Bade
"Tamam diyelim ki Can'a karşı bir şey hissetmiyorsun. O zaman neden Karan'a yaptığın gibi bir konuşma yapmadın?"
Adının geçmesiyle vücudum sinirle kasılırken tısladım. "Karan yemedi içmedi bunu mu anlattı sana?"
"Sen anlatmıyorsun hiçbir şey. Arkadaşız sonuçta, tabiki anlattı" dedikten sonra duraksamış ve devam etmişti.
"Sen neden onu bir kere de silip atmak istemedin? Karan en yakının olduğu hâlde onu hayatından çıkarma riskini göze aldın ama neden Can'a bunu yapmadın?"
Oflayarak başımı ovalarken kısık sesle mırıldandım. "Bir nedeni yok."
"Her şeyin bir nedeni vardır."
"Ne duymak istiyorsun Oğuz?"
Anlayışla gülümseyerek omzumu sıvazlamıştı. "Doğruları. Can'ın dediği gibi nereye kadar inkar edeceksin?"
"Ya ona karşı bir şey hissetmiyorum ki. Sadece konuşmaya fırsat bulamadım. Başka bir nedeni yok."
"Çünkü ondan hoşlanıyorsun."
Göz devirerek omzumdaki elini ittirip sinirle soludum. "Ya ben ne diyorum sen ne diyorsun amınakoyayım?"
"Hayatında birini istemediğini biliyorum ama bu isteyip istememene bakmıyor maalesef. Duygularına engel olamazsın" diyip işaret parmağını kalbimin üzerine bastırmıştı.
"Olabilirim. İsteyipte yapamayacağın hiçbir şey yok bu hayatta."
Bu söylediğime kendim bile inanmazken onun inanmasını beklemiyordum.
İsteyipte yapamadığım onlarca şey varken özellikle.
"Aşk engel olabileceğin bir şey değil."
Sinirle gülerek arkama yaslanmıştım. "Biraz önce hoşlanıyorsun diyordun şimdi aşktan bahsediyorsun."
"Ayrıca aşk diye bir şey de yok."
Kafasını hızla iki yana sallamıştı. "Genelde söylediğin şeylere katılırım ama bu onlardan biri değil Bade. O zaman bu insanların hissettiği ne? Birini delicesine sevmenin adı ne o hâlde?"
"Ulaşılmazlık. Birini seviyorsun ve ona kavuşamadığın zaman hırs yapıyorsun. Bu da duyguların en üst safaya ulaşmasına neden oluyor o kadar. Buna da aşk diyorsunuz işte."
Derin bir nefes alarak devam ettim. Şimdiden yorulmuştum ve Oğuzhan'da henüz bu konuyu kapatacak gibi durmuyordu. Hayatımın en uzun konuşmasını yapıyor bile olabilirdim şu an.
"Mesela kıskançlık adı altında bir sürü kadın öldürülüyor? Neden? Çünkü senin ulaşamadığına başkası ulaşıyor. Aşık olduğum için diyor katiller. Neden? Çünkü hırs yapmış. E senin öldürmeden hissettiğin de onun hissettiği de aşk. Bu yere göre sığdıramadığınız aşk, hastalıklı bir duygudan, hırstan başka bir şey değil."
Suskunlaşıp bakışlarını suratımdan masaya çevirdiğinde söylediklerimi düşündüğünü biliyordum. Hatta direkt cevap vermemiş olması da en azından bazı kısımlara hak verdiğinin bir göstergesiydi.
"Tamam pekala. Diyelim ki doğru. Ben aşık olduğum kadını belki öldürebilirim de öyle mi?"
Omuz silkip kafamı aşağı yukarı sallayarak onayladım. "İnsanız. Bu dünyadaki en tehlikeli varlıklarız. Birini öldüren herkesin psikolojik rahatsızlığı olmuyor ama öldürüyor. Çünkü kendimizi kaybettiğimizde, gözümüz döndüğünde her şeyi yapabilecek canavarlarız."
"Ulaşamadığımızda, kazanamadığımızda, egomuz zedelendiğinde, reddedildiğimizde her şeyi yapabiliriz."
Derin bir nefes aldıktan sonra daldığı yerden kafasını iki yana sallayarak çıkmıştı. "Konu ne ara buraya geldi anlamıyorum ki."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Judgment
Fanfiction"Biz bu kızı nerede buluruz abi?" "Siz bulamazsınız. O sizi bulur."
