Baş Belası

1.1K 38 13
                                        

Sabah uyandığımda hala okula nasıl gideceğimi düşünüyordum. Tamam belki çok abartıyordum ama her gün birini öpmüyordum sonuçta utanmam çok normaldi bence.

Gitmesem mi diye bile düşündüm ama her sıkıştığımda okuldan kaçamazdım. Bu yüzden gitmek zorundaydım.

Sıkıntıyla yatağımdan kalkıp banyoya gittim ve yüzümü yıkadım. Daha sonra üstümü giymek için dolabımı açtım.

Ne giysem diye düşünürken füme rengi kışlık keten mini bir etek ve siyah balıkçı yaka bir kazakta karar kıldım. Evet bir taraflarım donacaktı biliyordum ama etek giymeyi seviyordum ve mini etek giymemin Cem'i sinir edeceğini de çok iyi biliyordum. Ehh bugün benimle dalga geçmek yerine başka şeylere odaklanması iyi olurdu. Bu yüzden evet bence mini etek çok doğru bir karardı.

Kıyafetlerimi giydikten sonra gözlerime bir eyeliner çekip rimel sürdüm. Dudaklarıma da bordo rujumu sürdükten sonra saçlarımı da yukardan at kuyruğu şeklinde topladım ve işte hazırdım!

Kapıyı açıp tam çıkacakken Doruk'la burun buruna geldim.

"Doruk!"dedim şaşkınca.

"Kuzen?"dedi gülerek.

"Ne işin var senin burada?"

"Kuzenini böyle mi karşılıyorsun?"dedi sahte bir bozulmayla.

Şaşkınlığımı hemen üstümden atıp, "Ya hayır tabii. Çok sevindim ama hiç haber vermedin şaşırdım."diyerek sarıldım.

Ayrıldığımızda beni şöyle bir süzdü.

"Giymişsin minileri. Nereye gidiyorsun böyle?"dedi tek kaşını kaldırarak. Ah yine korumacı tarafı tutmuştu.

"Okula gidiyorum."dedim botumun fermuarını çekmeye çalışırken.

"Yuh! Böyle okula mı gidiyorsun? Bütün hayvanlar bacaklarına bakacak farkında mısın?"

Gözlerimi devirdim ve, "Of saçmalama be. Hödük müsün?"dedim.

"İyi biri baksın da gör bak ben ne yapıyorum ona."

"Bir dakika. Sen de mi geliyorsun?"dedim gözlerimi açarak.

"Bir sakıncası mı var?"

"Yok tabii ki ama ben derse girince sıkılırsın."

"Sen beni düşünme kuzen. Ben oyalanacak bir şeyler bulurum."dedi muzipçe göz kırparak.

Ne kastettiğini anlamıştım elbette. Yine çapkınlığı üstündeydi.

"Ah siz şu erkekler! Kızlar hep etrafınızda pervane olacak sanıyorsunuz değil mi?"dedim.

"Bence böyle düşünmekte haksız değilim. Senin şu arkadaşını bir düşünsene, sence beni gördüğü zaman etrafımda pervane olmayacak mı?"dedi alayla gülerek.

"Sen bir aşık ol da ben o zaman görürüm seni."

"Aşk mı? O da neyin nesi?"dedi şaşkın şaşkın bakarak.

Bıkkın bir nefes vererek koluna girdim ve otobüs durağına doğru çekiştirmeye başladım. Yoksa beni sinirlendirecekti.

Okula geldiğimizde ben hala Doruk'un kolundan çıkmamıştım. Cem bizi görünce kim bilir neler düşünecekti? Ah evet işte dünü unutturmak için güzel bir fırsattı bu.

İşte oradaydı, onu görebiliyordum. Fakültenin önünde arkadaşlarıyla sohbet ediyor ve çay içiyordu. Yani bence çay içiyordu. Yoksa bu kadar mesafeden çay mı içiyor kahve mi bilemezdim. Yine saçma düşüncelerim ve ben. Burada sabaha kadar durup onu izleyebilirdim çünkü yine harika görünüyordu.

KARMAŞIKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin