Şimdiden uyarayım bu bölüm +18 sahneler var! O yüzden okuyup okumamak size kalmış :) Ve yorumlarınız, votelarınız için çok teşekkür ederim meleklerim :) Bu hafta sınavım olmadığı için 2 bölüm gelebilir. Sizi seviyorum, kendinize iyi bakın hepinizi öpüyorum bir taneleriiim :)
“Sanırım bu gece daha fazlasını isteyeceğim güzelim.”
“D-daha fazlası derken?”
“Hadi gel.” Elimi tutup beni arabaya doğru götürdü. Bir kere de soruma cevap ver! ‘Hadi yiyorsa bunu ona da söyle!’ İşte iç sesim yine saçmalamaya başladı!
“Nereye götürüyorsun beni?”
“Geldik zaten. İn hadi.” Nee! Bir dakika beni evine mi getirdi!
“Yemekleri bana yaptırmayacaksın değil mi?”
“Hahah saçmalama ölmek istemiyorum daha çok gencim. Pizza söyleyeceğiz.” Öküz, odun, kütük, amip, muşmula, camış! Tamam romantik bir şey beklemiyordum ama bu kadar da odun olunmaz ki! Bir de giydiklerine benim kadar çok özenmişti gayet şık görünüyordu. Evde pizza yemek için miydi bunlar! Öküzlükte mastır yapmış Bora belli oldu!
“İçinden bana saydırman bittiyse içeri geçebilir miyiz artık?” Bu çocuk fazla zeki!
“Hı-hı.” İçeri girdiğimde ağzım yerle birleşmek üzereydi. B-Bunu Bora benim için mi yapmıştı!
***
(Hazal)
Ben ne güzel uyuyordum ya kim arıyor beni bu saatte! Sinirle yataktan fırladım ve çalışma masamdan telefonumu aldım. Arayan Doruk’tu! Bu saatte niye arıyor ki beni?
“Doruk bir şey mi oldu?”
“İyiyim sevgilim sen?”
“Aa şey pardon bu saatte arayınca bir şey oldu sandım.”
“Saat daha 8.30 o kadar da geç değil birtanem.”
“Haklısın ya. Benim biraz uykum varda o yüzden sanırım.”
“Hadi ya bende kapının önündeydim bir şeyler yaparız diye düşünüyordum.”
“N-ne! Yok…yok benim uykum falan hemen hazırlanıp aşağıya iniyorum.”
“Hahaha tamam sevgilim bekliyorum çabuk ol.” Cevap bile vermeden telefonu suratına kapattım. Deli bu çocuk yaa! Ama ben onu gerçekten çoook seviyoruuuuuuuum. Aşığım ben!
Üstüme salaş bir t-shirt geçirdim ve altıma kot şortumu giydim. Çantamı da alarak hemen aşağıya indim. Doruk beni arabaya yaslanmış bekliyordu.
“Aşkıııım!” Diye onu koştum ve boynuna sarıldım. Gülerek beni etrafımda döndürmeye başladı. Sonra benden biraz uzaklaşarak dudaklarıma bir öpücük bıraktı.
“Hadi sevgilim bin arabaya gidiyoruz.”
“Nereye?”
“Sürpriz.” Tamam anlamında başımı salladım ve direkt arabaya bindim.
Birkaç dakika sonra beni lunaparka getirmişti ama etrafta kimse yoktu.
“Doruk burası boş ama.” Hayy ben senin sürprizine. Bir şeyi de adam akıllı yap öküz!
“Olsun gel.” Dedi ve elime yapıştı. Bende kendimi çekmeye çalıştım ama ahtapot gibi elimi sardığı için kımıldatamadım bile!
“Ya Doruk saçmalama başımız belaya girecek.”
“Gerçekten anlamadın mı Hazal?”
“Neyii?”
“Burayı bu gece için ben tuttum tamam mı? Baş başa olalım diye.” İnanmıyorum ya ben bide çocuğa o kadar saydırdım.
“Romantik sevgilim beniiimm.” Diyerek ona sarıldım. O da birkaç saniye sonra elimi tuttu.
“Eğlenmeye hazır mısınız hanımefendi?”
“Eveeet!” Şuan kendimi küçük çocuklar gibi hissediyorum ama ben bu adamın yanında gerçekten çok mutluyum!
***
(Yağmur)
“B-bora inanamıyorum sana!” Etrafta bir sürü güller ve mumlar vardı. Işıklar yanmıyordu ama mumlar loş bir ortam yaratmıştı. Yemek masası çok güzel yemeklerle donatılmış ve en başta kadehler ve şarap vardı. Ben bu kadarını beklemiyordum!
“Öküz olduğumu sanıyordun sanırım seni hayal kırıklığına uğrattım.” Bora’nın yanına gittim ve dudaklarına yapıştım. Birkaç dakika sona geri çekilip alnımı alnına dayadım.
“Ben çok teşekkür ederim Bora. Kimse benim için böyle bir şey yapmamıştı.”
“Tahmin edebiliyorum senin gibi cadıya benden başka kimse katlanamaz.”
“Birde öküz değilim diyordun daha demin değil mi!”
“Tamam. Tamam bir şey demedim hadi gel.” Elimden tutarak sandalyeye oturmama yardımcı oldu.
Yemeklerimizi yedikten sonra koltuğa oturduk. Bora beni kendine çekerek başımı göğsüne koymama yardımcı oldu.
“Bu gece hiç bitmesin istiyorum. Hep böyle kalsak olmaz mı?”
“Iığğm aslında benim daha iyi bir fikrim var.” Başımı kaldırarak ona ‘neymiş o?’ dercesine baktım. O da gülümseyerek beni öpmeye başladı. Sonra beni koltukta yatırdı ve üstüme çıktı. Ona hiç tereddütsüz karşılık veriyordum. ‘Ne yaşamak istiyorsan yaşa.’ Bunu bana Hazal söylemişti. Ve şuan yaşamak istediğim tam olarak buydu. Bora’yı istiyordum. Bir an Bora durdu ve nefes nefese konuşmaya başladı.
"Seni istiyorum. Tamamen benim olmanı istiyorum." Bana soran gözlerle bakmaya başladı. Ben de onu istiyordum o yüzden hiç düşünmeden dudaklarına yapıştım.
Bora bacaklarımı beline doladı ve beni koltuktan kaldırarak odasına götürdü. Beni yatağın üstüne bıraktı ve gömleğini çıkarıp bir köşeye attı. Sonra sıra benim elbiseme geldi ve onu da üstümden birkaç saniye de çıkarıp gömleğinin yanına gönderdi. Dudaklarını dudaklarımdan çekip göğüslerime indi. Önce öpmeye başladı ama sonra öpmek yerine ısırmaya başladı. Elleri bu arada sütyenimin kopçasına gitti ve onu da çıkarıp attı. Pantolonunu ve boxerini de çıkardı. Şuan karşımda çırılçıplak duruyordu! Dudakları göbeğime indi. Daha sonra külotumu da çıkarıp attı. Şuan ikimizde çıplaktık! Bora yüzüme doğru yaklaştı.
“Hazır mısın?”
“Hı-hı” Bana gülümseyerek cevap verdi ve birden yapacağını yaptı. Canım yanmıştı o yüzden çığlık attım. Benimle birlikte o da inliyordu resmen. Biraz zaman geçtikten sonra acının zevke dönüştüğünü hissettim. Bora kafasını omzuma gömdü ve konuşmaya başladı.
“Bu gece hiç bitmesin istiyorum. Hep böyle kalsak olmaz mı?” diyerek benim taklidimi yaptı. İkimizde gülmeye başladık. Daha sonra üzerimden kalktı ve yanıma yattı. Sonra beni kendine çekerek sıkıca sarıldı.
“Sana sen benimsin demiştim değil mi?”
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sen Benimsin
RomanceAşk aslında o adam için sadece basit bir şeydi daha doğrusu artık aşk diye bir şey olduğuna inanmıyordu. Neden mi? Çünkü o aşk denilen şey onun canını çok yakmıştı. İlk aşkı onu bırakıp gitmişti. Peki sonra ne oldu da tekrar aşka inanmaya başladı?
