Ertesi günü Raiden ve Laila mağarada, Raiden'in beden hissini geliştirme eğitimi için çabalıyorlardı.
Laila'nın gözleri bağlıydı, Raiden ses çıkartıyor ve Laila'nın o yöne dönmesini bekliyordu ama tepki hızı çok geçti.
"Laila sese anında tepki vermeye çalış. Bu parmak şıklatma sesi bir ok sesi olabilir. Sen tepki verene kadar ölmüş olacaksın."
Laila tam göz bandını çıkarıp isyankar sözler söyleyecekken kafasına bir darbe almıştı.
Gergin olan Raiden
"Bandı sakın çıkarma. Ben sana onu çıkartabilirsin dedim mi?"
Laila ağrıyan başını tutarak
"Demedin Usta."
Raiden
"Demedim değil mi? Sen daha şuncacık eğitime dayanamıyorsun...."
içinden
"Daha asıl eğitime bile başlamadık. Bu sadece bedenen hislerini uyandırmaya yardımcı olacak."
***
Aradan 1 hafta hızlıca geçmişti ve Raiden, göz bandını Lailadan almamış ve çıkarmasına da izin vermemişti. Tabi bu 1 haftada Laila farkında olmadan oflansa da söylense de gelişim göstermişti.
Raiden içinden
"Daha ses çıkarmadan artık bana doğru dönüyor. Bir sonraki aşamaya geçme vakti. Kulakları da kapatalım." dediği anda elini uzatmış ve karanlık bir duman Laila'nın kulaklarına girmişti.
Laila biraz sesli daha doğrusu bağırarak
"Usta hiç birşey duyamıyorum. Kulağımda tuhaf bir uğuldama var sadece." derken omzuna bir el dokunmuştu.
"Usta bu sen misin?" dediği anda gardını almıştı. Raiden her defasında Laila'nın sağ yanağına veya sol yanağına dokunuyor bazen de sırtından hafif itiyordu.
Laila bu dalga geçmeye sinirlense de çok geçmeden kendisiyle dalga geçenin Ustası olduğunu anlamıştı.
Raiden hafif gülümsemiş
"Sonunda benim olduğumu anladı. Bu sefer daha hızlı algılıyor."
Aradan geçen birkaç saatin ardından
Raiden
"Haha neredeyse ona dokunmak üzereyken az da olsa bedeni tepki veriyor. Başı istemsiz bir şekilde tepki veriyor. Ama hala yeterli değil."
***
Günler hızlıca geçti
Raiden ve Laila mağarada eğitimdeydi.
Raiden
"Haha koku alma duyusu gelişti, ona yaklaştıkça burnu doğrudan kokumu alıyor. Ama tepki olarak hala çok geride. Bir kaç gün veya birkaç hafta daha geçerse kokumu rahatlıkla alabilir."
***
Tekrar günler geçmişti
Raiden
"Sonunda nereye adım atarsam kokunun yoğun olduğu yere dönüyor beni rahatlıkla buluyor. Bir de kendimden birden fazla yaparsam gerçek bedenimi bulabilir mi?" derken gölgeleri çağırmıştı.
"Hala beni takip ediyor. Hmm doğru ya gölgeler kokusuzdu. Neyse bu durumda burnunu da kapatalım ve saf bedenen hislerine güvensin."
Laila duyamıyor, göremiyor ve son olarak koku alması da engellenmişti ağzından nefes alıp veriyor olsa da kokusundan birini bulmaya tam alıştığı anda o da elinden alınmıştı.
Raiden gölgelerle birlikte Laila'yı zorlu bir sınava sokmuştu. Bu son sınavı olacaktı.
****
Günler geçmiş, haftalar ve aylar geçmişti. Laila'nın eğitime alınmasından bu yana tam 1 yıl geçmişti.
Raiden
"Silahları indirin gölgeler geri çekilebilirsiniz. Artık bandajları çıkarma vakti." Demiş ve elini salladığı anda bir tek göz bandı kalmıştı.
Laila tekrar duyuyor ve koku alabiliyordu ama etraf çok fazla gürültülüydü ve her çeşit koku geliyordu. Elleriyle kulaklarını kapatmış ama dam dam dam sesleri her şeyi daha da kötüleştirmişti.
Raiden bu durumun olmasını bekliyordu.
"Lila odaklan duymak istediklerini duy. Odaklan. Odaklan." derken gittikçe de yakınlaşıyordu.
Aradan geçen zamandan sonra Laila Ustasına bakmıştı.
Laila
"Usta onca sesin içinden seni duymak zor oldu."
Raiden
"Onu farkettim aptal kız odaklanman neden bu kadar uzun sürdü ki? Neyse artık benim çağırdığım gölgelerin bile saldırılarından kaçabilecek güçtesin ama savaşacak güçte değilsin. Artık seviyeni geliştirebiliriz. Ama öncesinde uğramam gereken bir yer var."
Laila
"Nereye gideceksin usta, bende geleyim."
Raiden
"Gideceğim yer buraya uzak. Eğer sen de gelirsen seni her zaman koruyamam ve gideceğim yerde yaşayabileceğinin garantisini veremem."
Laila
"Neden öyle tehlikeli bir yere gidiyorsun?"
Raiden
"Çünkü gitmem gerek." demiş ve bir gölge çağırmıştı ve Lilaya bakıp
"Bu gölge ben yokken seni koruyacak."
Laila anladım der gibi başını sallamıştı.
Raiden
"Gölge benimle geliyorsun." demiş ve hızla yola koyulmuştu.
Gölge tam onu takip edecekken
Laila
"Ustaaa gölge beni koruyacaktı hani..." derken Gölge durmuş ve Laila'yı kucaklayıp Raiden'in peşine takılmıştı.
Laila içinden
"Beni anında unuttun be usta... İyi ki gölgelerin kendi zekaları var......"
***
Aradan geçen 1 günün ardından
Laila hiç görmediği bir bayrağı görmüştü siyah bayrağa beyaz çizgilerle işlenmiş bir ejderha figürü vardı.
Laila
"Böyle bir bayrak da mı vardı?"
Raiden arkadan gelen tanıdık bir sese dönmüş
"Senin burada ne işin var. Ben sana orada kal demedim mi? Senin için bir gölge bile... çağırdım seni koruması... için."
İçinden
"Sonrada ben o gölgenin beni takip etmesini istedim dimi."
Raiden Laila'ya bakmış
"Neyse neyse, detaylara fazla takılmamak lazım. Bu arada gölge ben içeri giriyorum sen Laila'yı koru."
Gölge zihinsel olarak Raiden'e
"Bu bize hiç zarar vermemiş Krallığa neden saldıracaksınız. Üstelik bu krallık önceden torununuza aitmiş. Aksine onu yaşatmamız gerekmiyor mu?"
Raiden de zihinsel olarak
"Onlar benim torunumu uzak diyara gömmek ve tüm mal varlığına el koymak dışında hiçbir şey yapmadılar. Gidip torunumu öldüren imparatora saldırmadılar bile, buna rağmen bu da yetmezmiş gibi bizim imparatorluğumuzun dağılmasına izin verdiler. Buna rağmen ben merhametli davranıp bu krallığa hala saldırmadım."
Gölge zihinsel olarak
"Bu durumda amacınız burayı yoketmek değil."
Raiden gölgeye zihinsel olarak
"Öğrencimi dikkatle koruduğundan emin ol şu krallığa benim olanları almaya gidiyorum." demiş ve Gölge hızla çevrelerine bir bariyer oluşturmuştu.
Raidende belli başlı anlaşılmayan kelimeler mırıldanmış ve kaleye doğru adım atmıştı.
