11. Bölüm (Gitmek zorundayım)

66.7K 1.5K 112
                                        

Sürpriizz :D Bu hafta 2 bölüm yayınlamayı düşünüyordum ve sınavlarımdan ara bulup yeni bölümü yazdım :) Diğer bölüme yorum gelmemiş ama olsun ben yazmayı ve okuyucularımı seviyorum :)

Multimedia da Yağmur'un elbisesi var :)

“Ben seni başkasıyla düşünemiyorum. Ve o adam… o adam zannettiğin gibi biri değil Yağmur.” Dedi ve dudaklarıma yapıştı!

Geri çekilip alnını alnıma dayadı. Sadece gözlerimin içine bakıyordu.

“Mert’le aranızda ne geçti Bora?”

“Bak Yağmur sadece bana güven ve o heriften uzak dur.”

“Ama onunla çalışıyorum ben.”

“Biliyorum ama elinden geldiğince uzak dur.” Tamam anlamında başımı salladım. Ne olursa olsun Bora yalan söylemezdi değil mi? Söylese bile ben ona inanırdım herhalde. Çünkü ona aşığım ve aşk saçmalamak değil midir zaten?

Bu sefer onun dudaklarına ben yapıştım. Onu özlemiştim. Ondan başka hiçbir şeyi düşünemiyordum artık. Onu ben ilk defa öptüğüm için şaşırdı ve geri çekildi.

“ Genelde ben öperdim sen karşılık verirdin ama roller değişti sanırım. Üstüme de çıkacak mısın? Hahaha.” Pislik! Onu ittim ve koltuğa oturdum. Bilerek yapıyordu işte sırf utandırmak için. Ve başarılıda oluyor.

Ağır adımlarla gelip yanıma oturdu.

“Yüzüme bak.”

“Hayır!”

“Hadi ama bu kadar utanmana gerek yok. Bana aşık olduğunu ikimizde biliyoruz. Aşktan utanma.”

“Peki sen… Sen bana aşık mısın?”

“Hayır.” Bir daha bunu ona sormayacağım sanırım. Çünkü ne zaman sorsam canımı yakan cevabı veriyor.

“Peki neden yanımdasın?”

“Gitmemi mi istiyorsun?”

“H-hayır. Ben onun için sormadım.”

“Bu akşam saat 8’de seni evden alıyorum ve güzel bir akşam yemeği yiyoruz. Imm ve şimdi ben gidiyorum Wild’da işlerim var.” Dedi ve dudağıma küçük bir öpücük bırakıp odadan çıktı.

Gerçekten neden benim yanımda olduğunu merak ediyordum. Bana aşık değildi ama sürekli beni koruyor ve erkeklerin hiç birini yanıma yaklaştırmıyordu çünkü kıskanıyordu. Bazen Bora’yı anlamak çok zor. Derdi neydi bunun?

***

(Bora)

Yağmur’a Wild’a gideceğimi söylemiştim ama oraya değil anneme gelmiştim. Onu çok özledim. Biliyorum o hep benim yanımda ama ben onu bir tek mezarındayken yakınımda hissedebiliyorum.

“Biliyor musun anne tanımadı beni. Annesiyle babası da tanımadı. Ama ben hiçbir zaman Yağmur’u hayatımdan çıkaramadım. O beni terk etmişti. Ailesi işlerini geliştirmek için İstanbul’a gidiyordu. Ben ona gitme dedim ama dinlemedi. Terk etti beni. Aslında haklıydı küçücük çocuktuk biz ne yapacaktı ki yanımda kalıp?”

-Flashback-

Her zaman ki gibi Yağmur’la buluştuğumuz sahile geldim. Hergün burada buluşuyorduk ve oyun oynuyorduk. Ama bugün baya bir geç kalmıştı.

Birden ağlama sesleri duydum. Arkamı döndüğümde Yağmur ağlayarak bana koşuyordu ve boynuma atladı.

“Ne oldu Yağmur?”

“B-bora gidiyorum ben.”

“Nereye?”

“İstanbul’a taşınacakmışız. A-ama ben gitmek istemiyorum, seni bırakmak istemiyoruum!”

“Gitmeyeceksin yani?”

“Gitmek zorundayım. Ama sen benim ilk ve son aşkımsın bunu sakın unutma.” Dedi ve gitti.

-Flashback Son-

“İlk ve son aşkımsın dedi ama tekrar birine aşık oldu. Bu kişi yine benim ama o bilmiyor bunu. B-ben ona küçükken aşıktım. Her şeyimi onunla paylaşıyordum ve oyun oynuyorduk. Sonra beni bırakıp gitti. Ama neden onu unutamadığımı anlamıyorum. Yoksa hala aşık mıyım anne? Böyle olsa bile yaklaşamam ona, o çok masum. Kirletemem onu. Ama ondan uzak kalamıyorum. Seni hatırlatıyor bana. Onu ilk gördüğümde ne yapacağımı şaşırdım. Aam tokatı sayesinde kendime geldim. Sonra onun okuluna gittim. Hata yapıyorum biliyorum. Onu bataklığa sürüklüyorum.”

*

(Yağmur)

“Her şey çok güzel gidiyor Hazal bozulmasını istemiyorum, korkuyorum.”

“Yağmur sakin ol ve bu anın tadını çıkar. Artık at aklından şu saçma düşünceleri. Ne yaşamak istiyorsan yaşa.”

“Yine haklısın sanırım.” Hazal bana gülümseyerek fırfırlı siyah etek ve pudra pembesi büstiyeri uzattı. Altına giymem için yüksek topuklu siyah bir ayakkabı verdi.

“Ben bunlarla yürüyemem ki!”

“Bora sana bayılacak!” Ben ne diyorum o ne diyor! Ama Bora beğenecekse sanırım bu topuklulara katlanabilirim.

“Acaba beni nereye götürecek.”

“Ben Bora’dan romantik bir şey beklemiyorum nedense.”

“Bende.” İçeri hizmetçilerden biri girdi.

“Bora Bey aşağıda sizi bekliyor efendim.” Tamam anlamında başımı salladım ve odadan çıkmasını söyledim. Hazal da bana bol şans deyip yanağıma bir öpücük kondurdu. Ve beni odadan çıkarttı.

Yavaş adımlarla merdivenden Bora’nın yanına indim. Kulağıma eğildi. Gerçekten bu kokusu beni çıldırtıyor!

“Sanırım bu gece daha fazlasını isteyeceğim güzelim.”

Sen BenimsinBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin