4.4

447 64 64
                                        

Can
Son günlerde durgundu. Tamamen susmuştu. O kahkahalar atmaya başlayan, benimle gülen kadın bir anda sessizliğe bürünmüştü. Önceden de bunu yapardı ama o zamanlarda sessizken bile onu anlamamı isterdi. Şimdi istemiyordu. Onu anlamamı istemiyordu, kendini tamamen kapatmıştı. Bunu iliklerime kadar hissediyordum.

Gülmüyordu.
Bana doğru düzgün bakmıyordu bile. Günlerce yataktan çıkmıyor, ağzına tek bir lokma sokmuyordu. Onu, yemesi için zorladığımda anlayamadığım bir ifadeyle bana bakıyor çok az bir şeyler yiyordu.

Çok tedirgindim. Her an kendine bir şey yapacak korkusuyla yaşarken çok tedirgindim. O bana sarılmazken ona sıkıca sarılıyordum. Hem her an kollarımın arasından kaçacağı düşüncesine kapıldığımdan ama en çokta vücudunda bir yara olup olmadığını kontrol etmek istercesine sıkıca sarılıyordum. Bu düşündüğümden daha yaralayıcıydı.

O evimizin her köşesinde karşıma çıkan, onun nefes almasını sağlayan boyalarına elini sürmüyordu. Bir ruh gibi evde geziniyor, yanımdan geçiyordu.

Eğer bu süre içinde hep yan yana olmamış olsaydık kesinlikle başına bir şey geldiğini düşünürdüm. Ama beraberdik ve ben ne olduğunu bir türlü çözemiyordum.

Önceki günlerde yaptığı gibi gülerek ona bol gelen kıyafetlerimle yanıma gelip sahaftan aldığı kitapları bana okumuyordu. Odanın penceresinin önündeki koltuğa oturuyor ve yanına aldığı küllüğü dolduruyordu izmaritlerle.

En son kısık sesiyle evine gideceğini söylemiş ve çıkmıştı evimizden.

Anlamamıştı. Onun evinin aslında ben olduğumu anlamamıştı. Ya da bunu düşünemiyordu.

Bir şey dememe kalmadan çıkıp gitmişti dün.

Ben aslında bu halinden şikayet ederken yokluğunun daha çok koyacağını düşünmemiştim. O haline razı olduğumu bilmiyordum.

"İyileşeceğim" demişti.

Neyi olduğunu söylemeden sadece iyileşeceğim demişti.

Bir süredir uğramayan kabusları geri gelmişti suskunluğundan itibaren. Onu ağlayarak uyandıran kabusları gelmişti ve benim tek yapabildiğim onunla göz yaşı döküp şarkılar fısıldamaktı.

Merak ediyordum. Gece ne yapmıştı? Ben yokken nasıl sakinleşmişti? Sakinleşebilmiş miydi?

"Can, buraya dön lan"

Onun gidişinden sonra bugün kendimi bizimkilerin yanında bulmuştum. Onun suskunluğu bana geçtiğinden midir bilinmez geldiğimden beri susup içiyordum sadece.
"Buradayım, sorun yok."

"Abi emin misin?"

Kafamı onaylarcasına sallayıp Ufuk'un daha fazla soru sormaması için gözlerimi kapatıp kafamı koltuğa yaslayarak başımdaki ağrıyı yok etmeye çalışıyordum. Başımda kazan kaynıyor gibi hissediyordum.

Aklım ondayken buradaki muhabbete giremiyordum. Göğsümün ortasındaki ağrıyı geçiremediğimden zar zor nefes alıyordum.

Göz kapaklarım örtülü olduğu hâlde dolan gözlerime içimden lanetler okuyup kolumla gözlerimi sildim. Elimdeki bira şişesini elimin ayarını ayarlayamadığımdan sertçe sehpaya bırakıp ayaklanırken bizimkiler susup bana dönmüştü.

"Ben gideyim."

Hiçbirinin bir şey demesine izin vermeden kapıya yönelmiştim. Ceyda'nın da arkamdan geldiğini hissederken spor ayakkabılarımı ayağıma geçirip doğruldum.
Ceyda kapıyı aralayarak bana yardımcı olurken söylediğiyle beraber ona dönmeme neden olmuştu.

JudgmentHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin