Sam'in yüzünde ne olduğunu bildiğine dahil bir ifade vardı. Ben ise tam olarak ne olduğunu anlayamamıştım ve korku dolu gözlerle Sam'e bakıyordum. Sam bana eliyle sessiz olmamı işaret etti. Ardından da kulağıma eğilip fısıltıyla " Anita çok sessiz olmalıyız. Bu durumdan hemen kurtulacağız sadece sakin kalmayı başarmalıyız." dedi. Sam çalıların arasından etrafa bir göz attı ve söylenenleri dinlemeye başladı. O sırada çok korkmuştum ve yapmam gereken bir şeyler olduğunu düşünüyordum. Sam'e doğru eğilerek "Sam bizden sayıca üstüneler ama benim bükme yeteneklerimle onları yenebiliriz." dedim. Sam benim suratıma sanki benden böyle bir teklif beklemiyormuş gibi baktı ve "Tam bunu düşünüyordum ama hazır mısın Anita? Alan testinde ne olduğunu unutmayalım. Ayrıca seni görmelerini riske atamayız, bu adamlar tehlikeli." dedi. Biraz düşündükten sonra "Hazırım ama nasıl saldıracağımızı bilemiyorum." dedim. Sam bana gülümseyen kocaman gözlerle baktı ve "Ağaçlar, ağaçlara tırmanalım." dedi. Bu fikir akla yatkındı. Biz konuşurken adamlar orada kamp kurmuştu. Sam ve ben sürünerek adamların görüş alanının dışındaki bir ağaca çıktık. Bu herhaldeen hızlı çıkışımdı. Biz tepeye çıktığımızda güneş batıyordu. Bu manzara karşısında büyülemiştim. Kırmızı ve turuncunun bin bir tonu vardı. Sam'in soğuk,temkinli ama çocuksu sesiyle irkildim, "Başlama zamanı geldi." Derin bir nefes aldım ve "Peki hangi yeteneğimi kullanmalıyım." dedim. Sam " Bu sizin kararınız Avatar Anita." diye cevapladı. Ardından da "Merak etme iç güdülerin sana doğru yolu gösterecek ama fikrimde direk bir saldırı en iyisi. Bir de başın derde girerse ben seni koruyacağım." diye ekledi. Yaptığım işe yoğunlaşmaya çalışarak tekrar derin bir nefes aldım ve dikkatimi verdim. Ellerim yanmaya başladı. aynı hisler... Bir anda oluşturduğum ateş topu avucumun içinde duruyordu. Sam'in işaretiyle bu ateş topunu dikkatli bir şekilde ama hızlıca adamların çadırlarına doğru bir ateş topu fırlattım. Beni değil ama ateş topumun düşüşünü sakallı bir adam fark etti. Ardından hemen çadırın yanına koşup ateş topunu fırlattığım yöne doğru baktı. Fakat biz iyi gizlenmiştik. Adamlar çadırı söndürmeye çalışırken işaretle birlikte başka bir ateş topu fırlattım. Bu sefer adamların az önce oturdukları yere doğru. Adamlar afallamış gibi görünüyordu. Kesinlikle ne olduğunu anlayamamışlardı. Sam'in işaretiyle ağacın üstünden altına indim. Derin bir nefes aldım çünkü dikkatli olmazsam bu insanları kaçırmak yerine onları öldürebilirdim. Ayağımı havaya kaldırdım ama yere hızlıca indirmek yerine daha yavaş indirdim. Bir anda önündeki yerler sallandı. Insanlar bir anda yere düşmüştü. Başarmıştım, onları öldürmeden bunu başarabilmiştim. Adamlar gerçekten ürkmüştü. Etrafa bakıyorlardı ve birbirleriyle bir şeyler konuşuyorlardı. Adamlardan ,bıyığı olan, biri buradan gitmeleri gerektiğini ve burada bir sorun olduğunu,yarın gelip araştırma yapabileceklerini söyledi. Sam ağacın tepesinden bana zafer kazanmış gibi baktı ama gözlerinde garip bir endişe vardı. Sam ağacın tepesinden, ben de çalılığın arkasından adamların gitmesini izliyordum. Sonunda adamlar öğleden sonra gittiler. Sanırım saat yediydi. Sam ağaçtan indi ve "Anita harikaydın!" diye bağırdı. Ardından da "Ama hemen üsse gitmeliyiz. Bu adamların niyeti hiç iyi değil." die ekledi. Sam hızlı hızlı yürümeye başladı, ben de arkasından. " İyi ama onlar kim Sam?" diye sormadan edemedim. Sam yürümesini yavaşlatmadan bana cevap vermeye başladı. "Birkaç yıl önce bu üs çok daha büyüktü. üssün doğu ve batı yakası vardı. Genelde batı yakası daha bilimle ilgilenirdi ama Doğu yakasında ya gerçekten çok iyi bilim insanlarımız vardı. Dediğim gibi birkaç yıl önce büyük bir proje üzerinde büyük bir yarış başlattılar. Başta tatlı bir rekabetti diyebilirim ama ardından ölüm kalın savaşına döndü." denilenleri hayretle dinlerken Sam devam etti. "Batı yakasındakiler doğudaki bilim insanlarını öldürmeye başladı! Bunun üzerine ayrılmaya karar verdiler. Batıdaki bilim insanlarının çoğu bu işin barışla çözülebileceğini düşünüyordu. Bu nedenle doğu ve batı olarak ayrıldıktan sonra batıdakilerin birkaçı doğuya geldi. Bunun üzerine batıdaki bilim insanları sinirlendi ve çekip gitmeden önce üssün en iyi laboratuarlarının bulunduğu yeri yaktılar." o sırada üssün önüne gelmiştik ve bana eliyle üssün sağ kanadını gösteriyordu. Tamamen yanmıştı. Sam bunu bana gösterirken ben bunu daha önce nasıl görmediğimi düşünüyordum. Sam devam etti. "Anita bu adamlarda onlar." Ben ne olduğunu anlamadan Sam beni omuzlarından tuttu ve hafif sarsarak "Anita beklediğin savaş daha kısa sürede gerçekleşebilir."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Arkadan Gelenler (#Wattys2015)
FanfictionBüyük bir sorun vardı. Kim olduğumu ve oraya nasıl geldiğimi bilmiyordum. Bükücülük kitaplarını sevenlere tavsiye ediyorum.
