40 - Kayıp Kimseyi Buluyoruz

11.2K 661 69
                                        

DAYANAMAYIP ESKİ KAPAĞI KOYDUM ^^

Adı hiçbir zaman bilinemeyen ama çok sevilen müzikler listemden bir parçayla geldim. Dinleyince tanıyacaksınız diye düşünüyorum. Fotoğrafı birazdan anlayacaksınız. :)

38K için kocaman teşekkürler <3

İYİ OKUMALAR...

''Bir şekilde kapıyı açmalıyız. İçimde garip bir his var. Sanki burada bir şeyler var.'' Deniz kalbini işaret etti. O söylediğinde aynı şeyleri az çok benim de hissettiğimi fark ettim. Bir çeşit içgüdü o kapının ardına ulaşmamız gerektiğini söyler gibiydi. Ve bunu nasıl yapacağımızı bilmiyordum.

İşte o sırada cevabımız sarı saçlarını savura savura yürüyerek bize doğru gelmeye başladı.

Bir anda büyük bir korkuyla sıçradım ama Deniz kolumdan tutarak beni durdurdu. Dudaklarıyla 'Göremez.' dediğinde sakinleştim. Karmen kulübeye birkaç metre kala durup etrafına baktı. Biz de gireceğini tahmin ederek kapının önünden çekildik. Görünmezdik ama dokunulmaz değildik.

İki büyük adımda kapının önüne varıp elini tokmağa koydu. Tam da o sırada sanki ateşe dokunmuş gibi elini çekerek kafasını hızla iki yöne çevirdi. Bir kez daha diğer yöne baktıktan sonra gözleri bizim üzerimizde sabitlendi. Direkt olarak gözlerimin içine bakmasının normal olmadığını düşünüyordum. Bana bakıyordu, evet; ama sanki gözlerini nereye odaklayacağını bilemiyordu. Çünkü görünmezdik! Varlığımızı hissetmiş olabilirdi ama göremiyordu ki. Kafasını iki yana sallayıp kuruntu yaptığını düşünmeye başladı. Can güvenliğimiz için düşüncelerini bilmeliydim.

Eskimiş tokmağa elini bir kere daha yerleştirdi ve çevirerek açtı. İçeri girip arkasından kapatacağını bildiğimizden biz de hemen aradan sıvışıp kulübeye daldık. Neyseki Karmen aceleci değildi ve ikimiz için de girecek süreyi sağlamıştı. Sonra yavaş yavaş adımlarını atarak odacığın bir köşesine yürüdü. Yerdeki geometrik desenli kilimi bir kenara atıp altındaki bir kola tutundu ve zorlanarak da olsa kapağı kaldırdı. Merdivenlerden buranın yer altına inen bir kısmı olduğunu tahmin etmiştim. Deniz'le bakışıp Karmen'i takip etmeye karar verdik. Kapıyı kilitlediğinden bu kapağı peşinden kapatmaya gerek duymamış olmalıydı.

Tahta merdivenleri Karmen'le aramızda boşluk bırakarak inmeye başladık. Ses çıkarmamız durumunda bizi duyup duyamayacağını bilmiyordum ama yine de adımlarıma dikkat ediyordum. Yaklaşık yirmi merdivenden sonra bir kapıyla daha karşılaştık. Bu daha çok eski zamanlardan kalma bir han kapısını andırıyordu. Üzerinde demir bir çubuk ve kenarlarında da demir işlemeler vardı. İki yanında da büyük meşaleler yanıyordu. Karmen nostaljik bir insan olmalıydı.

Kalın demiri kaldırıp kenara koydu ve demir kolu tutarak kapıyı kendisine çekti. Karanlık başka bir odaya girmiştik. Hiçbir şey net değildi. Deniz zaten hiçbir şey göremiyor, kolumu tutuyordu. Onu sürükleyerek peşimden çekerken bir an önce bir ışık kaynağının belirmesi için dua ettim.

Tam karşımda Karmen elinde bir meşaleyle belirdi. O ateşi yakınca bir yol ayrımına geldiğimizi görmüştüm. Sağa ya da sola. İki seçenek vardı.

Karmen hafifçe kafasını yana çevirerek arkasına baktı. Önüne dönerken son anda bir gülümsemenin dudaklarını ele geçirdiğini görmüştüm. Neye gülüyordu ki bu deli?

Elindeki meşaleyi önden tutarak sola döndü. Aramızda kalan beş metreyi de tamamlayıp yol ayrımına vardık. Tam sola dönecekken bir his beni durdurdu. Gözlerimi kısarak sağ tarafa baktım ama gördüğüm tek şey koca bir hiçti. Karanlık koridor gözlerimi yoruyordu. İçimden bir his oraya gitmem gerektiğini söylüyordu bana. Ama Karmen'in peşinden gitmemiz gerektiğini biliyordum. Asıl merak ettiğimiz onun gittiği yerdi, gitmediği değil. Deniz kolumdan çekince ona ayak uydurarak sola sürüklendim. Karmen aramıza yirmi metre kadar mesafe koymuştu bile çoktan. Adımlarımızı hızlandırıp ona biraz daha yaklaştık.

CADIBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin