştim.

Üçümüz de arkaya oturduğumuzda taksici amca nereye gidecegimizi sordu ve Nehir cevap verdi.

Telefonum titrerken irkilerek ekrana baktım. Mesaj gelmişti.

Tuş kilidimi açıp mesajlara girdim.

" Sana küçük bir süprizim var. Beğeneceğine eminim . "

Yine ondan olduğunu biliyordum. Bunun için sürekli aynı numarıyı kullanmasına da gerek duymazdım. Onun mesajları gizemliydi. Kendisi gibi . Her kimse !

" Duru iyi misin ?" diyerek bana endişeyle bakan Miray ve endişeyle yüzümü süzen Nehir'e bakıp ;

" İyiyim " diye mırıldandım. Tabii ki de inanmamışlardı . Evde sorguya çekileceğime adım gibi emindim.

Taksi hiçbir müzik veya şarkı sesinin duyulmadığı ışıklı ve canlı bir sokakda durunca afallayarak etrafı süzdüm ve kızlarla birlikte parayı ödedikten sonra arabadan indik.

Partinin olacağı yerin ismine baktığımda kızların söylediğiyle aynı olduğunu fark ederek rahatlamaya çalışsam da 'süpriz ' olma ihtimali de vardı . Burada parti olacaksa eğer bu kadar sessiz olmaması gerekiyordu.

Salonun ortasına doğru yürüdüğümüz de salonda bizden başka kimsenin olmadığını anlamıştım.

" Kızlar ?" diyen tanıdık sesle birlikte ışıklar da kapanmıştı.

OYUN BOZANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin