Günler haftaları, haftalar ayları, aylar yılları kovaladı.
Çoktan 5 yıl geçmişti
Laila 7. boyuta geçmişti bunda kara gül birliğinin etkisi sadece ikinci boyutta olmuştu. Onların verdiği destekle 5 yılda bu derece yükselmişti ve onlar bu yardıma küçük demişlerdi.
Edmond daha da güçlenmişti ustasını hala görmemişti ama yakında göreceğine inancı tamdı. Sonuçta AA+ olmayı başarmıştı ve SS seviye olduğunda ustasını da görmüş olacaktı bu yüzden onu göreceğine olan inancı tamdı. 3 kişi belli bir yere kadar desteğini sürdürmüştü A seviye olunca
Sebas kendisine artık kendini koruyabilecek ve kendi yolunu seçebilecek güçtesin demiş ve gitmişlerdi. Tek başına yolculuk yapmaya başlayalı 3 yıl olmuştu.
Ayana Kara Gül'ün resmi yardımcı lideriydi herkes onu bu süreçte kabul etmişti. Kara Gül Birliğinin gücünü kat be kat arttırmıştı. İş yapmak için artık teklif vermiyor iş yapmak için teklif alıyorlardı. Bu da hem para hem de güç sağlıyordu. 5 yıl çok uzun görünse de aslında çabuk geçen bir süreydi bu sürede Raiden'in emirlerini de takip etmiş kimi yerleri yok etmişler kimi yerlere destek olmuşlardı zamanında sebeplerini hiç anlamamışlar çoğu zaman kullanıldıkları düşüncesi ağır bassa da her şey zamanla gün yüzüne çıkıyordu. Raiden sadece güçlü değil aslında çok kurnaz ve zeki birisiydi. Ayrıca iyi bir de Liderdi kendisini sadece Ayana'ya gösterse bile. %10 gerçekten düşük bir rakamdı ama 5 yıl sadece 5 yıl gibi bir süre zarfında bu düşük miktara rağmen paraya para demeyecek noktaya gelmişlerdi şu anda kişi başı her bir üye kırmızı altın kazanıyordu. Bu çok uçuk bir rakamdı basit bir dilenci bile Kara Güle girdiği anda sadece 1 ayda 3 tane 10 odalı ve 1 salonlu özel köşk yaptırabilecek paraya sahip oluyordu. Eğer alırsa daha ucuza mal olacaktı.
Kara Gül'ün pek çok üyesi Raiden'in Liderliğini zamanında kabul ettikleri için ne denli doğru bir karar verdiklerini anlamalarına yetmişti binlerce yıldır varlığını sürdüren birlik o süre zarfında bile bu 5 yılda gösterdiği gücü ve yükselişi göstermemişti. Krallar bile Ayana'ya saygıyla yaklaşıyorlardı ki öncesinde elçileri bile bu birliğe sadece binlerce yıldır var diye saygı duyuyordu. Yoksa göz ucuyla bile bakmayacaklardı. Ama şimdi iş için bizzat Kral gelip konuşuyordu. Koruma istiyordu, devriye istiyordu, hatta başka bir krallığa casus göndermek için bile kendileri geliyordu. Özel isteklerde ücret daha da artıyordu eş takibi, istek birinin öldürülmesi, şartlı hizmetçi (dokunulmazlık şartıyla belirtilen süre boyunca hizmet ediyordu ve tek bir zarar dahi verilmesi durumunda kiralayan kişinin Kara Gül tarafından öldürülme ve mallarına el koyma yetkisi var. Sırf bu madde yüzünden hizmetçi tutmuyorlardı. Kimse evini temizlemeye gelecek bir hizmetçiye yan gözle bakmayacağının garantisini vermiyordu.)
Gelelim Raiden'e ne yapıyordu tabi ki de Han'da çalışıyordu ve Han Kara Gül tarafından satın alındığından bu yana Han hiç göstermediği gelişimi göstermişti. Çünkü Hancı Frank'e daha fazla para kalıyor bu da yemek ve içeçek konusunda daha fazla çeşitliğiliğe yer veriyordu. Doğal olarak bu da daha fazla kazanç anlamına geliyordu. Aynı zamanda hanı büyütecek ve yeni çalışanlar alabilecek yeterliliğe de ulaşmıştı. Han artık 2 değil 5 katlıydı ilk 3 kat yemek ve son 2 kat küçük odalardan ibaretti.
Raiden 5 yılda oldukça büyük bir ilerleme kaydetmişti boyut imparatoru olarak Kara Gül Birliğinin yaptığı her iyilik için bile saygınlık kazanıyordu. 2 öğrencisinin bile yükselmesi bile saygınlığını arttırmıştı. Net bir şekilde bulunduğu boyutun %10luk kesimi saygı duyuyordu bu sadece Kara Gül birliğinin boyutuydu 5 yılda çok büyük ve önü alınamaz derecede gelişmişti ve gelişmeye devam ediyordu.
Raiden tekrar seviye atlamıştı Boyut İmparatoru 2 olmuştu artık 2 galaksiye hüküm sürüyordu ve gücü hissedilir derecede artmıştı. Ayrıca altında 2 boyut imparatoru olmalıydı bu durumda kendi galaksisini yönetmesi için 1 boyut imparatoru seçmeliydi.
Raiden uzaklardan Ayana'ya bakmıştı bu bakışı Ayana iliklerine kadar hissetmişti ve birden kendisini 5 yıl önce geldiği çorak gezegende buldu ama taht boştu ve 10 kişi de buradaydı.
Ayana şaşkınlıkla neden buraya tekrar geldiğini merak ediyordu.
O anda Sebas ortaya çıkmış ve Ayana'nın yanına gelerek
"Ayana şu tahtı görüyor musun?"
Ayana konunun ne olduğunu anlayamamıştı yoksa Raiden ölmüş müydü?
"Ona bir şey mi oldu? Birşey olmadığını söyle."
Sebas Ayana'nın hislerini taramış ve endişesinin gerçek olduğunu farketmişti.
"Güzel. Testi geçtin o taht artık senin siz 10 ölümsüz artık emirlerinizi bu kadından alacaksınız. Boyut İmparatoriçesini selamlayın." dedmesiyle 10 ölümsüz Ayanaya diz çökmüştü. Ayana her şeyin şokunda ne olduğunu ve nasıl bir şaka yapıldığını düşünüyordu.
Sebas Ayana'nın koluna girmiş ve Tahta kadar götürmüştü.
"Taht artık sizindir Boyut İmparatoriçesi. Yaşadığınız hiçbir şey şaka değil doğruluğuna inanmak için kimliğine bakabilirsin." demiş ve kaybolmuştu. Ayana inançsızlıkla kimliğine bakmış ve gerçekten de yazıyordu.
"Boyut İmparatoriçesi Ayana Lee." yazısını okuduğu anda zihninde ses yankılanmıştı ve aynı Raiden'e olduğu gibi imparatorluk bilgileri zihnine yüklenmişti sanki yıllardır boyut imparatoru olduğunu düşündürtmüştü.
"Her şey gerçekti." demiş ve tahttan inip Raiden'e bir kez daha saygısını sunmak için diz çöküp başını yere koymuştu
"Bu küçük 2 galaksiye hüküm süren Boyut İmparatoru Raiden'e saygısını sunuyor." demişti bu sefer Raiden'de olduğu gibi eksik bilgiler verilmemişti. Ayana ayağa kalkmış
"Herkes kendi boyutuna dönebilir." 10 ölümsüz gölge kendi boyutlarına dönmüştü.
Ama bir fark vardı Raiden'e verilen zorlu görev Ayana'ya verilmemişti hatta ona hiç görev verilmemişti aynı önceki boyut imparatorlarına olduğu gibi.
*****
Bambaşka bir alanda karanlıklar içerisinde kocaman tahtta oturan etrafında secdeye gitmiş milyonlarca beyaz ve kırmızı kıyafetli kişiler vardı karanlıklar içindeki kişi konuşmuş sesinden erkek olduğu anlaşılıyordu
"Hahaha. Raiden'e verdiğim görev binlerce yıl sürecek bir görevdi ama o bunu bile bu kadar çabuk yerine getirdi ve 2 galaksiye hüküm sürmeye başladı. Onu 100 yıl boyunca ruhlar diyarında tuttum pek çok ruhu özümsemesini sağladım ve gücünü arttırdım ama o kendi isteğiyle oradaymış gibi hissetmesini sağlamakla kalmadım onu kovmak istiyormuş gibi davrandım. Güçlendi ama hala bana ulaşmaya çok ama çok uzak." demiş ve elinde tuttuğu mavi küreyi bırakmış ve küre havada süzülmeye başlamış ve havada süzülen yüzlerce diğer kürelerin arasına karışmıştı.
