Sermest: yirmi üç

10.7K 1.1K 407
                                        

XXXTentacion, Moonlight (remix)

16 Şubat, 2020

16 Şubat, 2020

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

꧁꧂

Soru işaretledi dilimde gümbürdüyordu. Havada akan ısı vücudumu ele geçirmiş, bir yığın haline getirmişti. Şaşkınlığım kelimelerimi kaçırmıştı. Bunun sebebi Alanzo Balaam'ın güvendiği tek kişi olan Meredith'ti.

Kim olduğumu biliyordu. Buna rağmen susmayı seçmişti.

"Hey!" diye bağırarak arkasından koştuğumda hızla kaybolmasına saniyeler kalmıştı. Hava, hızını ayarladığını belli etmek için titreşimler yayıyordu ve saliseler sonra Meredith'in gideceğini haber veriyordu. "Neden?"

Meredith duraksadı, bana dönerken gözlerinden kısa bir öfke geçtiğini gördüm. Zayıflamıştı, yüzü sivrileşmişti ve korkunç çekiciliği simsiyah bir renkle parlıyordu. Meredith, boşluk gibiydi; gördüğüm en ilginç kadın olabilirdi. Ve bana bakış şekline gelecek olursak, muhtemelen nefret ediyordu. Tiksiniyordu, hastalıklıymışım gibi.

"Ona neden ihanet ediyorsun?" dediğimde bir anlığına boğazıma sarılacağını düşündüm ve geri adımladım.

"Sakın. Sakın bir daha ihaneti bana yakıştırma. O senin işin." Tonlaması derinleşti, tehdit eder gibiydi. "Susuyorum çünkü benim gördüklerimi sen görmedin. Tabii, bu demek değil ki seni rahat bırakacağım. Gözüm hep üstünde olacak; Balaam'a vereceğin en ufak zararda seni cehenneme zincirlerim."

Söylediklerini göz ardı ettim, kabullendim. O kadar kendinden emin konuşuyordu ki ondan güçlü olduğumu söylemeye dilim varmadı, hatta bir anlığına kilitlendiğimi hissettim. "Ne gördün, Meredith?"

Başını iki yana salladı, hafifçe burnunu büktü. Bir belirip bir kaybolan öfke bu sefer tahtına oturdu. "Alanzo Balaam'ı mahvettin."

Cümlesi kulağımda bir süre yankılandı. O vakitte Meredith gitti, beni fazlasıyla ağırlaşmış bir şekilde bıraktı. Kalbimin sıkıştığını hissettim, elimle oraya bastırarak acıyla tısladım. Sanki hançeri almış, oraya saplamışlardı ve çıkmıyordu. Acı, göz yaşlarımı tetikliyordu ama onlar akamayacak kadar gururluydu.

Derin bir nefes alarak acı kırıklarını yavaşça üzerimden temizledim. Doğruldum, nefesimi göğsümün içinde tuttum ki yıkılmak üzere olduğum belli olmasın.

Büyük salonun kapısına döndüm. Meredith, Alanzo'ya Mara'nın yok olduğunu söylemişti; Alanzo da bizi kovmuştu. Peki içeride ne yapıyordu? Sinirli miydi? Onu merak ediyordum. Ona ne olduğunu merak ediyordum.

Kapıya vurdum, ses çıkmadı. Üzerime basan karanlığı kenara ittirerek korkusuzca kapıyı açtım, içeri girdim. Kapıyı bıraktığım için ağır ağır geri kapandı, tok sesi duyduğumda tenimin üzerinden bir rüzgar geçti.

ALANZO BALAAMBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin