'Wattys 2019 Fantastik kategorisi kazananı'
(Baş Şeytan Serisi'nin ilk hikayesidir.)
Şeytanlar, doğumlarından önce belki diğer tarafı seçerler diye içlerine erişmiş küçük iyilikle bazı zamanlar merhamet ederlerdi ama bu eylemleri ateşle sırtlarına k...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
꧁꧂
Onlarca yıldırım vardı zihnimi zorlayan ve onlarca kan.
Her biri var olduğum kişiyi temsil ediyordu. Yalnızca doğmam istenmişti, diğerleri gibi bir amaç verilmemişti bana ama yemin ederim ki bir seçim şansım olsaydı kendimi hiçbir zaman seçmezdim. Çünkü içimde, zapt edemediğim vahşetle kabullenemediğim intizamı isteyen hararetli bir kan bulunuyordu. Lakin düzen bana göre değildi.
"Ambrogio'nun bugün gelmemesi isabet olmuş." diyerek sessizliği bıçakla kesti Troy. Dakikalardır karşımda sessizce oturuyordu. Aslında bir kahve içmek, rahatlamak için okulun yakınındaki kafelerden birine oturmuştuk fakat düşüncemiz ters tepmişti.
"Elbet onu görecek. Dersi almıyor olsa da." Elimde büzülen plastik kahve bardağı sımsıcaktı. "İnsanların yanında herhangi bir şey yaparsa Gorgonlar onu konseylerine çıkarıp paramparça ederler ve mezarını yapmamıza bile izin vermezler."
Düşüncesi midemi bulandırdığından yutkunarak dışarı baktım. Öldürme şekli veya ölüm sorun değildi fakat bu Ambrogio'ya olamazdı.
Bazı katı kurallar vardı, her ne olursan ol bunu bilmek zorundaydınız. Kimliğinizi belli etmek, Gorgonlardan izin alınmadığı taktirde, en büyük suçtu. Gorgonlar ise uzun yıllar yaşamış, kendilerini herkesin söz sahibi belirlemiş üç ifrit kız kardeşten oluşuyordu: Medusa, Stheno, Euryale. Medusa herkesin bildiği gibi taş bakışlı kadındı. Diğer kız kardeşlerinden birinin çirkinliğiyle kusma hissi yarattığı söyleniyordu, diğeri ise o kadar güzelmiş ki yüzüne baktığınız anda, tabii eğer isterse, usul usul ona çekilirmişsiniz.
Ama ben herkesin Gorgonların kendilerini üstün ilan etmesine ve onlar tarafından yargılanmaya ses çıkarmamasına anlam veremiyordum. Belki de güçlerinden dolayı kimse onlara karışmıyordu. Bazı güçler bir araya geldiğinde binlerce katlanıyor ve sahiplerini yenilmez yapıyordu, üç kız kardeşte böyle bir özellik olduğu söylenmişti ama yalnızca yalan da olabilirdi.
Zihni kontrol eden her türlü canlı bu dünyada üstün güçlü varlıklar olarak tanınırdı. Brandon'ın zihinden bazı anılar görmesi de Brandon' değerli yapıyordu, hatta iyi perileri terk etmesi onu Medusa için çok ama çok önemli bir varlık haline getirmişti. Bu yüzden Medusa ile fazlasıyla görüşmüşlüğü olmuştu.
"Gitmesi gerek. Benden ne istiyor anlayamıyorum. Onunla yatmayı bile teklif ettim yakamdan düşmesi için ama bana mısın demedi."
Tabiki onun için özel bir şey sayılmazdı. Ders bittiği an etrafında oluşan kalabalık ve yanına gitmeye utanan kişilere bakılırsa yatağın diğer tarafını ısıtacak birini aramıyordu. Zaten sormasına bile gerek kalmadan herkes, istisnasız diyebilirim, kabul ederdi.