Evet kararımı vermiştim. Eskişehir'e gidip sevgilimi o hain kızın ellerinden kurtaracaktım. Belki de ilk defa karar verdiğim bir şeyin önünü arkasını hiç düşünmemiştim. Sonuçta ben bir şeye karar vereceksem onu en ince ayrıntısına kadar kafamda tartıp öyle karar verirdim. Ama şuan buna hem vaktim yoktu hem de düşünürsem vazgeçebilirdim.
Valizimi hazırlamıştım ve sabah ilk otobüsle gidiyordum. Pardon gidiyorduk. Selin de benimle geliyordu elbette. En yakın arkadaşım olarak beni orada bir başıma bırakacak hali yoktu değil mi?
Ben unuttuğum bir şey var mı diye düşünürken Selin'in bana seslenmesiyle ona döndüm.
"Biz şimdi gidiyoruz falan da, daha önce sen gittin mi hiç Eskişehir'e? Nerede kalacağız?"
İşte düşünmemek derken bundan bahsediyorum. Ben bilerek bunları hiç düşünmüyordum ki vazgeçmeyeyim diye. Ama hayır zaten artık vazgeçemezdim valizim bile hazır diyorum size. Ve hayır valizimi boşaltmak o kadar da kolay değil. Bu valiz hazırlandıysa oraya gidilecek.
"Gitmedim ama buluruz bir yolunu. Kaybolacak değiliz ya."
Bir dakika! Cem'in okuldan arkadaşları da orada oturuyordu. Tabii ya. Burak'ı arayacaktım ve otogardan bizi almasını isteyecektim. Ah parlak zekam kalp ben.
Hemen telefonumu elime aldım ve rehberden Burak'ın numarasını bulup aradım.
"Yenge hayırdır?"
Ah umarım yanında Cem falan yoktur.
"Selam Burak, Cem yanında değil dimi?"diye sorarken gergince gözlerimi kapatıp nefesimi tuttum.
"Yok ne oldu ki?"
Rahatlayarak tuttuğum nefesimi bıraktım ve konuşmaya başladım. "Ya ben ve Selin birkaç günlüğüne Eskişehir'e geleceğiz de bizi otogardan alabilir misin diye soracaktım. Cem'e sürpriz yapmak istiyorum."
"Aaa sen ciddi misin ya? Nereden çıktı bu sürpriz böyle birdenbire. Bildiğim kadarıyla Cem zaten birkaç gün sonra dönecekti."
Tatlım o dündü, bugün Merve belası çıktı başımıza demek isterdim ama Burak'ın da bu Merve'yi tanıma ve sevme ihtimalini göz önünde bulundurarak bu cümleleri kendi içime gömdüm. Ama yüz yüze geldiğimizde ağzını arayacaktım elbette.
"Ya evet aslında öyle olacaktı ama Cem bir hafta daha kalmaya karar verdi. E o gelemiyorsa bari ben geleyim dedim ve böyle bir sürpriz yapmaya karar verdim."
"Valla bravo be yenge gerçekten takdir ettim."dedi gülerek.
"Şimdi sen yarın bizi alıyor musun otogardan?"
"Tabii ki. Sen bana bindiğinizde mesaj atarsın."
"Tamam çok teşekkür ederim. Yarın görüşürüz."dedikten sonra telefonu kapattım.
Ağzım kulaklarımda bir tiple Selin'e döndüğümde şaşkın şaşkın beni izliyordu.
"Senden korkulur Buğçe, iki dakikada her şeyi nasılda ayarladın yahu."
Dudaklarımı büzüp kafamı omzuma doğru eğip kaldırdım.
"Eee biraz kafayı kullanacaksın tatlım."dedim.
Annemlerden de izin aldıktan sonra aklımda en ufak bir soru işareti kalmadan yatağıma uzandım. Cem'i gerçekten çok özlemiştim ve her ne kadar amacım onu özlediğim için gitmek değilse bile sonuçta ona kavuşacaktım ve bu içimi kıpır kıpır ediyordu.
Telefonumdan gelen mesaj sesiyle daldığım düşüncelerimden sıyrılıp komodinin üstündeki telefonuma uzandım. Cem, 'İyi geceler sevgilim.'yazmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARMAŞIK
RomanceArtık buraya kadardı! Aptal gibi peşinde dolanmayı bırakma zamanı gelmişti. Evet geç alınmış bir karardı fakat malum geç olsundu fakat güç olmasındı. Artık o karaktersizin yüzünü bile görmek istemiyordum. Hiç kimsenin benimle böyle oynamasına izin v...
