'Wattys 2019 Fantastik kategorisi kazananı'
(Baş Şeytan Serisi'nin ilk hikayesidir.)
Şeytanlar, doğumlarından önce belki diğer tarafı seçerler diye içlerine erişmiş küçük iyilikle bazı zamanlar merhamet ederlerdi ama bu eylemleri ateşle sırtlarına k...
Baş Şeytan Serisi için Instagram hesabı(basseytanserisi) açıldı. Panomda hem hesabın, hem de hikayeler için hazırladığım playlistlerin linklerini bulabilirsiniz. İyi okumalar❤️
Twenty One Pilots, Chlorine (slowed)
27 Haziran, 2020
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
꧁꧂
Bu sabah, gökyüzünün tebessümü buruk bir griydi. Camlardan içeriye girmeye korkar halde tir tir titriyor, üzerimize bir an değdikten sonra geri sıçrayıp yerini karanlığa bırakıyordu. Yağmurdan dolayı ıslak olan yeryüzü içeri doğru esiyor, ağaçların nemli kokusu beni iyice mayıştırıyordu.
Uyanmak oldukça zordu. Başımın sağ kısmı ve sol elim Balaam'ın göğsündeydi, içten içe sert olsa da beni nazikçe üzerinde ağırlıyordu. Saçların tenine dağılmış, ikimizin karışan kokusu ürkekçe etrafa saçılmıştı. Balaam'ın göğsü nefes almıyormuş gibi hareketsizdi ama capcanlı bir ısı yayıyor ve dudaklarımı kıpır kıpır ediyordu. Kolu, sırtımdan sol tarafıma doğru beni sarmıştı; yüzü saçlarıma olan yakınlığını hissedebiliyordum.
Parmaklarım kıpırdandı, vücudum kendine geldi ve aralık gözlerimi tamamen açtım. Başımı kaldırarak elimi de kendime doğru çektim, doğruldum. Saçlarım sağ omzumdan aşağı dökülürken Balaam'a baktım, ağır basan hayranlığımla nefes almayı unuttum. Zaman yavaşlasa da hep böyle kalsak, diye düşündüm ama ne zaman yavaşladı be de düşünceler rahat bıraktı. İçime bir ağırlık, kasvet çöktü ve tüm çiçekler soluverdi.
Hisleri atmak istercesine başımı iki yana salladım ve yavaş hareketlerle ayağa kalktım. Daha doğrusu kalkmaya çalıştım. Dün gece boyunca özgüvenli bir tavır sergilemiş olabilirdim ama yıllarca kimseyle birlikte olmamış biri olarak şafağa kadar seks yapmak, sancılı bir zamana uyanmamı sağlamıştı. Açık bir yara veya oksijenle iyileştirebileceğim bir şey olmadığı için bir süre bununla yaşamak zorundaydım.
Birden bile gülesim geldi. Dalga amaçlı değil, gerçek. Düştüğüm durum garip bir biçimde hoşuma gitmişti çünkü böyle berbat zamanlarda bile huzurlu uyumuş, mutlu uyanmıştım. Ve kalktığım yerde geri dönmek istediğim biri vardı. Bunu hayatımda bir an bile yaşayabileceğimi düşünmemiştim.
Üzerimi giyindim fakat uzun kollu tişörtüm yırtık olduğu için Balaam'ın kazaklarından birini aldım ve pantolonun içine sokuşturarak kendime oldukça doğal, normal bir görünüş sağladım. Yürürken havadan destek alarak düzgünce adımlar atabiliyor ve ağrıyı göz ardı edebiliyordum, bu yüzden sorun yok gibi görünüyordu.
Bugünki kontrollere geç kalmıştım, muhtemelen Balaam'ın yapması gereken şeyler de vardı ama onu uyandırmak istemedim. Hatta odadan ayrılasım da gelmedi ama havanın görünüşüne aldırmazsak saat öğleni bile geçmişti. Bu yüzden vücudum el verdiğince hızlı bir şekilde ruh sayımı yaptım, gelen ruhları kontrol ettim ve yaklaşık yarım saat sonra da büyük salona geçtim. İçeride bizimkilere ek olarak Vivian Rimmon vardı.