Nadia Raiden'den aldığı emirle gizliden değil direk 6 kişinin eğitimini izleme gidiyordu.
Paula, Riley, Wendy, Emily, Gerard ve Damian 6lısı birbirleriyle antrenman yapıyorlardı.
Onları izleyen Jigme
"Wendy biraz daha gizle kendini karanlıkla bir bütün ol her ne kadar element kullanımında iyi olsan da seviyen düşük olduğundan bu pek de işe yaramayacaktır. Bu yüzden karanlıkla bir ol ve çevrendeki gölgeleri de hissetmeye çalış bu şekilde gölgeden gölgeye hızlıca geçebilir ve gölgeler arasında kayıplara karışabilirsin. Bunu bir nevi ışınlanma gibi de düşünebilirsin."
Tam o anda 6 gölgeden de simsiyah bir kadın figürü çıkmıştı gözleri veya ağzı yoktu. Yine de o 6 gölge de konuşmaya başlamıştı.
"Bu şekilde yapman gerek Wendy. Bu o kadar da zor bir şey değil." dedikten sonra 6 farklı gölge Wendy'nin gölgesinde 1 kişi olmuş ve ileriye doğru bir adım attığında Wendy'nin gölgesinden çıkmıştı.
Jigme saldırmak için elini kılıcına götürdüğünde kıpırdayamadığını farketti. Karşılarındaki siyah saçlı ve siyah gözlü siyah bir elbiseyle çıkan kişi kimdi?
6 kişi anında diz çökmüş
"Hoş geldin General Nadia."
Jigme onun adını geçen günlerde duymuştu ama görememişti. Şu anda karşısındaydı ama gücü ona teğet bile geçmiyordu. Ayrıca İmparatorun gözlerine sahip olsa da onu görememişti bile.
Nadia
"Hoş buldum sizi çöpler. Sayenizde şu B.k parçası adımı öğrendi." derken Jigme'yi gösteriyordu.
Bu durum Emily'nin zoruna gitse de diğer beşli sevinçle
"Çöp parçasından çöpe terfi ettik."
Nadia
"Sizde azıcık gelişme gördüm diye hemen bir yerinizi kaldırdınız sizi çöp parçaları."
Wendy biraz başını eğmiş
"Keşke hiç konuşmasaydık yine çöp parçası olduk." diğerleri de onu onaylamıştı.
Jigme şok olmuştu kendisine ilk kez hakaret ediliyordu ama bu 5 kişi buna sevinmişti.
Nadia
"Buraya siz 6 kişiyi görmeye geldim. Biraz gelişmişsiniz ama şu anda büyüm bir B.K parçasına değiyor. Bu gerçekten iğrenç."
Jigme düştükçe düşüyordu ama dirençliydi onun sözlerine karşı.
Nadia 6 kişiye bakmış
"Siz benimle geliyorsunuz." demiş ve elini uzatıp bir Kapı açmış ve elini ileri doğru hareket ettirip açılan kapı hareket edip 6 kişiyi farklı bir yere götürmüştü. En sonda kendi geçip kapıyı kapatmıştı.
6 kişi yeşilliklerle dolu düz bir zeminde bulmuştu kendilerini
Nadia
"Ee anlatın bakalım ne öğrendiniz. Seviyeler, elementler ve güçler hakkında."
Wendy söze girmiş
"Aslında seviyelerin 30a kadar olduğunu öğrendik. 30dan sonra bu boyutun ölümsüzü olmak veya bir sonraki boyuta geçmek gibi bir seçeneğimiz olacakmış. Ölümsüz olmayı seçersek bu boyuttan çıkamıyormuşuz ve seviye 2 ölümsüz olarak adlandırılıp seviye 1 ölümsüze göre güçlü olsak da kalan 8 farklı seviye ölümsüze göre güçsüz oluyormuşuz bu sebeple boyut 10a ulaştıktan sonra ölümsüz olmak en doru seçenek olacakmış. Ayrıca Usta Jigme elementleri nasıl kontrol edebileceğimize dair daha açık bir şekilde gösteriyor."
Nadia
"Hepsi bu kadar mı? Başka bir şey anlatmadı mı?"
Emily
"Bir de ölümsüzlerin boyutlar arasında rahatça hareket edebildiğini söyledi."
Hemen devamına Paula girmiş
"Ben, Wendy, Gerard, Damian ve Riley alt boyuttan buraya getirildik yani sormak istediğim şey Kral Raiden'in bir ölümsüz olduğu mu?"
Nadia bu soruya kahkaha atmaya başlamıştı
"Kral Raiden mi ölümsüzmüş? Yok öyle bir şey benim seviyem bile 15. Eğer o ölümsüz olsaydı benim de ölümsüz olmam gerekirdi. Sonuçta ben onun evcil hayvanıyım onun enerjisini paylaşıyorum."
6 kişi şok olmuştu bu güç seviye 15 olamazdı.
Nadia biraz kıkırdayıp
"Siz çöpler benim enerji canavarı olduğumu unutuyorsunuz sanırım. Tabi ki normal bir insandan güçlü olmam normal. Öyle sıradan enerji canavarları gibi de değilim ben bir ejderhayım. Güçsüz olmamı yada seviyem kadar güçlü olmamı nasıl beklersiniz? Unutmayın ki enerji canavarları normal bir insandan daha güçlüdür. Seviye 1 canavarı yenmek için bile takım olarak saldırmanız gerekir. Jigme'nin size bunları söylemiş olması lazım. Tamam ne öğrendiğinizi anladım her şeyi yarım öğrenmişsiniz gidin o karıncadan daha çok şey öğrenin." derken tekrar elini sallamasıyla kapı açılıp 6 kişiyi Jigme'nin olduğu yere göndermişti.
***
Raiden yemek masasına oturmuş önünde envai çeşit yemekler dizilmişti. Etinden salatasına, tavuğundan çöğreğine her çeşit yemek vardı kısaca. Peki bunca yemek ne içindi?
Raiden yemeklere bakmış eline çatalıyla bıçağını almış. Bir hizmetçi Raiden'in önüne de boş bir servis tabağı koymuştu.
"Yemek zamanı. Önce hangisinden başlasam. Hepsi güzel görünüyor. Sen.." demiş ve sarışın bir hizmetçi Raiden'e doğru ilerlemiş ve onu dinlemeye başlamıştı.
"Benim bakış açımdan sağdan 19uncu sandalyenin önündeki tuzu bana uzatır mısın? Bana biraz uzak kalmış." derken hizmetçi tuzu alıp Raiden'e götürmüştü.
40 kişilik bir masa tamamen yiyeceklerle doluydu ve hepsi 1 kişi için hazırlanmıştı.
"Tuzu yanıma aldığıma göre artık yanlışlıkla tuzu yemem. Gelin babaya yemekler. KURUT." dediği anda bütün yemekler Raiden'in miğdeye doğru yolculuk etmeye başlamıştı.
Yemek yemesi bitince çatalını ve bıçağını düzgünce masaya koymuş ve ağzını bir mendille temizlemişti.
Bütün bu yemeğin hazırlanması 1 gün tüketimi 1 saniye sürmüştü adalet miydi bu?
"Elinize sağlık hizmetkarlarım. Artık Kral olma vakti." demiş ve bir kapı açıp kaybolmuştu.
Hizmetçilerden biri
"En azından birkaç kırıntı bıraksaydı gerçekten güzel kokuyorlardı."
Diğer bir hizmetçi
"Merak etme bir sonraki yemeği 1 ay sonra, bu süre içinde ne yediğin veya ne yaptığın önemli değil onun için."
Başka bir hizmetçi
"Madem yemeği böyle yiyecekti çatal, bıçak ve tabak neden istedi?"
Beyinleri yakacak o soru sorulmuştu....
