Çikolata Gibi

1.2K 34 14
                                        

Sabah gözlerimi açtığımda Cem'in yatağında olmadığını gördüm. Yine neredeydi bu? Belki banyodadır diye düşünüp saatin kaç olduğuna bakmak için telefonuma uzandım.

Telefonumda gördüklerime gözlerimi büyütüp şaşkınca bakarken neler olduğunu anlamaya çalışıyordum. Aslı ve Selin'den kahvaltıya gitmem için bir kaç tane mesaj gelmişti. Ama ben nasıl olur da telefonumun sesini hiç duymamıştım? Uykum o kadar ağır değildi saçmalamayın.

Hemen telefonumun sesinin açık olup olmadığını kontrol ettim ve sessizde olduğunu gördüm. Bunda kimin parmağı olduğunu gayet iyi anlamıştım elbette.

Ama hayır ona bu zevki tattırmayacaktım. Hala kahvaltıya yetişmek için biraz zamanım vardı. Koşarak banyoya gidip yüzümü yıkadım ve aceleyle kıyafetlerimi giydim. Saçımı da hemen toplayıp kapıya koştum.

Lanet olsun açılmıyordu! Kilitlemişti. Odanın içine dönüp kendi anahtarımı aramaya başladım ama yoktu. Onu da almıştı belli ki.

Odanın içinde sinirle tepinmeye başladım. Bu hamleyi hiç beklemiyordum doğrusu. Kendimi biraz sakinleştirdikten sonra ne yapacağımı düşünmeye çalıştım.

Selin'i aramalıydım evet o beni buradan çıkarabilirdi. Hemen telefonumu aldım ve Selin'i aradım. Birkaç çalıştan sonra telefon açıldı.

"Tatlım?"dedi Selin.

"Selin neredesin? Odada kilitli kaldım git resepsiyona söyle bir şeyler yap."dedim.

"Ne? Nasıl kilitli kaldın?"dedi Selin şaşkınca.

"Cem kilitleyip gitmiş. Benim anahtarımı da almış."

"Ben seni sorduğumda kahvaltı yapmayacağını uyumak istediğini söylemişti halbuki. Bana bak neler oluyor sizin aranızda? Dün de o kahvaltıya geç kalmıştı. Senin yüzündendi değil mi?"dedi gülerek.

"Selin hala konuşuyorsun ve ben senin yüzünden kahvaltıya yetişemiyorum."dedim.

"Buğçeciğim bu sizin aranızda bir mesele. Üzgünüm ben karışamam. Cem'in gelip seni çıkarmasını beklemelisin. Öptüm. Seni çok seviyorum."diyerek telefonu yüzüme kapattı.

Hain! Evet haindi çünkü Cem'e uymuştu. Benim arkadaşımdı ve Cem'in tarafında mıydı? Göstereceğim ona gününü.

Umutsuzca yatağın üstüne çöktüm ve Cem'in gelmesini beklemeye başladım. Bu oyuna nasıl gelmiştim. Kahretsin!

Göz ucuyla yattığı yatağa baktım. Gece yattığı tişörtü yatağın üstüne atmıştı. Aceleden her şeyi dağınık bırakmış. Tabi beni aç bırakacak ya. Sinir.

Gözüm tişörtüne kayıp duruyordu. Kesin kokusu vardır üstünde şimdi. Gözlerimle kapıyı kontrol edip Cem'in yatağına doğru ilerledim ve tişörtünü elime aldım. Burnuma götürmeme gerek bile yoktu. Muhteşem kokusu ciğerlerimi kuşatmıştı. Ama benim şuan ona sinirli olmam gerekirdi. Ne yapıyordum böyle? Olamıyordum. Sinirli falan olamıyordum. Hem ben de ona aynı şeyi yapmıştım. Kendi kendime gülerken tişörtü hala elimdeydi.

Kapının açılma sesini duyduğumda aceleyle tişörtü yatağa fırlattım ve gidip kendi yatağımın üstüne oturdum. Heyecandan kalbim yine ritmini bozmuştu. Ah! Neredeyse yakalanıyordum.

Ellerini arkasında birleştirmiş bana doğru yürüyordu.

"Bu yaptığın çok pislikçe."dedim.

"Sen de aynısını yaptın."

"Ben sadece telefonunu sessize almıştım. Kapıyı kilitlememiştim. Uyansaydın gelebilirdin."

KARMAŞIKBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin