"Hiç öyle bakma bunu asla yapmayacağım."
"Lütfen.."
"Asla! Konu kapandı Buğçe, uzatma."
"Yapsan ne olur sanki!"
"Allah'ım sen beni neyle sınıyorsun?"
"Ya neden bu kadar büyütüyorsun alt tarafı tırnaklarıma oje süreceksin Cem. Karnım ağrımıyor olsa ben sürerdim ama ağrıyor işte."
"Sürme o zaman. Şart mı yani oje sürmen."
"Evet. Tırnaklarımı böyle beğenmiyorum. Hem sen bana demedin mi bu dönemde yanında olacağım yardım edeceğim falan gibi şeyler."
"Bunu kastetmiyordum. Nerede olduğumuzun farkında mısın?" dedi parkı gösterip.
"Ne yapabilirim? Bizim evde sürecek halin yoktu herhalde."
"Evinde gidip kendin de sürebilirsin Buğçe. Nerden çıktı şimdi bu isteğin anlamıyorum."
Dudaklarımı sarkıttım.
"Bakma şöyle."dedi ve diğer tarafa döndü. Tekrar bana döndüğünde kafasını geriye atıp elleriyle yüzünü sıvazladı ve, "Lanet olsun! Tamam ver baş belası ver süreceğim."diyerek sabahtan beri tuttuğum ojeyi nihayet elimden aldı. Mutlulukla ellerimi birbirine çarptım.
Aslında karnımın ağrısı çoktan geçmişti ama ben istediğim şeyleri Cem'e yaptırtmak için bunu biraz daha kullanabileceğimi düşünmüştüm ve bana oje sürmesini istemiştim. Bence gayet mantıklıydı.
"Daha önce hiç oje sürmediğimi biliyorsun değil mi? Yani berbat sürerim ona göre."diyip hala beni caydırmaya çalışıyordu.
"Olsun."
"Kızmak da yok."
Omzumu silktim, "Sorun değil."dedim şirince gülerek. Gözlerini devirdi ve ojeyi açtı. Ben de bankta ona doğru dönüp ayaklarımı toplayıp bağdaş kurdum ve elimi ona uzattım.
"Nereye sürülüyordu bu?"
Baygınca suratına bakıp, "Kafama Cem! Nereye olacak tırnaklarıma tabii ki."dedim.
"Bak sinirlendirme beni bütün ojeyi kafandan aşağı dökerim."
Kıkırdayıp, "Tamam sustum. Hadi sür."dedim.
Önce etrafına baktı sıkıntıyla daha sonra ojeyi yavaş yavaş tırnağıma sürmeye başladı. Ben de etrafı izlemeye başladım. Parktaki birçok kişinin kaçamak bakışlarını yakalıyordum. Bu durum tuhaflarına gitmiş olmalıydı. Bazıları aralarında fısıldaşıp gülüyorlardı, bazıları da hayran hayran bizi izliyorlardı.
"Kıpırdayıp durma."diye söylendi. Sanırım onu zorladığım için biraz sinirliydi için ama ne yapabilirim arada böyle garip isteklerim olabiliyordu ve o şuan çok tatlı görünüyordu. Yani istediği kadar sinirlenebilirdi benim için sorun yoktu.
Cem, "Bitti."dediğinde şaşkınca ona baktım çünkü bu kadar çabuk bitmesini beklemiyordum doğrusu. Daha sonra gözlerimi ellerime indirdim ve ağzımdan minik bir çığlık kaçmasına engel olamadım. Sinirle Cem'e baktığımda ben demiştim dercesine kaşlarını kaldırıp kafasını omzuna doğru eğdi.
"Cem sana oje sür dedim. Ojeyi tırnaklarıma boşalt demedim. Bu ne hal ya böyle?"dedim ellerime bakarken. Sonlara doğru sesim ağlamaklı çıkmıştı.
Beyefendi ojeyi hem tırnaklarıma hem de tırnaklarımın kenarlarından dışarılara sürmüştü. Tırnaklarım berbat görünüyordu ve silme imkanım da yoktu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
KARMAŞIK
RomanceArtık buraya kadardı! Aptal gibi peşinde dolanmayı bırakma zamanı gelmişti. Evet geç alınmış bir karardı fakat malum geç olsundu fakat güç olmasındı. Artık o karaktersizin yüzünü bile görmek istemiyordum. Hiç kimsenin benimle böyle oynamasına izin v...
