Enteresan Biz

528 17 0
                                        

  Yine bir sabah. Kaan'ın ölümünü kabullenemediğimiz gereksiz bir sabah daha. Aradan geçen kocaman 4 ay. Bu süre içinde değişen bir çok şey. Sıla'nın yanıma taşınması. Derin'in şuan iş için İzmir'de oluşu. Gelmesine 17 gün kalması. Burcu ve Mete'nin, Kaan'ın ölümünden sonra biraz daha yakınlaşması.. Özlem'in hayatımdaki yerinin büyümesi.. Her şey, her şey o kadar hızlı değişmişti ki.

 Bir şeylere alışmak zorunda olduğunu sanıp, zorunda olmadığını bile bile alışmak var birde. İmkansız dersin, asla alışamam dersin. Ama alışırsın. Her şeye alışırsın..

&&

 Bugün kızlarla bizim evde toplanıyoruz. Sıla benden daha erken kalkıp bize mükemmel bir kahvaltı sofrası hazırlamıştı. Kapı çaldığında uyanmıştım fakat yataktan çıkasım yoktu. Gelenin Özlem olduğunu biliyordum. Her zaman her yere önce o gelirdi işsiz..

 Özlem'in getirdiği sıcacık simitlerin kokusu odama kadar gelmişti ama ben kendime gelememiştim hala. Adımlarının odama yönelik olduğunu anladığımda yorganı kafama kadar çekip uyuma numarası yapmaya başladım. Yemedi. ''Şş'' dedi önce benden tepki vermemi bekleyerek.

 Kafasını uzatıp ''Uyumuyosun ki biliyorum ihiihi'' diyip komik bir gülüş attı. Sesimi çıkarmadım belki uyuduğumu kabullenip gider diye.

Üstümden yorganımı çekince gözlerimi açtım ve ''Giiiiiiiiit!'' diye bağırdım.

''Nereye gidiyiiiiiiiiiim?'' kahkaha atıyordu. 

 Sıla da odama teşrif edince yataktan çıkmanın kaçınılmaz olduğunu kabul ederek yatak başlığıma doğruldum. Ayaklarımı uzatıp dertlerinin ne olduğunu anlatmaları için yüzlerine bakmaya başladım.

 Sessizliği bozan yine ben oldum. ''Ee nerde benim kahvaltım hani yatakta kahvaltı? Hani ev sahibine hizmet? Hani Derin giderken Selen'e iyi bakın demişti?'' çemkiriyordum kaşlarımı kaldırıp.

''Bak bu sen'' yanağımı gösteriyordu Özlem. ''Bu da Derin'' avucunu sallıyordu bana karşı ! ''İstersen beni yorma ve Derin'e hoşgeldin öpücüğünü ver he canım?'' alay ediyordu benimle. Sıla da onun tarafında olduğunu gülerek ispatlamıştı. ''İyi be '' dedim suratımı asarak. Sonra bende kendimi tutamayıp  gülmeye başladım. ''Bu mu Derin'' diyip avucunu öptüm Özlem'in ''Çok özlemişim'' dedim ''İdare etcez artık.'' Daha fazla gülmeye başlamıştık ki tekrar kapı çaldı.

Gelen Müge'ydi. O da meyve sularımızı almıştı. Daha doğrusu meyve suyumu. Herkes kola içerken ben meyve suyu tercih ediyordum çünkü. Müge de benim odama doğru gelince dayanamayıp '' Ee odamı da baya sevdiniz herhalde gelen ilk buraya uğruyor.Benim odamı yol geçen hanı yaptınızda benim mi haberim yok.'' dedim. 

Müge,Özlem ve Sıla gözlerini devirip ''Çok komiksin cnm.'' bakışını attıklarında ''Ne var'' anlamında kafamı salladım. 

''Hadi içeri geçelim'' dedi Özlem. Sonunda!

 Salonda otururken Müge konuşmaya başladı. ''Burcu'ya uğradım dün. Yarın Selenlere gel dedim ısrar ettim filan ama geçiştirmek için ''gelirim'' dedi. Annesiyle konuşmuş dün ilk defa, babası her şeyi anlatmak istiyormuş Burcu'ya ama Burcu ''İstemiyorum onu görmek bile.'' diye inat ediyor. Bugün gelirse onu artık kendine getirmeliyiz bence. '' dedi haklılık payı inanılmaz yüksekti.

 Geçen 4 ay hepimize ilaç gibi gelse de bir tek Burcu'ya zehir gibi gelmişti. Hepimizden uzaklaşmıştı. Haftada bir ya da iki kez görüyorduk. Sürekli arıyorduk ama sürekli cevap alamıyorduk. Evine gitmiyordu. Başlarda Pınar diye bir arkadaşında kalıyordu ama babası öğrenince,onu görmek istemediği için Erenlerde kalmaya başladı. Eren ona hepimizden iyi bakardı emindik. 

FISILTIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin