B56

413 41 4
                                        

Raiden gecenin bir yarısında herkesin uyuduğuna emin olmuştu.

"Sebas, Edward ve Sebastian buraya gelin" dediğinde karşısında birden mor gözleriyle Sebas, Kızıl gözleriyle Edward ve Mavi gözleriyle Sebastian belirmişti.
Saygıyla selam duran Sebas, Edward ve Sebastian aynı anda.
"Emredin Efendim." demişlerdi.

Raiden biraz nefes almış
"Üçünüz Edmonda eşlik edeceksiniz ama Sebas sen kendini yalnızca Beyaz Dağ akademisine girince göstereceksin. Ben sana emirleri ileteceğim sen de diğerlerine ileteceksin. Asıl işi Edward ve Sebastian yapacak. Gerekli şeyleri zamanı geldiğinde Sebas üzerinden size iletirim. Beni tanımıyormuş gibi yapıp yanımdan geçip gideceksiniz. Eğer ki ben size Sebas üzerinden işaret vermediğim sürece bana saygı göstermeyeceksiniz."

Sebas, Edwad ve Sebastian aynı anda
"Emredersiniz Efendim."

Sebas gölgelere girip kaybolmuş, Raiden tezgaha yatmıştı.

Sebas Edward ve Sebastiana
"Yukarıya Edmond'un yanına gidin. Sizi Efendi Sebas'ın gönderdiğini söyleyin." demişti.

Gölgelerin kendi düşünceleri ve kendine has güçleri vardı hepsinin tek ortak noktası karanlık element kullanıyor olmalarıydı.

Edward ve Sebastian ikinci kata çıkmış ve kapıyı tıklatmışlardı.

İçeriden Gir sesi gelmişti. Tabi bu Raiden'in gözünden kaçmamıştı. Raiden her şeyi şu anda gölgelerin gözünden izleyebiliyordu.
İçinden
"Sakinliğini gayet hızlı kazanmış, az önce ölmek üzereydi ve eğer ben burada olmasaydım gerçekten ölecekti."

Sebastian ve Edward içeri girmişti, Edmond elinde tuttuğu kılıcıyla yatağın kenarında oturuyordu.

Edmond içeri giren kişilere bakmak için arkasını döndüğünde az önce suikatçileri götüren kişiler olduğunu anında anlamıştı. Kılıcını onlara doğrultmalı mıydı yoksa onlara teşekkür mü etmeliydi bilmiyordu.

Çok geçmeden 2 gölge değişmeye başlamıştı.

Edward siyah saçlı, kızıl gözlü, üstünde beyaz uzun kollu ceket altına siyah gömlek, beyaz bir pantolon ve siyah ayakkabı giyinmiş. 25-30 yaşları arasında görünen ortalama boylarda yakışıklı bir erkek görüntüsünü almıştı.

Diğer tarafta Sebastian gözlerinin mavi olması dışında aynı Edward'a benziyordu ama kıyafet olarak onun seçtiklerinin tam zıttını seçmişti, beyaz yerine siyah, siyah yerine beyaz renk seçmişti.

Edward söze girmiş
"Gördüğün gibi bizler ikiz kardeşiz ve siz Edmond'u korumak için Efendi Sebas tarafından görevlendirildik. Benim adım Edward." dedikten sonra.

Sebastian söze girmiş
"Benim adım da Sebastian. Siz nereye giderseniz biz de oraya gideceğiz."

Edmond biraz sakinleşmiş gibi görülse de hiç sakin değildi. Adamlar kibarca kendisini rehin alıyordu. Bir yolunu bulup onlardan kurtulmalıydı. Üstelik Sebas isimli birini daha önce hiç duymamıştı, üstelik isimler resmen uydurulmuştu, bu yüzden de hiç güvenmiyordu. Ama karşısındaki kişiler de güçlüydü sonuçta o suikastçilerin adım hızlarıyla kendi, kılıç çekiş hızını karşılaştırmıştı defalarca ve hepsinde de karşısındaki kişiler olmasaydı öleceğine emindi.

Sebatian
"Yolculuk nereye Edmond?"

Edmond kılıcını boyutsal yüzüğüne almış
"Sabah yola çıkmayı düşünüyorum."

Sebastian
"Özürlerimi sunarım ancak hemen yola çıkmamız daha doğru bir seçenek olur." derken Edward söze girmişti.
"Kardeşim doğru söylüyor, sonuçta peşinize gönderilen 3 suikastçiyi öldürdük ve bunun haberi geldikleri yere ulaşmıştır ve çok geçmeden yeni bir birlik göndereceklerdir."

Edmond da bunu düşünmüştü ama yeni birlik gönderme ihtimalini düşünmemişti. Üzerini hızlıca bir tşört geçirmişti. Ne zengin, ne de fakir biri gibi durumuyordu. Bakışları ve bedeni eğitim görmüş birinin görüntüsüydü.

Edmond
"Yola çıkalım o zaman." diyip aşağı kata inmişler ve tezgahta uyuyan 20-25 yaşları arasında beyaz saçlı genci görmüşlerdi.

Edmond ona bakmış
"Dün gece o kadar koşturdu ve yoruldu. Hancı Frank ona bunu mu uygun gördü?" derken elini boyutsal yüzüğe götürdüğü anda 3 gölge anında ellerinde bıçaklarla ensesindeydi. Tabi Edmond bunu hissetmiyordu. Yüzüğünden bir örtü çıkardığında 3 gölge hiçbir şey olmamış gibi yerlerine geri dönmüştü.

Edmond elindeki örtüyü Raiden'in üstüne örtmüştü.
"Ben de senin yaşlarındayken hep hırpalandım, en azından kısa da olsa güzel bir uyku çek. Umarım sen de benim gibi güçlenir ve sana bunu yapanlardan intikam alırsın." demiş ve 4 kişi handan ayrılmıştı.

Raiden gülümsüyordu çünkü saygınlığına baktığında 5 daha artmıştı. Toplamda 11di. Kalanı söylemeye gerek bile yok bence. Toplamda 100Trilyon olması gerekiyordu. Kısaca daha çook uzun bir yolu vardı. Ayrıca Raiden kesin bir dille 3 gölgeye emir vermişti Edmond'u korumaları için ama gerçek efendilerinin gücü ne olursa olsun gölgelerin iç güdüsünün önceliği efendileriydi. Edmond'un ona asla zarar veremeyeceğini bir an unutmuşlar ve bütün emirleri yıkıp Raiden'i korumaya almışlardı ve müthiş bir gizlilikte yapmışlardı Raiden bile eğer 3 gölge kendisine ait olmasaydı onları hissedemeyeceğine emindi.

***

Edmond ve hemen arkasında ilerleyen Sebastian ile Edward. Ayrıca bu 3 kişiyi gizlice takip eden gölgelerin lideri Sebas. Çok geçmeden de şehirden çıkmışlardı.

Edmond ve 3 gölge şehirden uzaklaştıklarında tenha ve açık bir alanda durmuşlardı. Hemen ardından Edmond yüzüğünden bir taşı çıkarıp kırdı.

Çok geçmeden gök yüzünden bir kuş yere iniş yaptı 2 insanı sırtında taşıyabilecek büyüklükteydi. Sebas durumu anladığında Edmond'un gölgesine girdi.

Edmond kuşu göstererek
"Size belki küçük gelebilir ama bize yolculuk için verilen bir binek. Onu ancak bu taşlarla çağırabiliyoruz toplam 10 taş veriyorlar bize. Bu 10 taş bitmeden akademiye geri dönmek zorundayız. Tek sıkıntısı 2 kişilik olması."

Sebas iki gölgeye zihinsel olarak
"Edmond'u ben korurum siz ikiniz bizi takip edin." buradaki tek sıkıntı 1 kişinin gölgesine yalnızca 1 gölgenin girebilmesiydi. Onu da Sebas almıştı.

Edward hafif gülümsemiş
"Anlıyoruz, biz 3 kişiyiz ve sadece 2 kişi kuşa binebilir. Sen kuşa bin ve ilerle, biz seni takip ederiz." Demişti onlar için bu problem teşkil etmiyordu. Sonuçta bu dünyada ölümsüzdü, bildiği ve gördüğü teknikler bu dünyada yeni doğan kişilerden daha üstündü.

Edmond kuşa binmiş ve yola koyuldu. Aynı anda Edward ve Sebastian da havalanmış ve Edmond'a hızla yetişmişlerdi. Bu duruma Edmond oldukça şaşırmıştı çünkü gerçekten uçabilen kişiler genelde nadir olurdu.

Sebastian
"Neden bu kadar şaşırdın çocuk?"

Edmond
"Bizim Beyaz Dağ Akademisinde sadece iç tarikat Elderleri uçabiliyor."

Sebastian ve Edward bunun üzerine hiç bir şey dememişti sonuçta bu bile o tarikatın gücünü açıkça göstermişti.

Raiden 2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin