Raiden takım elbiseli adama bakarak sen neden bana saygı göstermedin? demesinin ardından birkaç dakika geçmiş ve halk da adamdan bir cevap bekliyordu. Genellikle saygı göstermeyen kişiler başka krallığın kralları olurdu. Bu adam da düşüncelerine göre kraldı, halkın bakış açısına göre.
Takım elbiseli adam elini ağzına götürüp birkaç öksürme yapıp
"Kusura bakma kendini Kral sanan Raiden. Ben buraya şu güçten yoksun şehrini görmeye geldim, gördüğüm kadarıyla 27 nöbetçinin dışında askerin yok ve yanındaki sanırım generalinle birlikte toplamda senin altında 28 asker var. Burada bir şehir olduğunu farketmeyeceğimizi mi sandın? Biz burayı daha temeli atılırken farkettik."
Raiden kalenin balkonundan bir el hareketi yapıp adama sessiz olmasını ister gibi kaldırmıştı
"Yani diyorsun ki, siz buraya bir şehir kurulmasına izin verdiniz öyle mi?"
Takım elbiseli adam
"Aynen öyle Raiden. Sonuçta burası Kaya Krallığının sınırları içerisinde ve kimse sınırları içerisinde başka bir krallığın yada kendilerine krallık diyen mahlukatları istemez."
Raiden gayet sakin bir şekilde adama bakmış
"Ben Kaya Krallığını daha önce hiç duymadım ve burası sahipsiz topraklardı. Yani istediğim yere krallığımı kurarım."
Takım elbiseli adam
"Ne yazık ki senin gibi biri ancak dilenci olur hatta dilenciler bile senden daha güçlüdür senden hiçbir enerji hissetmedim."
Raiden
"Demek durum buydu neyse madem, ben bu kadar güçsüzüm son bir isteğim olacak senden. Bana Kaya şehrinin yerini söyler misin?"
Takım elbileli adam
"Çok da zor değil aslında şu andan itibaren sen Kaya Şehrinin balkonundasın."
Raiden dudaklarını büzmüş
"Demek canla, başla, kanla yapımını zar zor bitirdiğimiz hazır kaleye konmak istiyorsun. Sana son birkaç şey daha söylemek istiyorum."
Takım elbiseli adam Raiden'in sözünü kesmiş
"Ben hazıra konmak demezdim. Sonuçta bizim sınırlarımız içerisinde tamamlanmış kale bize aittir. Neyse söyle son sözlerini."
Raiden iki kolunu da korkuluğa yaslayıp, gök yüzüne bakmaya başladığında bütün halk dizlerinin üzerine çökmüştü. Bu durum takım elbiseli adam için oldukça şaşırtıcıydı. Raiden gök yüzüne bakarak konuşmaya başlamıştı.
"Senin konuşmalarından anladığım kadarıyla, sayı üstünlüğünü güç olarak görenlerdensin. Ne olmuş yani 27 asker varsa benle ve generalimle birlikte 29 kişiysek. Burada dikkat etmen gereken 27 kişi değil koca krallıkta dikkat etmen gereken yalnızca 2 kişi var. Ben ve Generalim."
Takım elbiseli adam bir süre kahkaha attıktan sonra
"Son sözlerin bunlar mı Raiden?" demiş ve elini havaya kaldırıp gür bir sesle "HAZIR OLUUN" diye bağırıp kaldırdığı elinden bir ışık hüzmesi hızla çıkıp gök yüzünde patlamıştı. Patlama sesi dağıldıktan sonra hiçbir ses çıkmıyordu.
Raiden hafifçe gülümseyerek takım elbiseli adama bakmış
"Bu sessizlik normal değil gibi. Sanki ÖLÜM SESSİZLİĞİNE benziyor. Sen ne diyorsun buna? Ayrıca konuşmaya başladığımdan bu yana yanımda olan generalim acaba kim bilir nereye kayboldu?" Sözlerinde fazlasıyla alaycılık gizliydi.
Adamdan çıt çıkmıyordu
Raiden devam etmiş
"Sanırım sessizliğin imkansız diyor ve hatta 1 kişinin bunları yaptığına inanmıyor gibisin. Neyse şu anda benim karşımdasın yani benim için hiçbir şey imkansız değildir.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Raiden 2
FantasiaHerkesin severek veya sıkılarak okuduğu Raiden Kitabının devamıdır.
