'Wattys 2019 Fantastik kategorisi kazananı'
(Baş Şeytan Serisi'nin ilk hikayesidir.)
Şeytanlar, doğumlarından önce belki diğer tarafı seçerler diye içlerine erişmiş küçük iyilikle bazı zamanlar merhamet ederlerdi ama bu eylemleri ateşle sırtlarına k...
Merhaba! Kısa bir bilgilendirme: Veorra'nın hikayesini ayrı bir hikaye yayımlayarak değil de ALANZO BALAAM'da yazarak devam etmeye karar verdim. Veorra'da, Armando Bartolov Behemoth'u da kısa kısa göreceğiz. O kim peki? Tabiki ikinci hikayedeki baş rolümüz :') İkinci hikayenin giriş kısmı yayımda. Bu hikaye bittikten sonra devam edecekseniz kütüphanenize ekleyebilirsiniz❤️
Rosenfeld, Do It For Me
21 Haziran, 2020
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
꧁꧂
UYARI: Bölüm cinsellik içerir. Okumak istemeyen atlasın lütfen; başlangıcına • işareti koyacağım.
Bizim gibilere sınırlar ve noktalar lazımdı, virgüllerle idare edemeyecek kadar arsızdık. Bazı kırmızı çizgiler hayatı anlamlı kılardı; aynı, mevsimler gibi. Birinin başlaması için diğerinin durması, sineye çekilmesi lazımdı. Ne varki Alanzo Balaam, tüm mevsimlerimi kendine kiralamıştı. Bir bakışıyla bana yazı yaşatabilir, tek sözüyle içime yağan karda sıkışıp kalmamı sağlayabilirdi.
Ama hiç tahmin edemezdim aşkının mevsimini. Üşüyordum, terliyordum; bazen de esen ılık veya soğuk rüzgara sinirlenme gafletinde bulunuyordum. Oysa buydu bana iyi gelen. Çelişkiler hayatımı anlamlı kılıyordu ve Alanzo, baştan aşağı çelişkiydi. Bana doğru kocaman iki adım atıp durur, kaçışımı izlerdi. Ne kadar uzaklaştığımın önemi yoktu, o adımlar daima nefesi nefesimimi okşayacak şekilde son bulurdu.
Bana aşık olduğunu söyledi ve kaskatı adımlarla arkamı dönüp gitmemi izledi. Çünkü beni tutsa, ona dönecek yüzüm yoktu. Dediklerim ve yaptıkların aramızda duvarlar oluşturmuştu. Artık eriyor olabilirdi ama ben içimde neler döndüğünü bilemiyordum ki ona anlatayım.
İlginçtir ki Balaam sessizliğimi, her şeyi söylediğim anlardan daha iyi anlıyordu.
Uyuşmuş bir şekilde Meredith'in odasına gitmiş, yatağına girmiş ve gözlerimi saatlerce kapamıştım. Uyumuştum aslında ama uyandığımda dinlenmiş gibi değildim. Kafam o kadar doluydu ki ne düşünmem gerektiğini seçemiyordum. En belirgini Balaam'ın ses tonu ve söyledikleriydi.