İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Gerçek Bir Gülümseme

1.2K 41 20
                                        

Fotoğraftaki kişinin Cem olmasına karar verdim. :D



Kolumu elinden kurtarmaya çalıştım ama izin vermiyordu. Tutuşunu iyice sıkılaştırmıştı. Kolum fazla acımaya başlamıştı.

"Alp bırak kolumu."dedim ama kolumu nasıl sıktığının farkında değil gibiydi.

"Konuşacağız."dedi.

"Tamam konuşalım ama kolumu bırak lütfen acıtıyorsun."dedim. Hala elinden kurtulmaya çalışıyordum ama bırakmıyordu.

"O Cem denen çocuktan uzak duracaksın. Benim seni ondan daha çok mutlu edeceğimi görmüyor musun? O sana zarardan başka bir şey vermez." dedi şuan bana daha çok zarar verdiğinin farkında olmayarak.

"Alp lütfen, bırak kolumu öyle konuşalım."dedim sakince.

Sinirle diğer elini saçlarının içinden geçirdi. 

"Hayır anlamıyorum o çocukta ne buluyorsun. Seni nasıl rezil ettiğini ne çabuk unuttun ha? Ben seni ta ne zamandan beri seviyorum haberin var mı! Üç günlük birine bırakacak değilim." diye bağırdı.

Ne yaptığının bilincinde değildi. Alkolün etkisiyle böyle davrandığını düşünüyordum. Ya da sadece ben öyle düşünüyordum belkide içinde bir psikopat yatıyordu. Bunu bilemezdim.

Kolumun acısıyla gözlerim dolmaya başlamıştı. Nasıl bu durumdan kurtulacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. 

"Tamam uzak duracağım bırak gideyim şimdi."dedim mecburen. Şuan daha fazla sinirlenmesini sağlayacak herhangi bir şey söyleyemezdim. 

"Tamam."dedi gülümseyerek. 

Kolumu bırakmadı ama tutuşu gevşerken bana daha da yaklaştı. Ne yapacağımı bilemeyerek gerilemeye çalıştım ama beni belimden tutup kendine çekti. Bedenlerimiz arasında hiç mesafe kalmamıştı. Deli gibi çırpınmaya başladım korkuyla. En sonunda dizimle kasığına bir tekme geçirdim. Acıyla geriledi ve ağzından bir küfür savurdu. Bu durumdan yararlanıp hemen arkamı döndüm ve eve doğru koşmaya başladım. 

Eve girmeden önce kendimi sakinleştirmeye çalıştım. Ellerim titriyordu. Anahtarımla kapıyı açtım ve eve girip mutfağa yöneldim. Rahatlamak için bir bardak su içtim. Tezgaha yaslanıp olanları düşünmeye başladım. Nasıl böyle bir şey yapabilmişti. Bu kadar gözü dönecek kadar mı aşıktı bana?

Bu düşüncelere öyle dalmıştım ki annemin sesiyle korkuyla yerimde sıçradım. Mutfak kapısında duruyordu annem. Korktuğumu görünce hemen bana doğru ilerledi.

"Kızım sen iyi misin? Yüzün sapsarı olmuş ne oldu korkutma beni?"dedi.

"Hiç. Bir şey yok anne. Ben sadece dalmıştım. Sen birden seslenince korktum." 

"Doğru söyle bana? Bir şey olmuş işte ben anlamaz mıyım!"

Derin bir nefes verdim. "Yok bir şey dedim anne, olsa neden söylemeyeyim." dedim ve odama yöneldim. Neyse ki annem üstelememişti.

Odama geçip yatağımın üstüne oturdum. Üstümdeki şoku hala atamıyordum. Eğer elinden kurtulamasaydım beni öpecek miydi? Pislik! İğrenç herif. Böyle şeyler yapacağı aklımın ucundan geçmezdi. 

Kazağımın kolunu sıyırdım. Bileğimde iz oluşmuştu işte. Kıpkırmızı görünüyordu. Bunu hiç kimse görmemeliydi yoksa ne açıklardım insanlara. Dikkatli olmalıydım.  

Sıcak suyun bedenimi rahatlatacağını düşünüp banyoya girdim. Gerçekten de iyi gelmişti. Biraz gevşediğimi hissediyordum. 

Sanırım artık ders çalışmalıydım. Bugün olanlardan sonra her ne kadar kafamı toplayamasam da yine de derse kendimi vermeye çalıştım. Ne kadar başarılı oldum? Orası tartışılır.

KARMAŞIKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin