B47

397 54 1
                                        

Boyut Üçe giden Raiden bir nefes çekmişti hava karanlık ve biraz soğuktu. Bilmediği bir ormanda, bilmediği bir gezegende ve bilmediği bir boyutaydı.
"Yeni bir başlangıç demek." gök yüzüne bakan Raiden yıldızlara bakmış daha sonra yüzüğünden kimliğini çıkarmıştı.
"Hmm üstünde B3 F Raiden Junketsu yazıyor. Bu boyutta şimdilik gücüm bu?" derken ilerlemeye devam ediyordu.

Yüzüğün güç baskısını çoktan etkinleştirmişti. Çevreyi gözlemlemeden Rank atlamayacaktı. Düşüncesi bu yöndeydi en azından. Gölgeler zaten Raiden istemedikçe hissedilmiyordu.

Raiden ilerliyor çevresine bakınıyor ve en ufak bir ışık arıyordu. Çünkü ışık varsa orada yaşam da vardır.

"Burada ormanda yaşamayı seçen de yok. Garip." derken ilerlemeye hala devam ediyordu.

Yerde ufak bir parıltı görmüştü gidip onu yerden aldı ve incelemeye başladı. Başka biri olsaydı bu karanlık ormanda yürüyemezdi bile, yani bırakın yerdeki bir şeyi görmeyi.
"Hmm zırh parçası. Bir savaş yaşanmış olmalı ama üzerinden zaman geçmiş olsa da günler değil saatler geçmiş." demişti, ama başka da bir şey yoktu. Tek bir parçaydı, bu parçanın sahibi kim bilir şu anda neredeydi? O yüzden parçayı geri attı.
"Bir demir parçası olsa da yapay olduğu için yakınlarda yaşam olmalı. Yada en azından bu yoldan geçtiğini biliyorum." derken yavaş adımlarla ilerliyordu. Yavaş yavaş ağaçlar sıklaşıyordu.
"Yandık yanlış yoldaymışım. Ormanın derinliklerine girdik." dese de ilerlemeye devam ediyordu. Ağaçlar normalden daha fazla artıyordu.
"Enteresan merkeze yaklaştıkça ağaçlar sıklaşır ama bu kadar sık olması normal değil. Sanki sur gibi.." derken ağaçlar artık neredeyse dipdibeydi.

"Kesinlikle burası bir kale. Periler, elfler veya insanlar bakalım burada yaşamayı seçen varlıklar kim?" derken zorlukla ilerliyor olsada yine de ilerliyordu. Ama bir yerden sonra ağaçlar o kadar sık olmuştu ki sadece kol geçme mesafesi vardı ve gördüğü kadarıyla ileride daha da sıklaşıyordu.

"Kesinlikle normal değil. Az önce tahminim doğru olmalı yaşam varmış gibi. Ayrıca ağaçlar o kadar sık ki hareket alanım oldukça daraldı. Eğer saldırıya uğrarsam kendimi savunacak hareketi yapamam." düşüncelerindeyken geri dönmeye başlamıştı sonra birden durmuş.
"Hmmm neden geri dönüyorum ki?" derken yerden bir taş almış ve sık ağaçların arasındaki boşluğa doğru hafifçe fırlatmıştı. Taş ilerlemeye devam etmiş ve sık olan ağaca çarpıp düşmüştü.

"Vay be gerçekten ağaçmış, ilizyon değil. Peki ya alan ustalığıysa." derken sağ ayak ucunu yukarı kaldırıp yere dokundurmuştu. Basit bir şey gibi görülse de aslında göründüğü kadar basit değildi. Sağ ayak ucunun yere değmesiyle başlayan siyah bir dalga gittikçe çevreye yayılıyordu. Bu çevre taraması değil formasyon taramasıydı. Formasyon basit değildi oldukça karmaşık bir yapıya sahipti normal konuşma dili dışında bir dil kullanılmış, yukarıdan bakıldığında da ağaçlar görülecekti. Acayip geniş bir alana yapılmış bir formasyondu.
"Vay canına ben şehrin bir kısmını formasyona katmışlardır düşüncesindeydim ama tüm şehri formasyonla kaplayarak gizlemek bunu hangi usta yapmışsa Orman Ejderhalarının dilini kullanmış. Doğal olarak bitkiler anında boyun eğip şehri sarmalamış. Açıklamam basit dursa da hiç basit değil, tek başına böyle bir düzen çıkarması bence ayakta alkışlanmalık." derken bitkilere bakan Raiden bir tuhaflık farketti.

Garip bir bakış içerisinde hissettiği şehre doğru bir adım atmış ve bitkilerden tuhaf çatırtılar gelmeye başlamıştı. Bir adım daha atmış.
Çatırtılar daha da artmış Crak sesi çıkarmaya başlamıştı. Bir adım daha atmış sesler devam etmişti.

"Bitkiler bana yolu açıyor."

****

Tabi Raiden'in yaptığı bu şeyi hissetmeyen kimse yok değildi. Şehrin kuzey kısmında bitkiler kıpırdanmıştı.

Bir odada 5 kişi oturuyor ve formasyonun güvenliğinden sorumluydu.

5 kişi zihnen bütün olmuşlar gibiydi. Aynı anda.
"Formasyon kırılmadı, dışarıdan saldırı da olmadı. Ama bitkiler dışarıdan gelene yolu açıyorlar. Bu gidişle yakında şehre girecek. Zihnen bir olmayı kapatıyorum." dediklerinde her biri ayrı ayrı gözlerini açmış ve ayağa kalkmışlardı.

5 kişi farklı kıyafetler giyiniyordu. Mor, kızıl, mavi, yeşil ve sarı. Sarı kıyafetli olan adam.
"Bizim formasyonumuzu bize farkettirmeden çözen bu kişiyi karşılamak gerekmez mi?"

Mavi kıyafetli
"Gelen kişinin ne niyetle geldiğini bilmiyoruz. Ya arkasında ordusu varsa."

Kızıl kıyafetli
"Bu durumda onu bir orduyla karşılamak gerekmez mi?"

Mor kıyafetli olan bir kadındı. Konuşmaları dinliyordu her kafadan bir ses yükseliyordu.
"Susun..." demesiyle kalan 4 kişi anında sessizleşmişti.

Mor kıyafetli kadın devam etmiş
"Duyuyor musunuz?"

4 kişi aynı anda
"Neyi duyuyor muyuz?"

Mor kıyafetli kadın
"Şehrin huzurlu seslerini. Gelen kişi şimdiye çoktan içeride olmalıydı. Bu durumda orduyla gelmiş olsaydı biz daha tartışırken gelen kişi şehrin yarısını yakıp yıkmış olurdu. Kendimizden utanmalıyız. Çabuk beni takip edin." demesiyle hepsi birden odadan çıkmış ve adımları havaya basıyordu. Havada koşuyorlardı demek yanlış olmazdı. Kuzey kısmına hızla varmışlardı...

****

Raiden iki elini de cebine koymuş şehre çoktan girmişti. Etrafına bakınıyordu. Arkasındaki bitkiler çıtırtı sesleriyle yeniden kapanıyordu.

"Demek sadece benim geçmeme izin verdiler. En azından benim gördüğüm ve anladığım bu. Bu formasyonu kim yaptı acaba benim merak ettiğim o..." derken de kıpırdamadan duruyor ve çevreyi gözlemliyordu. Pek çok ev ve diğer her şey odundan yapılmaydı.
"Görünüşleri betondan daha sağlam. Odun diyip küçümsememek gerek. Ama gerçekten sağlam mı? Gölge git." demişti ve Gölge boş bir köpek kulübesine doğru hızla gidip bir yumruk atmıştı ve kulübede delik olsa da kulübe geri kendini yenilemişti. O anda tahta tutan 2 kuş uçarak gelmiş ve bir köşesinden 1 kuş diğer köşesinden de bir kuş tahtayı tam Raiden'in karşısına getirmişti.
Raiden okumaya başlamıştı. Her okuyuşunda yazılar değişiyordu.
"Siz yüce olana saygılar olsun, ben ormanım bu köy benim korumam altındadır. Normalde o yıkılan kulübeyi onarmak için yıkan kişinin enerjisini kullanırım. Bu şekilde düşman bertaraf olur. Ama siz nasıl desem size saygısızlık olmasından korkuyorum ama yine de mecburiyetimden kullandığımı bilin ve lütfen saygısızlık olarak algılamayın. Siz düşmanım olmaktan bile uzak birisiniz. Lütfen yanlış anlamayın ve beni bağışlayın, ben sadece size karşı ne kadar aciz olduğumu söylemek istedim...."

Raiden okurken yazı birden kesilmişti
"Bu yüce olan affediyor seni. Konuşmaya devam et." dediğinde tahtadaki yazı tekrar değişmiş ve Raiden okumaya devam etmişti.

"O kulübeyi onarmak için kendi enerjimi kullandım...."

Raiden
"Tamam tamam anladım. Kendi enerjini ne kadar çok kullanırsan bu köyü koruyacak enerjiyi bulamayacak ve en kötüsü öleceksin. Merak etme mümkün olduğunca evlere saldırmamaya çalışırım. Çekilebilirsin." demişti ve tahtayı taşıyan kuşlar ağaçlara doğru uçarak gözden kaybolmuştu. İçinden
"Bu kuş ve tahta da formasyona dahil. Formasyon için yapay zeka bile koymuşlar ama kendine bir form oluşturmaktan çok uzak güçsüz bir ruh bulmuşlar. Kendi sesini bile oluşturmaktan aciz bir ruh daha ne diyim. Ona başka bir dil de öğretselerdi bari tahtaya orman ejderinin dilini yazdı. Ejder dilini bilmeyen biri orada ne yazdığını nasıl anlayabilir ki?" düşüncelerindeyken çoktan Gölge Raiden'in gölgesine girmişti.

Ayrıca karşıda havada koşarak gelen 5 kişiyi görmüştü.

Raiden 2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin