0.5

898 78 12
                                        

Telefonum herkesin elinde dönüp en sonunda bana geri geldiğinde girdiğim transtan çıkmıştım. Burada mıydı? Yoksa şu an bu duvarın önündeyken yorum yapması tesadüf müydü? Özellikle onun hakkında konuşurken.
Bilemiyordum.
"Mesaj at!" diyen Heja'ya göz devirdim. Atmayacaktım. En azından şimdilik. Dışarıdaki işlerimizi hallettikten sonra evde oturup hesabı inceleyecektim çünkü hesap gizli değildi.

Telefonu cebime sıkıştırıp ellerimi ceplerime sokarak yürümeye başladım. Herkes şaşkın bir şekilde arkamdan gelmeye başlamıştı. Pastaneye girip bizimkiler Atlas'ın pasta seçmesini beklerken bende yandaki tekele girip poşete içki doldurmuştum. Ödemeyi yapıp pastaneye tekrar geçtiğimde hâlâ kararsız bir Atlas görmüştüm. Yanına çömelip bende pastaları incelerken en sondaki mavi, dünyaya benzeyen bir pastayı işaret etmiştim. Gözlerini kocaman açıp heyecanla o tarafa ilerleyip ağzı açık bir şekilde ellerini cama yaslamış ve pastayı incelemeye başlamıştı. Çömeldiğim yerden kalkıp kahkaha attım bu haline.

Ufuk o pastayı alıp ödemesini yaptığında çıkmıştık oradan da. Ceyda ve Ufuk çoktan hediyeleri hazırladığından Atlas'ı eve götürmek onlara düşmüştü. Biz de hediye bakacaktık Atlas Bey'in isteği üzerine.
Öyle boş boş dolanırken herkesin kafasındaki soruyu Berk dile getirmişti.
"Ne alacağız biz amınakoyayım?"

"Güzel soru" diyen Heja'yla olduğumuz yerde durmuştuk. Birbirimize bakmaya başladığımızda Yase ve Dicle göz devirmişti. "Ya bi çocuğa ne alınırsa işte"
"İyi de bir çocuğa ne alınır?" diyerek ellerimi iki yana kaldırmıştım.
"Ya boş yapmayın buluruz bir şeyler" diyerek Fatih'in koluna girip yürümeye başlamıştı Dicle.

Arkalarından ilerlerken saçmasapan pahalı ıvır zıvır satan bir mağazaya girdim. Bir çocuğa alınacak hediye çoktu ama her şeyi olan bir çocuğa ne alınırdı işte zor olan oydu.
Mağazada gezinirken en sonunda gözüme çarpan şeyle sırıttım. Bu mağazadan illaki bir şey bulacağıma emindim zaten.
Çok fazla yer gezmezdim bir şey almak için. Dışından anlardım mağazada istediğim bir şeyler olup olmadığını.

Işıklı dünya küresini hediye paketi yaptırıp güzel bir karton torbaya koyduktan sonra çıkmıştım mağazadan. Bizimkileri beklemeye gram gerek duymadan geldiğimiz yolu geri yürümeye başlamıştım. Şamil elinde poşetle yanımda belirdiğinde sırıttım.
"Ne aldın lan?" Gülerek "Kazak" dediğinde yüzümü buruşturdum. Çocuk olsam kazak alınsın istemezdim herhalde.

Evin önüne geldiğimizde bahçe kapısını açıp içeri girdik. Kapıyı çaldığımızda Ceyda açıp kenara çekilmişti. İçeri girip direkt koltuğa çöküp aceleyle telefonumu çıkarmıştım cebimden. Öyle dışardayken havalı havalı cebime sokup yürümüştüm ama tabiki merak ediyordum. Kendi hesabı olmadığına emindim yine de paylaşımları olması bile bir şeydi.

İlk fotoğraflara inip en sona doğru incelemeye başladım.

İlk fotoğraflara inip en sona doğru incelemeye başladım

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

27.294 kişi beğendi.

judgment: Önemi var mı
229 yorum

173: Ressam burda ne anlatmak istemiş
+294: Ananın amını
+219: Herkes gergin sjcmglslcf
753: Kim olduğunun mu?
845: Rez alın çok güzel bir kız çıkacak
+194: Rez
+295: Rez
+923: Çıkarsa tabi ckdjsxkkf
+845: Umut fakirin ekmeği be skcmgks
924: Stalk sonu :)

JudgmentHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin