Alp'e tamam demiştim ama Cem'in fikrini hiç sormamıştım. Umarım bir sorun çıkmazdı. Ama eninde sonunda buluşacaktık sonuçta projeyi yapmak için. Ne kadar erken olursa o kadar iyiydi bana göre.
Cem lavabodan geldiğinde ben de koridorun penceresinden dışarıyı izliyordum.
"Ne düşünüyorsun öyle?"diye sordu.
"Hiç. Bir şey düşünmüyorum."dedim ona dönerken.
Açıkçası biraz gergindim. Her ne kadar Cem'le bu Alp konusunu halletmiş olsak da şimdi ben buluşacağımızı söylediğimde yine sinirleneceğini biliyordum.
"Şey, ödev konuma bakarken Alp geldi yanıma."
Hemen kaşları çatıldı. Eh ben sevgilimi bilmez miyim!
"Eee?"dedi soru dolu gözlerini gözlerime dikerek.
"Ödevi yapmak için yarın buluşmak istedi. Ben de bir an önce aradan çıksın diye tamam dedim."
Sırtını pencereye yaslayıp kollarını göğsünde birleştirdi. Bir süre sessiz kaldıktan sonra yere eğdiği kafasını kaldırıp, "Tamam. Haklısın bence de bir an önce bitsin şu ödev, ikimiz de rahatlayalım."dedi.
Böyle düşünmesi içime su serpmişti. Yine bir problem çıkacak diye ödüm kopuyordu doğrusu.
"Ama Allah aşkına bari Alp'in yanında giyme şu mini eteklerini. Onu dövmem için bir sebep daha çıkmasın sonra!"
Ah yine mi mini etek konusu? Ne derdi vardı bu çocuğun benim mini eteklerimle?
"Ay iyi tamam. Normal zamanlarda giyerim ama biliyorsun."
"Biliyorum Buğçe merak etme. Gayet iyi biliyorum."dedi sinirle kafasını iki yana sallayarak.
Hayır bunda kızacak ne vardı anlamıyorum yani. Etek giymeyi seviyordum, sırf o sevmiyor diye giymekten vaz mı geçecektim? Hayır, bir kere doğama aykırı. Özgürlüğümden taviz veremem. Sevse de sevmese de buna alışacaktı.
"Tamam o zaman. Hadi kantine gidelim ben acıktım."dedim şirince gülümseyerek.
"Olur."dedi ve kantine doğru yürümeye başladık.
Kantine geldiğimizde Cem'in yakın arkadaşlarıyla karşılaştık. Cem onlarla selamlaştıktan sonra beni tanıştırdı, "Arkadaşlar Buğçe."dedi beni göstererek. "Resmen tanışmasanız da hepiniz kız arkadaşım olduğunu biliyorsunuz."
Gülümseyerek kafamı eğdim selam verircesine. Onlar da bana aynı şekilde selam verdiler.
"Ah tabii tanımaz mıyız? Bir aralar Buğçe aşağı Buğçe yukarı, başımızın etini yedin."dedi içlerinden biri gülerek.
Cem öksürür gibi yaptı. Sanırım bu arkadaşının devam etmemesi yönünde bir uyarıydı. Ah ama tatlım ben alacağımı almıştım. Demek sürekli benden bahsediyordu. Acaba ne diyordu? Düşündüm de aslında tam olarak alacağımı almamıştım. Daha fazlasını öğrenmek istiyordum.
"İşte bu boş konuşan arkadaş Burak oluyor."dedi Cem sinirli bakışlarını adının Burak olduğunu öğrendiğim çocuğa dikerek.
Gülerek Burak'a doğru baktım ve, "Ee ne söylüyordu peki? Biraz detay alalım."dedim.
O da güldü. "Ohooo neler neler. Yok sen olmazsan başka hiçbir kızı istemezmiş, yok gözlerin ç.."diye devam ederken Cem araya girdi.
"Burak uzatma. Canımı sıkıyorsun."
Gerçekten sinirlenmişti ya da bir dakika yoksa utanmış mıydı? Ah evet resmen utanmıştı. Sanırım Cem'in utandığını ilk defa görüyordum. Şöyle bir hafızamı yokladım ve evet daha önce utandığına hiç şahit olmamıştım. Hayır beni biliyorsunuz zaten ben her dakika utanabilme, ne bileyim domatese dönebilme gibi potansiyellere sahibim ama Cem? Onun utanması pek alışık olduğum bir durum değildi.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARMAŞIK
RomanceArtık buraya kadardı! Aptal gibi peşinde dolanmayı bırakma zamanı gelmişti. Evet geç alınmış bir karardı fakat malum geç olsundu fakat güç olmasındı. Artık o karaktersizin yüzünü bile görmek istemiyordum. Hiç kimsenin benimle böyle oynamasına izin v...
