Çeşitli Rezillikler

2K 56 5
                                        




Arkadaşları da onun bu sözlerine gülerek eşlik ettiler. Şuan yer yarılsa da içine girsem diye düşünüyordum. Demek baktığımı fark etmişti ve ona rağmen bir kere bile bana dönüp bakmamıştı. Acaba sevgilisi mi vardı? Ben bunları düşünürken arkadaşlarından biri hala kolumu tutan çocuğa bağırdı. "Cem hadi oğlum geç kalıyoruz."dedi. Adının Cem olduğunu öğrendiğim yakışıklı çocuk da kolumu bırakarak, "Geliyorum." diye karşılık verdi onu bekleyen arkadaşına. Daha sonra da arkasını dönerek hızlı adımlarla yürümeye başladı.

O gider gitmez Selin koluma girdi ve beni aceleyle kantinin önüne çıkardı. Ben sanki donup kalmıştım. Çocuk beni resmen herkesin gözü önünde rezil etmişti. Ama bu beni hala ona karşı soğutmayı başaramamıştı. Belki de o kadar çok baktığım için rahatsız olmuştu. Bu olabilirdi. Ben olurdum. Yani o baksa olmazdım. Of tam bir aptal gibi davranıyordum. Normalde asla böyle kontrolsüzce davranmazdım ama bu çocuk yani Cem beni gerçekten çok etkilemişti. O yakınımdayken deli gibi çarpan kalbim de buna şahitti zaten.

Ellerini gözümün önünde sağa sola sallayan Selin'i fark edince düşüncelerimden sıyrılıp kendime geldim.

"Hey! Beni duymuyor musun? Buğçe kime diyorum kızım iyice şapşallaştın."dedi ellerini beline koyarak. Onun bu hali beni gülümsetmişti.

"Bak hala gülüyor. Sen az önce olanları fark etmedin galiba. Çocuk seni herkesin içinde rezil etti Buğçe hatırlıyor musun?"

"Evet hatırlıyorum. Olsun ben yine de mutluyum. Çok fazla baktığım için rahatsız oldu o yüzden öyle dedi. Beni daha tanımıyor ki, tanısa böyle davranmaz."dedim omuzlarımı silkerek. Selin gözlerini devirerek kafasını iki yana salladı. Ama daha fazla uzatmadı. Uzatsaydı sinirleneceğimi gayet iyi bilirdi.

Daha sonra eve gitmek için Selin'den ayrıldım ve otobüs durağına doğru yürümeye başladım. Babamın bana hala bir araba almadığına inanamıyordum. Sonuçta durumumuz fena sayılmazdı ve bana küçük de olsa bir araba alabilirdi. Ama yapmıyordu, beni nefret ettiğim otobüslere mahkum ediyordu resmen. Olsun, bugün hiçbir şey moralimi bozamazdı. Ben bugün Cem'le karşılaştım ve belkide uzun zaman sonra ilk kez birinden bu kadar etkilendim.

Eve geldiğimde kimse yoktu. Ben de önce sıcak bir banyo yaptım, daha sonra da yatağıma uzanıp en son okumaya başladığım kitabı elime aldım. Okuduğum kitaba öylesine dalmıştım ki kapının açılma sesiyle irkildim.

"Anne sen mi geldin?"diye seslendim.

"Evet kızım babanla beraber geldik."dedi annem. Kitabımı yatağımın yanındaki komidinin üstüne bırakarak annemlerin yanına gittim.

"Ben alışveriş yapmaya çıkmıştım. Babanın da bugün işi erken bitince gelip beni aldı, eve beraber döndük."dedi elindeki poşetleri tezgaha bırakırken.

"Annen yine beni yorgunluktan öldürdü kızım. İş yerinde bile bu kadar yorulmuyorum. Her zaman ki gibi marketi satın almış."dedi babam hep yaptığı gibi anneme takılarak.

"Aman Ali abartmayı ne kadar çok seviyorsun. Zaten arabayla geldik neyin yorgunluğu bu."

"Olsun sonuçta araba bizi marketin içinden alıp evin içine bırakmıyor değil mi hayatım."

Babamın bu lafına bir kahkaha attım ve elbette annemin sinirli bakışlarını hemen üzerime çektim.

"Öyle güleceğine biraz bana yardım et Buğçe hanım. Her işe ben koşturuyorum."dedi annem. Bunun geleceğini gayet iyi biliyordum. Annem ne zaman bana sinirlense hemen ev işlerine yardım etmememden yakınıyordu. Çaresiz gözlerle babama baktım. Ama o da benim elimden bir şey gelmez dercesine ellerini iki yana açtı ve mutfaktan çıkarak oturma odasına geçti. Oflayarak anneme yemek yapmasında yardımcı olmaya başladım.

KARMAŞIKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin